Arslan: Dünyada daha aktif ve etkin roller üstleniyoruz
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, uluslararası sendikal hareketin aktif ve etkin bir üyesi olarak büyük başarılara imza attıklarını belirterek, “Dünyanın bütün mazlumları bizden bir şeyler bekliyor. HAK-İŞ’in özgüvenli duruşu, vatandaşlarımıza ve tüm dünya mazlumlarına umut ve güven telkin etmiştir” dedi.
2018 yılında birinci günden itibaren biz taşeronların geçiş sürelerinden beri sınavların yapılması, kadroya alınması ve işletmelerde iş yerlerinde statülerin gerçekleştirilmesi gibi çok yoğun çalışmalar yaptık. Çok şükür hedeflediğimiz her şeyi o süreçte gerçekleştirdik. Herkes yaptığı işe göre kamu kurumlarında çalışmaya başladı. Bütün bu süreçler içinde bence bizim için 2018 taşeron işçilerin kadroya yerleştirildiği bir yıl olarak tarihi bir yıldı. Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçimleri, Türkiye için önemli bir süreçti. Hak-İş bu süreci yakından takip etti. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’nin devam ettirilmesi konusunda da hep kararlı bir şekilde durduk. Tabi 2018 Türkiye’nin gerçekleştirdiği Afrin ve Zeytin Dalı Harekâtı çok önemli ve başarılı operasyonlardı. Türkiye’nin bölgedeki hâkimiyeti açısından çok önemliydi. Biz uluslararası alanda hem ikili ilişkilerimizde hem üye olduğumuz örgütlerle çok yakın çalışarak önemli başarılar elde ettik.
Mazlumların yanında yer alacağız
Türkiye Sendikal çalışmalar anlamında 1980 sonrası ilk defa Konfederasyonumuz ITUC’un Genel Başkan Yardımcılığı görevine seçildi. Türkiye işçi ve emek hareketi için önemli bir süreçti. Üye sayımızı artırdık. 1 yılda yüz binden fazla üye topladık. Uluslararası alanda konfederasyonumuz pek çok başarı sağladı. Aynı zamanda Uluslararası Filistin ve Kudüs’e Destek Sendikalar Birliği’nin başkanlığını da yürütüyor. Bu çerçevede birçok ülkede eylemler gerçekleştirdik. 2019’un başında Myanmar’a gideceğiz ve mülteci durumuna düşmüş Rohingyalı Müslümanların durumunu inceleyeceğiz.
Asgari ücrette değişen bir şey yok
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 2019 yılı için 2 bin 20 TL olarak belirlenen asgari ücretin sembolik olduğunun bilinmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Dünyada ve çağdaş demokrasilerde, gelişmiş ülkelerde asgari ücret sembolik bir ücrettir. Geçim ücreti değildir.
Bir ülkedeki uygulanabilecek en düşük ücrettir. Fakat ülkemizdeki asgari ücretin amacı en düşük ücret olmakla beraber, yaklaşık 8 milyonu doğrudan, bir o kadar arkadaşımızı da dolaylı ilgilendiren bir ücret olduğu için çok önemlidir. Adeta bir geçim ücreti misyonunu üstlenmiştir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu üyeleri ve kamuoyunun bu konuyu doğru bilmesi gerekiyor” diye konuştu.
İşçi tarafı süreci iyi değerlendiremedi
İşçiyi temsilen komisyonda bulunan konfederasyonun süreci iyi değerlendiremediğini belirten Arslan, “İşçi temsilcileri, komisyon çalışmaya başladığı andan itibaren sürekli kamuoyunda yüksek bir beklenti oluşturdu. Kendi yaptıkları araştırmalardan tutun da bir kişinin gıda harcamaları, 4 kişilik bir ailenin yoksulluk ve açlık sınırı ve geçim ücreti gibi pek çok rakamları kamuoyuyla paylaştılar. 'Asgari ücret ekim ayında 2 bin liraya yükseltilmeli ve onun üstüne enflasyon oranında zam yapılmalı' açıklamasında bulundular. Bu şekilde insanlar büyük bir beklentiye itildi ve şu anda çıkan asgari ücret beğenilmiyor. Bundan dolayı asgari ücretle çalışanlarda hayal kırıklığı yaşanıyor” dedi.
“İnsanca yaşanabilecek bir ücret alındı mı?”
Asgari ücretin yetersiz olduğuna dikkat çeken Arslan, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu asgari ücreti tanımlarken nasıl olması gerektiği konusunda şu ifadelerden yola çıkıyor. 'Bir işçinin gıda, konut, giyim, ulaşım, kültür ve sağlık giderlerini asgari düzeyde karşılayacak ücrettir.' Bunlar 2 bin 20 lira ile karşılanacak şeyler değil. Yaşam çok zor, çok pahalı. Asgari ücretle bir aileyi bir ay süreyle hakikaten geçindirmenin çok zor olduğunu biliyorum. Buna asgari ücretle çalışanlarımız açısından bir hayal kırıklığı diyebiliriz. Diğer taraftan bin 600 liradan, 400 liralık bir artış yani yüzde 26’lık bir artış sağlanmış olmasını da olumlu buluyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hayırlı olsun”
Yeni asgari ücretin, ülkemiz, işverenlerimiz ve çalışanlarımız için hayırlı olması dileğinde bulunan Mahmut Arslan, “Burada Sayın Bakanımızı tebrik ediyorum, gerçekten zor bir süreç. Bu zor süreci Sayın Cumhurbaşkanımızın da desteğini alarak, kendi gayretleri ile de asgari ücretin üçlü yapıyla, oy birliğiyle çıkmış olmasında büyük emeği var” dedi.
HAK-İŞ olarak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına itiraz ettiklerini vurgulayan Arslan, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısını bütün kesimlerin içinde olduğu, işsizlerin, emeklilerin bütün sendikaların ve çalışanların temsil edildiği geniş bir platformda, hem işverenler ve hem de hükümetle adeta bir toplu sözleşme yapar gibi müzakere içerisinde yapılması gerekiyor. Çünkü bu konu herkesi ilgilendiriyor” dedi.
KİT’ler dahil kadro mücadelemiz devam ediyor
Arslan, taşeron işçilerin kadroya alınmasını çalışma hayatının önemli bir kazanımı olarak değerlendirdi.
Taşerona kadro konusunda başarılı bir mücadele verdik
HAK-İŞ’in, taşeron emekçilerine kadro mücadelesini iğne ile oya işler gibi adım adım 12 yılda önemli bir noktaya getirdiğini ve bu süreci başarıyla tamamladığını ifade eden Arslan, “HAK-İŞ olarak taşerona kadro konusunda başarılı bir mücadele verdik. Kararlılık ve inançla sürdürdüğümüz taşeronla mücadelemizi zaferle sonuçlandırdık. Kamuda taşeron sisteminin sona erdirilmesi bizim hedeflediğimiz ve gerçekleştirmek istediğimiz önemli bir başarıdır. Hem yerel yönetimlerin hem de kamuda 1 milyona yakın arkadaşımızın kamunun bünyesinde işçi olarak çalışmaya başlamış olmasını küresel kapitalizme, küresel güçlere karşı Türkiye’nin bir meydan okuması olarak görüyoruz” dedi.
Taşerondan kadroya geçen emekçilerin haklarını genişletmek ve kadrolularla aynı haklara sahip olmasını sağlamak için de çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Arslan, “Kadrolu işçilerin hangi hakları varsa, taşerondan kadroya geçen arkadaşlarımızın da aynı haklara sahip olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
KİT’ler dahil kadro alamayan tüm taşeronlar için mücadelemiz sürüyor
696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin kadroya alınmasında kapsam dışı kalanların olduğunu vurgulayan Arslan, “KİT’lerin ve bazı çalışanlarımızın kapsam dışı kalması bizim beklentilerimizin tamamının gerçekleşmediğini gösteriyor. Sosyal tesislerde çalışan, hastane bilgi yönetimi sisteminde çalışan, KİT’lerde çalışan arkadaşlarımız başta olmak üzere maalesef taşeron düzenlemesinin dışında kalanlar oldu. Eksiklikler için kapsamlı bir çalışma ile yeni bir yol haritası oluşturduk. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk ile yaptığımız görüşmede bu konuyu gündeme getirdik.
KİT’lerde çalışan işçilerimizin kadroya alınması talebimizi Sayın Bakanımıza ilettik. KİT’ler dahil kadro alamayan tüm taşeron işçilerin kadro alması için mücadelemiz sürüyor. Kadro dışı kalan arkadaşlarımız mahzun olmasın, umutsuzluğa kapılmasın. Bizim onlarla birlikte sonuna kadar mücadele ettiğimizi bilsinler. Biz onlar için varız, HAK-İŞ’e inansınlar, HAK-İŞ’e güvensinler” şeklinde konuştu.
“Destekleri önemli buluyoruz”
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Vatanını, ülkesini, milletini seven, üretim yapan, istihdam eden, ihracat yapan, canla başla çalışan samimi ve dürüst işverenlerimize teşekkür ediyoruz. Asgari ücretin artışından dolayı işletmelerin de yükünü hafifletmek için yapılan desteklerin devam edecek olmasını da önemli buluyoruz. Bu konuda işverenlerle aynı şekilde düşünüyoruz. Hatta bizim talebimiz; işletmelerde, sendikalı olan işyerlerinde vergi indirimlerinin daha fazla olması ve sendikal örgütlülüğü teşvik edici bir düzenlemeye dönüştürülmesidir."