Türkiye’nin yatırımlarını gözü kapalı yapmadığını açıklayan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 15 yıllık dönemde 474 milyar TL düzeyinde ulaştırma projesinin tamamlandığını belirterek, bu adımlar sırasında zaman, akaryakıt, karbondioksit salınımı gibi hem zararlı hem de maliyetli harcamalardan 11 milyar dolar tasarruf elde edildiğini vurguladı
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, ulaştırma projelerine 15 yılda 474 milyar lira harcandığını belirterek, “Zaman, akaryakıt, karbondioksit salınımı türü tasarruflardan yılda 11 milyar dolar tasarruf ettik” dedi.
Arslan, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
ÖZEL SEKTÖR HIZI
Köprü ve otoyol gibi projelerin Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle değil de devlet kaynaklarıyla yapılmasının maliyetine ilişkin bir soru üzerine Arslan, YİD ile yapıldığında işlerin özel sektörün hızıyla gerçekleştiğini söyledi.
Özel sektörün hızlı iş yaptığına, burada bir kazanç olduğuna dikkati çeken Arslan, kamunun kredi ve kaynak bulmasının daha zor olduğunu, özel sektörün kendi öz kaynaklarını teminat göstererek çok daha düşük maliyetle kredi bulabildiğini kaydetti.
Bakan Arslan, şöyle devam etti:
“Biz ülke olarak kendimiz yaptığımızda, ya ‘20-25 sene sonra yapalım’ diyecektik çünkü elimizde hazır bir para yok ya da yine borçlanacaktık, 81 milyon da bu borcu ödeyecekti. Bunu öderken de ülkenin geriye kalan yerlerine hizmet edemeyecektik. Halbuki özel sektör marifetiyle yapınca, köprüyü, otoyolu, tüneli, havalimanını kullanıcı ödüyor. ‘Garanti veriyorsunuz, garantiden kaynaklı biz ödüyoruz ‘ eleştirisi geliyor, orada bir haklılık payı var. Fizibilite ilk birkaç yılda garanti rakamına erişilmeyeceğini ve farkı vereceğimizi öngörüyor ancak birkaç sene sonra hem garanti rakamına erişiliyor, tamamını kullanıcı ödüyor. Tamamını kullanıcı ödemese dahi hepsini 81 milyon ödeyeceğine, bir kısmını 81 milyon ödüyor.”
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne 135 bin araç geçiş garantisi verdiklerini hatırlatan Arslan, “Eğer biz YİD ile yapmasaydık, bütün parasını vatandaş olarak biz verecektik, şimdi 110 binini geçen vatandaşlar ödüyor, arada 25 bin kalıyor, onu biz ödüyoruz. Birkaç yıl içinde bu tamamen garanti rakamına erişeceği için yine kullanıcı vermiş olacak” dedi.
BÜYÜK YATIRIMLAR
Arslan, YİD ile yapılan havalimanlarının kendilerine kaldığını belirterek, bunları kiraya vererek 10 milyar dolar gelir elde ettiklerini bildirdi.
Otoyolların ve Avrasya Tüneli’nin de işletme döneminin sonunda kendilerine kalacağını ve bunları kiraya vererek gelir elde edeceklerini anlatan Arslan, bu gelirlerle ülkenin kalan yerlerine hizmet edeceklerini söyledi.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin teknoloji kullanımı ve Sanayi 4.0 ile ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine Arslan, “Bu adam uzaydan mı geldi, yurt dışından mı geldi? Türkiye’de 15 yıldır masaların üzerindeki defterler, kitaplar ücretsiz. ‘Ben defteri, kitabı ücretsiz vereceğim’ diyor. Sağlık hizmeti bırakın 18 yaşına kadar, 25 yaşına kadar öğrencilere ücretsiz veriliyor.
Diyor ki ‘Ben geleceğim, ücretsiz yapacağım. Ben üniversiteleri ücretsiz yapacağım’ diyor. Harçların AK Parti döneminde kaldırıldığından haberi yok. Yurt dışından gelmediğine göre, ben bazen düşünüyorum uzaydan mı geldi acaba? Uzaydan geldiyse, kuantum, sanayi 4.0’ı söylemesi normal” dedi.
Arslan, “İstanbul Yeni Havalimanı başlangıçta 100 bin kişi çalıştıracak, Tüpraş’ın 20 katı. 2023’e geldiğimizde diğer fazlar devreye girdiğinde 225 bin kişi çalışacak, Tüpraş’ın tam 45 katı. Dolaylı olarak yaklaşık 1,5 milyon kişiye istihdam sağlayacak” dedi.
TEK ALTERNATİF RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, muhalefet partilerinin projelerle ilgili konuşmalarının pozitif yönünün bulunmadığını belirterek, “Böyle olunca tek alternatifleri kalıyor, Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı” dedi.
“BİR KÜRT OLARAK SÖYLÜYORUM, TÜRKİYE OLMASAYDI MİLYONLARCA KÜRT ÖLDÜRÜLÜRDÜ”
Muhalefetin ülkenin birliğini ve bütünlüğünü zedeleyebilecek söylemleri olduğunun altını çizen Bakan Ahmet Arslan, şunları kaydetti:
"Terör örgütüne 'Terör örgütü değil' diyor. Terör örgütüne maşalık yapana 'Yok canım, maşalık yapmadı' diyor. Biri çıkıyor televizyonda diyor ki, 'Terör örgütü Fırat'ın doğusuna da batısına da geçecek, sen de suyun öte tarafından, çok özür diliyorum mal mal seyredeceksin.' Bu söylemi söyleyen için diyorlar ki, 'Yok canım, onun terörle hiç ilgisi yok. Ülkenin birliğine ve bütünlüğüne zarar getirecek işlerle hiç ilgisi yok.' Kardeşim, sen bunları desteklersen üç gün sonra biz Irak'a da döneriz, Suriye'ye de döneriz."
Türkiye'nin bölgedeki önemine dikkati çeken Arslan, "Kürt kökenli bir vatandaş olarak söylüyorum; eğer Türkiye olmasaydı, bugün Irak ve Suriye'de milyonlarca Kürt öldürülmüştü" değerlendirmesinde bulundu.