Arşa yükselen amel
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Bir mü’min, din kardeşleriyle alâkadar olmalı, onları düşünmeli, dertleriyle dertlenmelidir. Hattâ kendisinden evvel onları düşünmeli ve ihtiyaçlarını gidermeye çalışmalıdır.
Din kardeşliğinin en güzel tezâhürlerinden birini, Dâvûd-i Tâî Hazretleri’nin şu muhteşem davranışında müşâhede etmek mümkündür:
Hizmetine bakan talebesi bir gün ona:
“–Biraz et pişirdim; arzu buyurmaz mısınız?” dedi ve üstâdının sükût etmesi üzerine eti getirdi. Ancak Dâvûd-i Tâî -kuddise sirruh-, önüne konan ete bakarak:
“–Falanca yetimlerden ne haber var evlâdım?” diye sordu. Talebe, durumlarının iyi olmadığını ifâde sadedinde içini çekip:
“–Bildiğiniz gibi efendim!” dedi. O büyük Hak dostu:
“–O hâlde bu eti onlara götürüver!” dedi. Hazırladığı ikrâmı üstâdının yemesini arzu eden samîmî talebe ise:
“–Efendim, siz de uzun zamandır et yemediniz!..” diye ısrâr edecek oldu ise de, Dâvûd-i Tâî Hazretleri kabûl etmeyip:
“–Evlâdım! Bu eti ben yersem kısa bir müddet sonra dışarı çıkar, fakat o yetimler yerse, ebediyen kalmak üzere Arş-ı Âlâ’ya yükselir!..” dedi.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş