• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Anne sevgisi alan çocukla almayan asla bir olmuyor

Yeniakit Publisher
2018-10-02 17:23:00 -
Anne sevgisi alan çocukla almayan asla bir olmuyor

Anne sevgisi çocuk için ileride, kalp damar, felç, diyabet gibi hastalıklarda tam bir önlem.


Anne sevgisinin hastalıkları önlediğini biliyor muydunuz? Boston Brandeis Üniversitesi bilim adamları, anne sevgisinin hastalıklara karşı kalkan olduğunu açıkladılar. Yaptıkları araştırma sonucunda anne sevgisinin orta yaşlarda karşılaşılacak olan hastalıklara yakalanma riskini en aza indirdiğini söylediler.

Çocukları büyütürken onları anne sevgisinden mahrum bırakmamak gerekir. Çocukların psikolojisinde bir sorun olmaması için gerekli olan anne sevgisi, hastalıkların da önlenmesini sağlıyor. Kalp-damar hastalıkları ve diyabet çocuk yaşta gösterilen anne sevgisi ile önlenmekte..

Araştırma toplam bin kişi üzerinde yapıldı. Hem yüksek hem de düşük gelirli 46 yaşlardaki kişilerin bulunduğu araştırmada annesi ile geçmişte sorun yaşayanların kalp, felç, diyabet gibi hastalıklara yakalandıkları ortaya çıktı. Araştırmayla ilgili psikolog Prof.Dr. Maggie Lachman, “Çocukluk olayları, yetişkin hayatı boyunca biyolojik kalıntı gibi bireyle kalır” diyor..

Hiçbir zarureti yokken heves uğruna çalışmak hem kadına hem yuvasına hayatı zehir ediyor.

Çalışan kadınlar ne kendilerine ne de ailelerine vakit ayıramıyorlar. Annelik, ev kadınlığı ve iş hayatı içinde ki dengeleri kurmak onların büyük sorunu.. Bu cümleler yukarıdaki fotoğrafı kapsamıyor. O kadıncağız aynı anda üç işi birden yapıyor. Yavrusu sırtında, elinde örgüsü, koyunlarını güdüyor ve akşam da ev işleri onu beklemekte: Yemek, temizlik, çamaşır, bulaşık.. Bunlar onun da yaptığı işler! Fakat toplumun sorununda onların esamesi bile okunmuyor. Varsa yoksa, “şehirli çalışan kadının sorunları”.. Konu hep onların etrafında dönüyor. Bakın bu çerçevede döktürülen cümlelere:

-İyi anne, iş kadını, eş olmak aynı zamanda çalışmak, kadınların kendilerini zorlamasına yol açıyor. (..muş.. Çok zaruret hali yoksa ortada, sırf çalışıyor görünmek için çalışmak niye?)

-Yapılan araştırmalarda kadınları bu noktada zorlayan en önemli konu annelik.. Çalışma hayatının getirdiği olumsuzluklar, stres çocuklar üzerinde hissedilir bir sorun.. Annenin eve sinirli ve stresli gelmesi en çok çocukları yıpratırken, annede de psikolojik olarak depresyona yol açmakta.. (Bunları bile bile -bir zaruret yoksa- illâ çalışacağım diye kendini ve yavrularını harcamak niye? )

-Pek çok kadın kariyeri ve çocuk yapmak konusunda kendini seçim yapmak zorunda hissediyor. Eğer, çalışma hayatına devam ederse yeterince iyi bir anne olamayacağını, iş hayatından vaz geçerse niye eğitim aldığı konusunda karmaşık duygulara kapılıyor.(İyi bir eğitim aldıysa o anneye ne mutlu; yetiştireceği çocuğu bütün emsallerinden birkaç adım önde olacak demektir. İyi eğitimli annenin bu birikimini yavruları için değerlendirmesi hem toplum hep ailesi için daha büyük katkı olmaz mı?)

Ayrıca, aile ve eş baskısı nedeni ile kadın kendini çıkmaz bir nokta da bulabilir. Burada bulunan ve en çok uygulanan seçenek ise, çocuk sahibi olup, iş hayatına devam etmektir.

Bebek sahibi olan annenin bu noktadan sonra yaşayacağı en büyük sorun, çocuğa kimin bakacağıdır. Çünkü, kreşe verme yaşı yaklaşık olarak 2-3 yaş sınırındadır. Çocuğa bu süreçte bakacak olan kişi, mümkünse aynı kişi olmalı ve sizin evinizde bakmalıdır. Pek çok kadın, anne ve kayınvalidesinden bu konuda yardım istemektedir. Bu yardımı alamayanlar ise, güvenilir ve referanslı bir dadı tutmak zorundadır.

-Çalışan annenin bugün en büyük sorunu suçluluk duygusudur. Yeterince çocuğu ile ilgilenmediğini düşünmek, çocuğun anneye ihtiyacı olduğu fikri psikolojik olarak anneyi yorar. (Görüyor musunuz, çıkmaz sokakları. Çözüm diye düşünülen yanlışları. Çocuk için evlen, sonra boşan, sonra ona bakacak birini ara, bul, bulama.. Psikolojik olarak yorul.. Ne gerek var bütün bunlara, hanımlar evinizin hanımı çocuklarınızın bilge annesi olun! Hem sağlıklı ve mutlu yaşayın ve hem de Allah’ın izniyle yaşanmasını sağlayın).

DİPNOT: Hayatın şartları herkese eşit dağıtılmıyor. Kiminin bir eli balda, ötekisi yağda iken ve bunlar ömürlerini cımbız ve ayna ile tüketirken, nicesinin taşı kaynatacak ocağı ve tenceresi bulunmuyor. İşte devlet şefkati bu noktada varsa var.. Yoksa niye!?

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23