• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ankara taşınacak mı? Mamdani’den Mansur’a! Azınlığın ganimetleri yerine çoğunluğun refahı

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:
Ankara taşınacak mı? Mamdani’den Mansur’a! Azınlığın ganimetleri yerine çoğunluğun refahı

Refik Tuzcuoğlu’nun kaleme aldığı bu yazı, New York’ta Kur’an-ı Kerim’e el basarak ‘çoğunluğun refahını önceleyeceğiz’ diye yemin eden Zohran Mamdani örneğinden hareketle, sembollerle oyalanan bir yönetim anlayışı yerine emaneti hakkıyla taşıyan bir şehir idaresinin önemini hatırlatıyor; Ankara’da su krizi, trafik sıkışıklığı, yarım kalan ulaşım projeleri ve estetikten yoksun beton yatırımlar üzerinden belediyeciliğin sloganlarla değil, akılcı planlama, altyapı yatırımı, vefa ve şehir estetiğine saygı ile yürütülmesi gerektiğini güçlü bir dille sorguluyor.”

REFİK TUZCUOĞLU

34 yaşındaki Zohran Mamdani, New York Belediye Başkanı olarak göreve başlarken elini Kuran-ı Kerim’e basarak yemin etti. Söylediği söz, bir yönetim felsefesinin özeti gibiydi: "Azınlığın ganimetleri yerine, çoğunluğun refahını seçtik."

Batı’da bir yönetici, en kutsal bildiği değer üzerine yemin edip halka hizmet sözü verebiliyor. Mamdani Türkiye’de belediye başkanı seçilseydi, muhtemelen "laikliğe aykırılık ve rejim tartışmaları" yüzünden böyle bir yemin edemezdi. Zira bizde şekilcilik, çoğu zaman mahiyetin önüne geçiyor. Sloganlaşmış bir "sekülerlik, laiklik, halkçılık" iddiası daha konforlu bulunuyor.


Oysa aslolan semboller değil; o yeminin ağırlığını taşıyıp emanete sahip çıkabilmektir.

Ankara’nın Suyu

Şimdi soralım: "Azınlığın ganimeti yerine çoğunluğun refahı" diyen Mamdani Ankara’da Başkan olsaydı su sorunu yaşanır mıydı? Bunu hiç bilemeyeceğiz.


 

Ancak bildiğimiz gerçek, şehirleri yaşatanın su olduğudur. Ankara’nın su sigortası olan Gerede Tüneli, 2019’un başlarında tamamlanmıştı. Proje bir devlet projesiydi ancak belediye yönetiminin gayretini de takdir etmek lazım. Nitekim resmi açılışı çok daha sonra yapılmış olsa bile, 2019’un başlarında tünelden Çamlıdere Barajı’na can suyu akmaya başlamıştı.


Peki, bugün yaşanan su kesintileri nereden kaynaklanıyor? Bugüne kadar su arzı için geçmişte yapılanlara ilave olarak hangi yatırımlar yapıldı? Kesikköprü hattının verimli kullanılamadığı, Çamlıdere Barajı’ndaki "ölü hacim" diye tabir edilen hatırı sayılır miktardaki suyun vaktiyle sisteme dahil edilip edilemediği konuşuluyor. Su dağıtım şebekesindeki kayıp/kaçak oranları nedir? Bunlarla ilgili kamuoyunun aydınlatılmaya ihtiyacı var.


Bu noktada Sayın Mansur Yavaş’ın seçim dönemindeki o vizyoner vaadini hatırlatmak isterim: "Baraj yüzeylerine güneş enerjisi panelleri kuracağız, hem temiz enerji üreteceğiz hem de suyun buharlaşmasını önleyeceğiz." Bu söz yerine getirilseydi, şehre vefanın bir icabı olarak ayakta alkışlamak gerekirdi. Ancak aradan geçen yıllarda buharlaşan suyla beraber vaatler de uçtu gitti.

Trafik: Teori mi, Çözüm mü?


 

Şehrin bir diğer kanayan yarası trafik. "Fazla yol yapmanın trafiği daha çok tıkadığını iddia ediyorum" sözüne samimi olarak inanılmış olmalı. Zira merkezden çepere ulaşımı rahatlatacak, dönemi sembolize edecek yeterli sayıda ve dikkat çeken bir ana arter çalışması keşke yapılabilseydi.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN>>>

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23