• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

UEFA’dan ve FIFA’dan Siyonistlere yeni jest

Yeniakit Publisher
AA Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
UEFA’dan ve FIFA’dan Siyonistlere yeni jest

Nathan Kalman-Lamb:"UEFA ve FIFA, İsrail Futbol Federasyonunun ve tüm takımlarının daha büyük faaliyetlerine katılmasına izin vererek işgal altındaki topraklarda bu kulüplerin meşruiyetini kabul etmiş oluyor. Bu, hem FIFA hem de UEFA'nın kendi tüzüklerine aykırı"

New Brunswick Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve "Irish Sport for Palestine" (Filistin İçin İrlanda Sporu Derneği) üyesi Nathan Kalman-Lamb, bazı insan hakları kuruluşlarının, UEFA ve FIFA başkanlarını işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki İsrailli kulüplere izin vermesi nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) şikayet etmelerine ilişkin, "UEFA ve FIFA, İsrail Futbol Federasyonunun ve tüm takımlarının daha büyük faaliyetlerine katılmasına izin vererek işgal altındaki topraklarda bu kulüplerin meşruiyetini kabul etmiş oluyor." dedi.


Kalman-Lamb, aralarında Cenevre merkezli Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütünün (Euro-Med) de yer aldığı bazı insan hakları kuruluşlarının, FIFA Başkanı Gianni Infantino ve UEFA Başkanı Aleksander Ceferin hakkında UCM'ye "işgal altındaki Filistin topraklarında savaş suçlarına ve insanlığa karşı suçlara yardım ettikleri" şikayetiyle başvurmalarına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

UCM'ye yönelik bu başvurunun son derece önemli bir gelişme olduğuna değinen Kalman-Lamb, Gazze'de bir soykırım yaşandığını vurguladı.

Kalman-Lamb, "(Gazze'deki) Bu soykırıma ilave olarak 'sporculara yönelik soykırım' olarak adlandırdığımız bir başka unsur daha var. Gazze'deki spor camiasından 1000 kişi öldürüldü, yüzlerce spor tesisi yıkıldı. Dolayısıyla bu, İsrail'in Gazze'ye yaptıklarının daha geniş bağlamının bir parçası olarak spor camiasına karşı işlenen ağır suçlardır." ifadelerini kullandı.


UCM'ye yapılan şikayette İsrail'in, Ekim 2023'ten çok daha uzun süredir devam ettirdiği bir uygulamaya değinildiğini söyleyen Kalman-Lamb, burada, işgal altındaki topraklardaki ve özellikle Batı Şeria'daki spor ve futbol kulüplerine yönelik uygulamaların kastedildiğini belirtti.

Kalman-Lamb, bu özel dava dosyasındaki İsrail'e karşı suçlamaların hem insanlığa karşı hem de savaş suçlarıyla ilgili olduğunun altını çizdi.

İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında herhangi bir yerleşim faaliyetinde bulunmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getiren Kalman-Lamb, şunları kaydetti:


"(İsrailli kulüplerin işgal altındaki Filistin topraklarındaki) Bu kulüplerin varlığı bir noktada bu (yasa dışı) yerleşim faaliyetlerini sembolize ediyor. Çünkü bu onların sadece yerleşmekle kalmayarak altyapı ve kültürel topluluklar kuracakları, böylece ayrılmaları gereken yerlere insanları çekecekleri anlamına geliyor. İsrail Futbol Federasyonu, bu kulüplerin izinli olduğunu söylüyor, onları tanıyor. UEFA ve FIFA, İsrail Futbol Federasyonunun ve tüm takımlarının daha büyük faaliyetlerine katılmasına izin vererek işgal altındaki topraklarda bu kulüplerin meşruiyetini kabul etmiş oluyor. Bu, hem FIFA hem de UEFA'nın kendi tüzüklerine aykırı. Çünkü bu, Filistin Futbol Federasyonunun yetki alanında olmalı."

Kalman-Lamb, Filistin Futbol Federasyonunun, 10 yılı aşkın süredir çok yüksek sesle bu konuyu tartıştığını aktararak, işgal altında bulunan topraklardaki kulüplerin var olmaması gerektiğini ve bunun da UCM'ye yapılan şikayetin bir yönü olduğunu belirtti.

UCM'ye sunulan yaklaşık 120 sayfalık şikayet dosyasıyla ilgili diğer bir kısmın ise bu kulüplerin "apartheid niteliğiyle" ilgili olduğunu söyleyen Kalman-Lamb, şöyle devam etti:


"(İsrailli) Bu kulüpler, Filistinlilerin katılımını, Filistinli seyircileri, oyuncuları ve yöneticileri yasaklıyor. İnsanlara etnik kökenlerine ve statülerine göre uygulanan ayrı kurallar veya yönergeler olması apartheiddir. Dolayısıyla bu, bu kulüplerin varlığının hem savaş suçları (yasa dışı yerleşimleri normalleştirme) hem de insanlığa karşı suçlar (apartheid) ile ilgili hükümleri karşıladığı anlamına geliyor. Şikayetin niteliği budur."

Kalman-Lamb, UCM'deki bu şikayet üzerine Infantino ve Ceferin aleyhine dava açılmasının önemli bir gelişme olacağını vurgulayarak, "Nihayetinde bu iki isim hakkında tutuklama emri çıkarılması inanılmaz derecede önemli bir emsal teşkil eder. Bu, soykırımların yaşanmasını istemiyorsak sorumlu tutulması gereken dünyanın dört bir yanındaki çeşitli kişilere karşı benzer şikayetlerin yapılmasına olanak sağlayabilir. Bunlardan sorumlu olanlar hesap vermeli." diye konuştu.


İsrail ve ABD'yi birbirinden ayrı düşünmenin doğru olmayacağını ifade eden Kalman-Lamb, İsrail'in küresel sahnede cezasız kalmasının nedeninin, ABD'nin bu cezasızlığa izin vermesi olduğunu dile getirdi.

Kalman-Lamb, FIFA ve UEFA'nın "siyasi tarafsızlık" söylemiyle İsrail'e ceza vermemesinin birçok uluslararası kuruluş tarafından kullanıldığını belirtti.

FIFA'nın organizasyonları kapsamında ülkelerin birbirine karşı oynadığını ve bunun, temelde bir siyasi yapı olduğunu söyleyen Kalman-Lamb, "İşin özü çok açık ve net bir durum; evet, bu ikiyüzlülük. (Rusya-Ukrayna Savaşı) Rusya, Ukrayna'yı işgal ettikten hemen sonra müsabakalardan yasaklandı. (Gazze'de) Bu arada iki yıldan fazla bir süredir soykırım yaşanıyor. Soykırımın hala devam ettiğini düşünüyorum. Bu iki yıl boyunca hiç hesap verebilirlik olmadı. Şimdi Infantino, Rusya'yı yasakladıktan sonra 'Artık kimseyi yasaklamamalıyız' diyor. Çünkü bunun kendisine karşı bir silah olarak kullanıldığını görüyor. Soykırım ve apartheid gibi konularda endişe duyan bizler, İsrail için de 'Herkes için uyguladığınız aynı standardı uygulayın' diyoruz. Evet bu kesinlikle dehşet verici." ifadelerini kullandı.


Kalman-Lamb, İsrail'in, küresel sahnede kendini normalleştirmeye ve suçsuz bir ülke görüntüsü vermeye çalıştığını vurguladı.

İsrail'in uluslararası müsabakalara katılımı yasaklandığında bu anlatının gerçekten değişeceğini kaydeden Kalman-Lamb, "(İsrail'in yasaklanması) Bu, insanlar tarafından hissedilen bir bedel olur. Sonunda işledikleri soykırımdan dolayı bir bedel ödemiş olacaklar. Çünkü küresel sahnede bu tür bir onay almak onlar için çok önemli. Katılımlarına izin verilmeye devam ediliyor. Ancak katılımlarına izin verilmediğinde, İsrail'i gerçek anlamda tanımlayan mevcut 'soykırım projesinin' ötesine geçmeyi konuşabiliriz." dedi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23