Kurtulmuş, aralarında Ankara Temsilicimiz Serdar Arseven’in de bulunduğu gazete yöneticilerine önemli açıklamalarda bulundu.
SERDAR ARSEVEN / ANKARA - Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, gazetelerin Ankara temsilcileri ile buluşmasında önemli mesajlar verdi. Kurtulmuş, Başkanlık Sistemi’nin kaçınılmaz bir ihtiyaç olarak milletin desteğini alacağından hiç şüphe etmediklerini belirterek, “Ana tercihimiz başkanlık sistemidir. Mesele sadece bir başkanlık meselesi de değil, mesele bir anayasal reform meselesidir. Ananasa teklifimiz son şekle doğru geliyor. Bizim ana planımız budur. Bu işi öyle uzatacak da değiliz” ifadelerini kullandı. Kurtulmuş şöyle devam etti:
“Başkanlık sistemini etkin bir yürütmenin aracı olarak görüyoruz. Dolayısıyla ama bu nihayetinde son şekle doğru geliyor, anayasa teklifimiz son şekle doğru geliyor. Bizim ana planımız budur. 367’yi bulacağımıza inandığımız zaman parlamentoya gelir bu. Bulamazsak 330’u bulursak, millete gider dolayısıyla bir süreç işler, dolayısıyla biz burada metnimizi hem son şekline getireceğiz, hem de bunun uygun bir zamanlamasını yapmaya çalışacağız. Eğer burada böyle bir süreç olmayacağı görülürse belki o zaman partili cumhurbaşkanlığı gündeme gelebilir.
Kurtulmuş, “Mevlüt Çavuşoğlu’nun bir açıklaması oldu. Amerikan özel birlikleri ve Türk özel birliklerinin birlikte Cerablus hattında operasyonu birlikte yapması. Bu konuda biraz ayrıntı verebilir misiniz? İlk defa bu kadar açık şekilde çünkü TSK’ya ait, ABD’ye ait özel kuvvetler, Suriye’ye karadan giriş herhalde, ne zaman teklif edildi, Amerikalıların tam yanıtı ne oldu?” şeklindeki soruya da şu karşılığı verdi: “Suriye’de oyun içinde oyun oynanıyor. Ve her ‘tamam bu bir oyundur’ dediğinizde tam bir matruşka gibi içinden başka bir kutu çıkıyor ve Türkiye’nin bu oyun içinde oyunlardan son derece rahatsız olduğunu bir kere daha ifade etmek isterim. Yani biz başından itibaren Cerablus hattının batısına yani Türkiye’ye yakın ve bire bir Türkiye’yi ilgilendiren noktanın Türkiye’nin öncelikli ulusal güvenlik hattı olduğunu Amerikalılarla ve diğer müttefiklerimizle sürekli konuştuk. Bu hattın batısına hem PYD’nin hem IŞİD’in geçmesinin Türkiye’nin güvenliğini tehdit edeceğini ifade ettik. Ne yazık ki bu hassasiyetimiz ciddiye alınmadı, dikkate alınmadı. Dolayısıyla, Türkiye bundan sonra hele hele Kilis’in bombalandığı, Gaziantep havalimanına roketin atıldığı bir ortamda Türkiye tabii ki bu anlamda bundan sonraki gelişmelere seyirci kalması mümkün değil. Böyle bir teklifin masada olduğunu biliyoruz ama teferruatını isterseniz ifade etmeyeyim.
“ABD BİR TERCİHTE BULUNMAK DURUMUNDA”
Kurtulmuş, YPG-ABD ilişkisi ile ilgili olarak da şunları ifade etti: “Türkiye’nin belli sınırları olduğunu herkes biliyor. Sonuçta tabii ABD’nin de çok açık söyleyeyim, vereceği bir karar var. Bıçağın kemiğe dayandığı nokta olarak bunu görmek lazım. Burada Türkiye hiç bir şekilde maceracı şekilde davranmaz.”
Paralel yapıyla mücadelenin MGK’da ele alındığını hatırlatan Kurtulmuş, “Devletin en üst güvenlik kurumu olarak bu yapıyı terör örgütü olarak ilan etmiş olması, bu örgütle mücadelede yeni bir safhadır, yeni bir anlayıştır” sadece Sivil toplum kuruluşları görünümlü bir illegal yapıyla değil, bizatihi teröre bulaşmış olan, terör örgütü olarak tanımlanmış olan bir örgütle mücadele ediyoruz” diye konuştu.