Algınız batsın! Başkan Erdoğan'ı onlarla birlikte andılar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Uluslararası Demokrasi ve Seçim Destek Enstitüsü'nün hazırladığı algı dolu raporda, yüzde 52 ile seçilen bir cumhurbaşkanının yönettiği Türkiye ile monarşi altında yönetilen ABD yanlısı Suudi Arabistan aynı kefeye kondu. Ağızları açık bırakan raporda, komünist tek parti rejiminin olduğu Çin de Türkiye ile anıldı.
Stockholm merkezli hükümetler arası Uluslararası Demokrasi ve Seçim Destek Enstitüsü (IDEA), yıllık Küresel Demokrasi Durumu raporunu açıkladı. Yerleşik demokrasilerin tehdit altında olduğunun savunulduğu raporda, dünyada otoriterliğe doğru kayan ülkelerin sayısının arttığı belirtildi. Raporda, Türkiye hakkındaki algı dolu ifadeler de dikkat çekti.
Dünyada her zamankinden daha fazla demokratik erozyon meydana geldiği ve demokratik gerileme yaşayan ülkelerin sayısının hiç olmadığı kadar yüksek seyrettiği belirtilen raporda, aralarında Türkiye ve Rusya'nın da bulunduğu 20 ülke hibrit (melez) rejim; Çin, Suudi Arabistan, Etiyopya ve İran'ın aralarında bulunduğu 47 ülke de otoriter rejim olarak tanımlandı.
Hibrit ya da melez rejim kavramı otoriter rejimden demokratik rejime geçişini tamamlamamış siyasi rejimler için kullanılıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın demokrasiye verdiği önem ve seçimlere katılımın artması için hayata geçirdiği yeni uygulamalarla birlikte Türkiye'de oy oranları Avrupa rekoru kırdı. Yüzde 90'lara ulaşan seçime katılım oranlarıyla birlikte Erdoğan'ın oyları da arttı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Erdoğan yüzde 52 alarak seçildi. Buna karşın Erdoğan'ın çin, Suudi Arabistan gibi ülkelerle anılması, raporun algı amaçlı olduğunu gözler önüne serdi.
Türkiye'nin 2010-2020 yılları arasında demokraside en büyük gerilemelerinden birini yaşayan ülkeler arasında yer aldığı kaydedilen raporda, dünya nüfusunun yüzde 70'inin şu anda ya demokratik olmayan rejimlerde ya da demokratik olarak geride kalan ülkelerde yaşadığı kaydedildi. Rapora göre dünyada her dört kişiden biri gerileyen bir demokraside yaşıyor. Otoriter ve hibrit rejimlerin eklenmesiyle de dünyanın üçte ikisinden fazlasının gerçek bir demokraside yaşamadığı anlamına geliyor.
ABD'de demokrasi geriliyor
Raporda ABD'yi de ilk kez demokrasinin gerilediği ülkeler arasında sayan enstitü, ABD'de demokrasinin 2019 yılında görünür şekilde bozulmaya başladığına dikkat çekti. Raporu hazırlayan uzmanlardan Alexander Hudson, ABD'nin aslında yüksek performanslı bir demokrasi olduğunu, hatta 2020 yılında tarafsız yönetimde iyileşme kaydettiğini, ancak sivil özgürlüklerde gerileme gözlemlendiğini söyledi.
Raporda eski Başkan Donald Trump'ın 2020'de yapılan başkanlık seçimlerinin meşruiyetini sorgulamasının demokrasi açısından dönüm noktası olduğu vurgulandı. Raporda George Floyd'un polis tarafından öldürülmesinin ardından 2020 yazında düzenlenen protestolarda da örgütlenme ve toplanma özgürlüğünün kalitesinde düşüş yaşandığını kaydetti.
Raporda demokrasilerinde en fazla gerileme yaşayan ülkeler ise Macaristan, Polonya, Slovenya ve Sırbistan olarak gösterildi.
Reuters'ın haberine göre, popülist siyaset ve pandemi kısıtlamalarının demokrasinin gerilemesinde etkili olduğu belirtilen raporda, demokratik erozyon eğiliminin Covid-19 pandemisinin başlangıcından bu yana "daha keskin ve endişe verici" hale geldiği belirtildi. IDEA Genel Sekreteri Kevin Casas-Zamora da "Salgın, özellikle demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün pandemiden önce rahatsız olduğu yerlerde, bazı olumsuz eğilimleri kesinlikle hızlandırdı ve büyüttü" diye konuştu.