• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

AK Parti'den o isme sert tepki!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
AK Parti'den o isme sert tepki!

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Katil Netanyahu yönetiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan küstah açıklamalarına sert bir dille tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelik, Netanyahu hükümetinin katliamlarını örtbas edemeyeceğini vurguladı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Katil Netanyahu yönetiminin Başkan Erdoğan'ı hedef alan ifadelerine sert bir dille tepki gösterdi.

"Netanyahu'nun kimlik kartı: İnsanlık suçları"

Siyonist yönetimin yalanlarla gerçekleri çarpıtamayacağını altını çizen Çelik, "Soykırım, katliam, yalan, cinayet ve insanlık suçları artık doğrudan Netanyahu'nun kimlik kartı olmuştur" diyerek tepkisini ortaya koydu.

Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Çelik şunları kaydetti:

"İsrail Başbakanlık Ofisi'nin yaptığı açıklamada, Netanyahu için kullanılması gereken ifadeleri Sayın Cumhurbaşkanımız için kullanmışlar. Netanyahu şebekesinin gece gündüz Cumhurbaşkanımızı hedef almasının sebebi, Cumhurbaşkanımızın bu katliam ve soykırım şebekesinin tüm katliamlarına ve yalanlarına karşı, insanlık adına tavizsiz bir duruşa sahip olmasıdır. Soykırım, katliam, yalan, cinayet ve insanlık suçları Netanyahu'nun "kimlik kartı" olmuştur."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Yansıtma Psikolojisi ve Küresel Çaresizliğin İtirafı: Tel Aviv’in Erdoğan Öfkesinin Perde Arkası! Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler tarihi, diplomatik retoriklerin ardına gizlenmiş kolektif suçluluk psikolojilerini deşifre eden sayısız örnekle doludur. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in, İsrail’deki Binyamin Netanyahu yönetiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan küstah açıklamalarına gösterdiği sert tepki, yüzeysel bir yaklaşımla sadece iki devlet arasındaki konjonktürel bir gerilim veya liderler düzeyindeki bir restleşme olarak okunabilir. Resmi açıklamaların "katliamları örtbas edemezsiniz" aksındaki haklı vurgusu kuşkusuz kıymetlidir; fakat bu siyasi tepkinin çok daha ötesinde, yapısal ve küresel psikolojiyi ilgilendiren asıl büyük fotoğraf gözden kaçmaktadır. Bu saldırgan retoriğe hiç kimsenin bakmadığı bir pencereden, yani klinik bir yansıtma mekanizması ve jeopolitik bir çaresizlik perspektifinden bakmak, Tel Aviv’in içine düştüğü entelektüel ve ahlaki iflası anlamanın tek yoludur.İlk olarak, Netanyahu yönetiminin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı doğrudan hedef alan dilini analiz ederken psikolojideki "yansıtma" (projection) mekanizmasına odaklanmak gerekir. Bugün fail konumunda olan yapılar, işledikleri savaş suçlarının, insani yıkımın ve küresel vicdanda açtıkları derin yaraların ağırlığı altında ezildiklerinde, bu devasa suçluluk duygusunu kendilerine en berrak aynayı tutan aktöre yansıtarak hafifletmeye çalışırlar. Buradaki asıl hedef Erdoğan’ın şahsı veya Türkiye’nin askeri-ekonomik gücü değil, onun küresel sistemde üstlendiği "vicdan kutbu" rolüdür. Batı merkezli hegemonik çarkların dokunulmaz ilan ettiği bir rejime karşı, uluslararası kürsülerden hakikati haykıran bir lider, Tel Aviv için diplomatik bir rakipten ziyade, kendi suçlarını yüzlerine vuran yıkıcı bir vicdani kırılma noktasıdır. Dolayısıyla Erdoğan’a yöneltilen her küstah saldırı, aslında failin kendi aynadaki çirkin görüntüsünü parçalama çabasından başka bir şey değildir.İkinci ve asıl çarpıcı kırılma ise bu küstah açıklamaların, rejim adına bir güç gösterisi değil, tam aksine tarihsel bir çaresizliğin ve entelektüel tükenişin resmi itirafı olmasıdır. Uluslararası alanda tezleri, hukuki meşruiyeti ve ahlaki üstünlüğü olan devletler, eleştirilere diplomatik kanallarla, rasyonel argümanlarla veya hukuki metinlerle yanıt verirler. Netanyahucu aklın devlet ciddiyetinden uzak, doğrudan şahısları hedef alan ve çirkinleşen üslubu, uluslararası arenada ne kadar yalnızlaştıklarının ve tecrit edildiklerinin en somut kanıtıdır. Ankara’dan yükselen her hakikat sesi, Tel Aviv’deki savaş kabinesinin meşruiyet duvarlarında çatlaklar oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, ortaya konan her saldırgan tepki, altındaki zeminin hızla kaydığını gören ve tarihsel hesaplaşma gününün yaklaştığını sezen bir yönetimin can havliyle attığı diplomatik çığlıktır.Sonuç olarak, Netanyahu ve kabinesinin Türkiye’ye ve onun liderliğine yönelik saldırıları, Ankara için bir itibar kaybı değil, aksine yürütülen adalet mücadelesinin küresel ölçekte ne kadar doğru bir hedefe ulaştığının tescilidir. Küresel sistemin sustuğu, egemen güçlerin kör ve sağır taklidi yaptığı bu çağda, insanlık onurunu tek başına savunan bir duruşa saldırmak, saldırganın kendi kaçınılmaz sonunu ilan etmesinden ibarettir. Yarının tarih sayfaları açıldığında, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alanların isimlerinin karşısına "savaş suçlusu" ibaresi kazınacak; Ankara’nın tavizsiz duruşu ise karanlık bir dönemde insanlığın kutup yıldızı olarak anılacaktır.

Gazze 2

Sayın Çelik siz yıllarca imralı canisine bebek katili terörist demiṣtiniz .
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23