Ahmet Davutoğlu'nun tetikçisi Mehmet Ocaktan, "Soros artığı" Osman Kavala'nın bir an önce serbest bırakılması gerektiğini belirterek, büyük bir küstahlığa imza attı.
Ahmet Davutoğlu'nun tetikçisi Mehmet Ocaktan, "Soros artığı" Osman Kavala'nın bir an önce serbest bırakılması gerektiğini belirterek, büyük bir küstahlığa imza attı. İşte Ocaktan'ın Karar gazetesindeki o hadsiz yazısı:
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarına uymadığımız için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önceki gün Osman Kavala’nın AİHM’ye havale edilmesine karar verdi.
Eğer AİHM “Türkiye kararı uygulamadı. 46. Madde ihlal edildi” yolunda bir karar verirse, Türkiye açısından vahim bir tablonun ortaya çıkması kaçınılmaz görünüyor. Zira böyle bir durumda AİHM kararından sonra da kararı uygulamayarak Türkiye’de hukuk devleti kurallarının geçerli olmadığını bütün dünyaya ilan etmiş olacağız.
(...)
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin ve AİHM’nin sadece hukuki değil, bir de siyasi yönü var. Eğer Türkiye kararı uygulamazsa bunun siyasi bir bedeli olacak ve Türkiye’nin Konsey’den ihracına kadar gidecek bir süreç başlamış olacaktır.
Siyasi iktidar “Avrupa Konseyi ihraç ederse etsin, biz de kendi yolumuza devam ederiz” anlayış içinde olabilir, Ankara’dan gelen değerlendirmelerde böyle bir hava seziliyor. Ama unutmayalım ki demokratik dünya ile ortak değerler zeminini kaybeden bir Türkiye sonunda ister istemez demokrasi ligi dışındaki Ortadoğu ülkeleri ligine düşecek ve ‘değerli yalnızlığı’ ile baş başa kalacak demektir.
Artık bu ülkede yaşayan insanlar olarak hepimiz biliyoruz ki hukuk devleti çıpasını kaybettiğimiz için, özgürlüklere, şeffaflığa, liyakate itibar etmediğimiz için dünyanın hiçbir demokratik ülkesi Türkiye’ye demokratik ülke muamelesi yapmıyor, gelişmiş ülkelerdeki şirketler yatırım yapmak üzere gelmiyor. Hazin olan şu ki Batılı ülkelerden kredi bulamadığımız gibi borç temin edebilmek için Katar ve Çin dışında hiçbir ülke ile swap anlaşması bile yapamıyoruz…
(...) Şimdi önümüzde iki seçenek var; ya hukuk devleti çıpasına tutunup haksız tutuklamaları sonlandırarak demokratik dünya ile ortak değerler zemininde kalacağız ya da kendi yalnızlığımızla baş başa kalmayı tercih ederek bedel ödemeye devam edeceğiz…"