Ahmed Avni Konuk kimdir nerelidir? Ahmed Avni Konuk eserleri neler?
Ahmed Avni Konuk Hazretleri, vefâtının 81. sene-i devriyesi münâsebetiyle, 17 Mart Pazar günü saat 14.00'de, medfûn bulunduğu Merkezefendi Kabristanı'nda, Prof. Dr. Mustafa Tahralı beraberliğinde sevenleri tarafından dualarla yad edilecek. Peki Ahmed Avni Konuk kimdir? Ahmed Avni Konuk eserleri neler?
Ahmed Avni Konuk Hazretleri, vefâtının 81. sene-i devriyesi münâsebetiyle, 17 Mart Pazar günü saat 14.00'de, medfûn bulunduğu Merkezefendi Kabristanı'nda, Prof. Dr. Mustafa Tahralı beraberliğinde sevenleri tarafından dualarla yad edilecek. Peki Ahmed Avni Konuk kimdir? Ahmed Avni Konuk eserleri neler?
Ahmed Avni Konuk kimdir?
1868 yılında İstanbul da doğan Ahmed Avni Konuk, Kadı Alî-zâde İbrâhim Efendi nin oğlu balmumu taciri Mûsâ Kâzım Efendi ile tacir Buhârâlı Hâfız Mustafa Efendi nin kızı Fatma Zehrâ Hanım ın oğludur. Kirâmî Efendi den meşk etmiş; Zekâî Efendi nin talebesi olarak birkaç yıl boyunca yakın arkadaşları Dr. Subhi Ezgi ve Rauf Yektâ Beyle beraber çalışmışlardır. Posta ve Telgraf Yüksek Mektebi ile Yüksek Mühendis Mektebi nde uzun yıllar postacılık kürsüsünü işgal etmiş, 19 Mart 1938 tarihinde vefat ederek Merkez Efendi Mezarlığında toprağa verilmiştir.
Büyük bir tasavvuf bilgini olan Ahmed Avni Konuk kırk bir eser bestelemiş, Dilkeşîde ve Bend-i Hisar adlı iki makam tertip etmiştir. 1890 yılında bestelediği karcığar-yürük aksak şarkısı ilk bestesidir. Konuk un bilinen eserleri üç Mevlevî ayini, bir kâr-ı nâtık, üç kâr, sekiz beste, beş ağır ve beş yürük semaî ile on altı şarkı olmak üzere toplam 41 parçadır. Dilkeşîde ve râhetu l-ervâh makamlarından da birer klâsik fasıl bestelemiştir. 119 makamlı kâr-ı nâtık ı; günümüzde kullanılmayan makamları da içeren ve sırasıyla devr-i revân, düyek, müsemmen, ağır aksak, yürük semâî, ağır evfer, aksak semâî ve yürük semâî usûlleri ile bestelenen önemli bir eserdir.
Ahmet Avni Konuk eserleri şunlardır:
1. Hanende (İstanbul 1317). Türk mûsikisinin din dışı formlarındaki eserlerinin derlendiği bir güfte mecmuasıdır. Baş tarafında makamlar ve usullerle ilgili kısa nazarî bilgi verilmiştir. Doksan beş makamdan 2706 parça eserin güftesini ihtiva eden eserin son sekiz sayfasında bestekâr resimleri vardır. Konuk'un bu çalışması zamanının en önemli matbu güfte derlemeleri arasında olup daha sonra yapılan antoloji çalışmalarına kaynak teşkil etmiştir.
2. Sipehsâlâr Tercümesi (İstanbul 1331). Mevlânâ'nın müridlerinden Ferîdun b. Ahmed Sipehsâlâr'ın kaleme aldığı Farsça menâkıbnâmenin tercümesidir.
3. İmâm-ı Robbânî ve Mektûbatı. Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye'üeM bazı görüşlerine karşı çıkan îmâm-ı Rab-bânî'nin itirazlarını cevaplandırmak maksadıyla yazılan eseri Cemal Bardakçı neşretmiştir.
4. Vahdet-i Vücûdve Vahdet-i Şuhûd Münâkaşaları. İmâm-ı Rabbânî'nin görüşlerini savunan Nakşibendî şeyhi Muhammet İhsan Oğuz'un İslâm Tasavvufunda Vahdet-i Vücûd adlı eserinde Fusüsü'l-hikem'e yönelttiği eleştirilere cevap vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Konuk'un önce M. İhsan Oğuz'la mektuplaşarak tenkitlerini cevaplandırdığı, daha sonra bir önceki eserle birlikte bu eserini yazdığı belirtilmektedir.
5. Fusûsü'l-hikem Tercüme ve Şerhi. Büyük boy yirmi sekiz defterden ibarettir. Şârih eserine uzun ve kapsamlı bir mukaddime ile başlamış, çalışmasını on iki-on üç yıl gibi uzun bir süreden sonra 1928'de tamamlamıştır. Eser, İbnü'l-Arabî'nin temel fikirlerini ve terimleri açıklayan bir anahtar niteliğindedir. Konuk'un yararlandığı sarihlerden ayrıldığı hususların en belirgin olanı, zamanının modern ilim ve görüşleriyle ilgili konularda fikir beyan etmesidir. Kitap, Konya Mevlânâ Müze-si'ndeki nüshası esas alınarak Mustafa Tahralı ve Selçuk Eraydın tarafından yeni harflere aktarılıp gerekli notlar, indeks ve lugatçeler ilâve edilerek dört cilt halinde İstanbul'da yayımlanmıştır. Hilmi Ziya Ülken, bu eserden bazı parçalan sadeleştirerek İslâm Düşüncesi adlı kitabında (İstanbul 1946) yer vermiştir.
6. Tedbîrât-ı İlâhiyye Tercüme ve Şerhi. İbnü'l-Arabî'nin eserinin tercüme ve şerhi olan kitabı Mustafa Tahralı yeni harflere aktarıp önsöz, lügatçe ve indeksler ilâvesiyle neşretmiştir (İstanbul 1992).
7. Fîhi mâ fîh Tercümesi. Mevlânâ'nın eserinin Türkçe'ye çevirisidir. Konuk, eserin mevcut birçok nüshasını karşılaştırıp elde ettiği nüshayı bazı açıklamalarla birlikte tercüme etmiş, çalışmayı Selçuk Eraydın yayımlamıştır (İstanbul 1994).
8. Hazret-i Meryem ve İsâ'ya Dair Risale. îsâ peygamberin doğumu ve vefatıyla ilgili ihtilâfları ortadan kaldırmak amacıyla kaleme alınmış olup bir mukaddime ile yedi fasıldan ibarettir. Eser, Ahmet Sadık Yivlik tarafından esas alınan nüsha belirtilmeden sadeleştirilerek yayımlanmıştır.
9. Mesnevi Tercüme ve Şerhi. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Meşnevfsine Türkçe'de yapılmış en kapsamlı şerh olarak kabul edilen eser büyük boy otuz dört defterden oluşur. Konuk, birçok beytin şerhinde daha önceki sarihlerden ayrıldığı noktalar bulunduğunu söyler. İsmail Rusûhî Ankaravî nüshasını esas aldığı halde bu nüshadaki yedinci cildin Mevlânâ'ya ait olmadığı yolundaki görüşü benimsemiştir.
10. İnsân-ı Kâmil Tercümesi. Azîz Nesefî'-nin eserinin çevirisidir.
11. Lemaât Tercümesi. Fahreddîn-i İrâki'-ye ait eserin tercümesi ve kısmî şerhidir.
12. Risâle-i Vahdet-i Vücüd Tercümesi. Hindistanlı mutasavvıf İmdâdullah Tehânevî'nin risalesinin tercümesidir.
13. Şerh-i Gazel. Ferîdüddin Attâr'ın Farsça on yedi beyitlik gazelinin şerhidir. Abdülbaki Gölpınarlı bu gazelin Mevlânâ'ya ait olduğunu, Konuk'un onu Attâr'a yanlışlıkla nisbet ettiğini söyler.
14. Gülşen-i Râz Şerhi. Konuk, Şebüste-ri'nin eserinin 157 beytini Lâhicî'nin Me-fâtîhu'I-Fcâz adlı şerhinden faydalanarak şerhetmeye başlamışsa da çalışmasını tamamlayamamıştır.
15. Şerhu'r-Risâleti'l-Ahadiyye Tercümesi. İbnü'l-Arabfnin tevhid konularını anlattığı Ahadiyye adlı risalesine Ahmed b. Süleyman Trablusî tarafından Mird-tü'l-'iriân ve lübbuh adıyla yapılan şerhin tercümesidir.