• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD'den Filistin'e destek veren yapılara yaptırım: 3 oluşumu kara listeye aldı!

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
ABD'den Filistin'e destek veren yapılara yaptırım: 3 oluşumu kara listeye aldı!

ABD yönetimi, Filistin yanlısı faaliyetleriyle bilinen Palestine Action ile Masar Badil'in de aralarında bulunduğu üç oluşumu yaptırım listesine aldı. ABD Hazine Bakanlığı, Palestine Action, Masar Badil ve İtalya merkezli Autistici/Inventati'yi hedef alan kararın terörle mücadele yetkileri kapsamında alındığını duyurdu.

ABD yönetiminden Filistin yanlısı hareketleri de kapsayan dikkat çekici bir yaptırım kararı geldi.

ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), İngiltere merkezli Palestine Action, uluslararası ölçekte faaliyet gösteren Masar Badil ve İtalya merkezli Autistici/Inventati hakkında yaptırım kararı aldı. Bakanlık, söz konusu yapıları “şiddet yanlısı aşırı sol terör ağları” kapsamında değerlendirdi.


PALESTINE ACTION DA LİSTEDE

Kararın en dikkat çeken bölümlerinden biri, İsrail'in savunma sanayii bağlantılı şirketlerine yönelik protesto ve doğrudan eylemleriyle tanınan İngiltere merkezli Palestine Action'ın yaptırım listesine alınması oldu.

ABD Hazine Bakanlığı, Palestine Action'ın Temmuz 2020'den bu yana İngiltere'de savunma şirketleri ve askeri tesislere yönelik eylemler gerçekleştirdiğini; bazı eylemlerde güvenlik görevlilerinin yaralandığını ve milyonlarca dolarlık maddi hasar meydana geldiğini ileri sürdü. İngiltere yönetimi de örgütü daha önce terör örgütü olarak yasaklamıştı.

MASAR BADIL'E DE YAPTIRIM

Washington'ın hedef aldığı bir diğer yapı Masar Badil oldu.

ABD Hazine Bakanlığı, Belçika, Brezilya, Almanya, İspanya ve Kanada dahil çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren Masar Badil'in, ABD'nin terör örgütü olarak tanımladığı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC/PFLP) adına faaliyet gösterdiğini öne sürdü.

Karar kapsamında Masar Badil yöneticileri Zaid Abdulnasser ve Rawa Alsagheer de bireysel olarak yaptırım listesine dahil edildi.


İTALYAN DİJİTAL KOLEKTİFİ DE KARA LİSTEDE

Yaptırım kararının üçüncü adresi ise İtalya merkezli Autistici/Inventati oldu.

İnternet üzerinde gizlilik odaklı iletişim ve barındırma hizmetleri sağlayan oluşum da OFAC'ın yaptırım listesine eklendi. ABD yönetimi, yapının çeşitli aşırı sol gruplara teknolojik altyapı ve hizmet sağladığını savundu.

ABD'DEKİ VARLIKLARI BLOKE EDİLECEK

OFAC yaptırımları kapsamında hedef alınan kişi ve kuruluşların ABD'de bulunan veya ABD'li kişi ve kurumların kontrolündeki mal varlıkları bloke ediliyor. Yaptırım kapsamındaki yapılarla belirli finansal işlemler gerçekleştirilmesi de ABD yaptırım mevzuatı çerçevesinde yasaklanabiliyor.

Washington'ın kararı, ABD yönetiminin Filistin bağlantılı uluslararası oluşumlara yönelik yaptırım politikasını genişlettiği bir dönemde geldi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Güç ve Tahribat: Barış Maskesi Altındaki Küresel Şiddet! Uluslararası ilişkiler tarihinde devletlerin kendi çıkarlarını meşrulaştırmak adına en sık başvurduğu yöntem, askeri ve ekonomik müdahalelerini insani yardım, demokrasi ve barış getirme söylemleriyle ambalajlamaktır. Bu stratejinin küresel ölçekteki en belirgin uygulayıcısı olan Amerika Birleşik Devletleri, modern dönemin siyasi ve askeri arenasında "düzen kurucu" ve "özgürlük hamisi" rollerini üstlenirken, müdahil olduğu coğrafyalarda bıraktığı derin yaralarla bambaşka bir tablonun faili haline gelmiştir. Stratejik çıkarlar, enerji kaynaklarının kontrolü ve jeopolitik hakimiyet arayışları, kitlelerin maruz kaldığı ağır insani trajedilerin örtülü gerekçelerini oluşturmaktadır. Tarihsel kronolojiye bakıldığında, Amerikan dış politikasının askeri doktrinleri nereye yöneldiyse, orada kalıcı istikrarsızlık, toplumsal yıkım ve ekonomik bağımlılık ilişkileri filizlenmiştir. Vietnam’dan Afganistan’a, Irak’tan Latin Amerika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yürütülen operasyonlar, barış getirmek bir yana, mevcut düzenleri tamamen altüst ederek milyonlarca sivilin yaşam hakkını elinden almıştır. Demokrasi vaadiyle başlatılan askeri işgaller ve siyasi manipülasyonlar, hedef alınan ülkelerin altyapılarını çökerterek toplumsal yapıları parçalamış ve geride sadece kan, gözyaşı ve bitmek bilmeyen iç çatışmalar bırakmıştır. Bu süreçte bölgelerin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin sistematik bir şekilde sömürülmesi, söz konusu müdahalelerin asıl motivasyon kaynağını gözler önüne sermektedir. Küresel siyasetin en hassas kırılma noktası olan Orta Doğu’da ise bu durum çok daha trajik bir boyutta seyretmektedir. Bölgedeki işgallere doğrudan öncülük eden küresel güç unsurları, kimi zaman da vekalet savaşları ve stratejik ortaklıklar aracılığıyla sahnedeki yerini almaktadır. Bölgesel müttefiklerin gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerine ve kitlesel katliamlara karşı takınılan sessiz tutum, mali yardımlar ve gelişmiş silah destekleri, aslında perde arkasındaki azmettirici iradeyi deşifre etmektedir. Kendi topraklarından uzakta, başka halkların kanı üzerinden inşa edilen bu hegemonyanın sürdürülebilmesi için sivil toplum kuruluşlarına, insani yardım organizasyonlarına ve Filistin gibi mazlum halkların sesini duyurmaya çalışan yapılara yaptırımlar uygulanmakta, hak arayışları "terörle mücadele" kılıfı altında bastırılmaya çalışılmaktadır. Bu çifte standartlı yaklaşım, küresel sistemin adalet terazisinin ne denli bozuk olduğunu ve gücü elinde bulunduranların kendi çıkarları uğruna ne kadar gaddarlaşabileceğini açıkça kanıtlamaktadır.

M Salih

Allah'tan üyle umarım ki kütüluklerinin sonlarının sebebi olsun inşallah, yakın ve kısa bir süre için de olur yok olur , Allah'ın işi garip ve o kadarda güzel ve ilginç olur, ondan Umut kesilmez
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23