AB Orta Asya’ya yayılıyor! Beş Türk Cumhuriyeti GKRY’ne elçi atadı
Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan, Avrupa Birliği ile gerçekleştirdikleri zirve sonrası, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lehine ardı ardına diplomatik adımlar atarak Orta Asya'daki siyasi dengeleri sarsacak bir değişime imza attı.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan, Avrupa Birliği ile gerçekleştirdikleri zirve sonrası, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lehine art arda diplomatik adımlar attı. Türk Devletleri Teşkilatı üyesi Özbekistan, Kazakistan ve gözlemci statüsünde bulunan Türkmenistan KKTC’yi tanımazken, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne büyükelçi atadı. Orta Asya Cumhuriyetlerindeki bu hızlı değişime Avrupa Birliği’nin (AB) Orta Asya açılımı sebep olurken gerçekleşen bu hareketlilik bölgedeki siyasi dengeleri de adeta alt üst etti.
AB PUTİN – TRUMP ve ÇİN ÜÇGENİNDEN SIYRILMAK İSTİYOR
Ukrayna ve Rusya arasında devam eden savaş sebebiyle ve Trump’ın yeniden ABD başkanı olmasıyla birlikte ortaya çıkan ABD ile AB arasındaki fikir ayrılıklarının yaşanmasıyla ve Çin’in ekonomik olarak yayılmacı siyasetinden kaynaklanan hızlı değişimlerde politika seçeneklerini arttırma hedefinde olan Avrupa Birliği, alternatif enerji kaynaklarına yöneldi. Bu politikaların neticesinde AB Konseyi, 3-4 Nisan 2025 tarihlerinde gerçekleştirdiği I. AB-Orta Asya Zirvesi’nde Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan ile iş birliklerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltme kararı aldı. Konuyla ilgili gazetemize konuşan Uluslararası Diplomatik İlişkiler ve Akademik Araştırmalar Derneği Başkanı Tuba Çebi, “AB, Enerji hatları ve maden tedarik zincirlerinde çeşitlilik, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Avrupa'nın artan stratejik kırılganlığını azaltmasına katkı sağlayacaktır. Enerji arz güvenliğinin kırılgan hale geldiğini fark etti ve alternatif kaynaklara yönelme ihtiyacı hissetti. Orta Asya, AB için sadece bir “tedarik bölgesi” değil; aynı zamanda Çin ve Rusya’ya karşı bir dengeleme alanı olarak görülüyor” dedi.
AVRUPA BİRLİĞİ KENDİ YOLUNU ÇİZİYOR
AB’nin çok kutuplaşan dünyada ve savaşlar sebebiyle tedarik sorununun had safhaya çıkmasından dolayı alternatif enerji kaynakları arayışı içinde olduğunu kaydeden UDİAD Başkanı Tuba Çebi, “Özbekistan’ın Semerkant şehrinde birincisi düzenlenen AB-Orta Asya Zirvesi’nin yankıları hala devam ediyor. Zirve’de Avrupa Birliği ile Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan, iş birliklerinin stratejik ortaklık seviyesine yükseltileceği yönünde alınan karar duyuruldu. Avrupa Birliği (AB)’nin bu açılımı neyi ifade ediyor? Avrupa Birliği’nin son yıllarda enerji bağımsızlığı ve yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda sürdürdüğü sıkı bir politika var. Rusya’ya ve Çin’e olan bağımlılığı azaltmak için Orta Asya’ya özel bir ilgi gösteriyor. Bunun ana nedeni, bölgedeki zengin kritik madenler ve enerji kaynakları olduğu açıktır. Avrupa Birliği, son birkaç yıldır alternatif enerji arayışı içinde. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen bölgeye 12 milyar Euro değerinde bir yatırım paketi sağlanacağı duyurdu. Bu yatırımlarla birlikte Orta Asya’daki ülkelerle çok kapsamlı bir iş birliği sürecinin başladı. Avrupa'nın yeşil ekonomi ve sanayi hedefleri için; lityum, nadir toprak elementleri, uranyum gibi stratejik madenlere bağımlılık söz konusu.
Avrupa Birliği için Orta Asya ülkeleri, sadece hammadde tedarikçisi değil, aynı zamanda jeopolitik denge unsuru. Orta Asya, coğrafi konumu itibarıyla Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’ne karşı Batı’nın bağımsız kaynak hatları kurabilmesi için kritik konumda. AB, Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne karşı “Global Gateway” adında büyük bir altyapı, lojistik ve ticaret koridoru projesi yürütmeyi hedefliyor. Yani AB için Orta Asya, bağımsız ve çok kutuplu bir jeopolitik denge mekanizması olabilir. Enerji hatları ve maden tedarik zincirlerinde çeşitlilik, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Avrupa’nın artan stratejik kırılganlığını azaltmasına katkı sağlayacaktır” dedi.
TÜRK DÜNYASI VE KKTC AÇISINDAN KIRILGANLIK OLUŞTURDU
Zirve kapsamında alınan kararların Türk dünyası açısından bir kırılganlık oluşturabileceğine değinen Çebi, “Bu zirvede, Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan, BM Güvenlik Konseyi'nin 541 ve 550 sayılı kararlarını desteklediklerini açıkladı. BM'nin bu iki kararı, KKTC’nin bağımsızlığını uluslararası alanda tanımayan hukuki dayanaklardır. Bu kararlar, Kıbrıs’ta çözümün ancak iki taraf arasında anlaşma yoluyla ve birleşik bir yapı çerçevesinde olması gerektiğini savunur. Bu kararlar özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’nin diplomatik ilişkiler kurduğu her yeni ülke için bir meşruiyet kalkanı niteliğindedir ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için ontolojik sorunlar yaratmaktadır. GKRY iki devletli çözüm önerisini reddederek kendisini adanın tamamının sahibi olarak görmektedir. Türkiye, KKTC’nin bağımsızlığını tanımakta ve içine çekildiği ontolojik sorunları gündeme getirerek uluslararası tüm platformlarda KKTC’nin bağımsızlığına yönelik destek vermektedir. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 4. düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nda KKTC Ersin Tatar ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ‘KKTC'li kardeşlerimiz emin olsun ki, ülkelerinin bağımsız bir devlet olarak uluslararası toplum tarafından tanınması için her zaman yanlarında olacağız.’ şeklinde açıklama yapmıştı. Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan almış olduğu bu kararla birlikte GKRY’nin statükosunu desteklediği açıktır. KKTC, Türk Devletleri Teşkilatı gözlemci statüsünde olması, ülkenin ontolojik sorunlarına karşı önemli bir ilerlemeyken; alınan bu karar, Türk devletleri arasında yapıcı diplomasi ve iş birliği noktasında kırılgan bir zemin yaratma olasılığı bulunuyor yönünde birçok eleştiri gelmiştir. Ancak nihayetinde her ülke kendi kararını almakta, pragmatist zeminde kendi politikalarını şekillendirmede özgürdür” ifadelerini kullandı.