Davutoğlu ekibine ait Şehir Üniversitesi’nin yasadışı tapu devrinin iptal edilmesi sonrası üniversitenin Halk Bankası’na 417 milyonluk borcunu kamufle etmek için “7 bin öğrencinin mağdur edileceği” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Akit’e konuşan siyasiler ve hukukçular; Şehir Üniversitesi’nde öğrenci ve velileri üzerinden ajitasyon yapılmasının ahlaki olmadığını söyledi.
Faruk Arslan İstanbul
Başkan Erdoğan’a Şehir Üniversitesi bahanesiyle savaş açan Davutoğlu tayfasının kamu arazisindeki vurgunu ve Halkbank’a olan 417 milyonluk borcunun üzerini mağduriyet algısı üzerinden örtmeye çalışması tepki toplarken, üniversitede okuyan öğrencilerin AK Parti’ye karşı kışkırtılmaya çalışılması dikkat çekiyor. Siyasiler ve hukukçular, öğrenciler üzerinden rant devşirilmesine tepki gösteriyor.
Tarihte görülmemiş rant
Devlete ait araziyi başbakanlığı döneminde kendi vakfına ait Şehir Üniversitesi’ne bedelsiz tahsis eden Ahmet Davutoğlu’nun vurgunu tartışılmaya devam ediyor. Türkiye tarihinde bir ilk olan “üniversiteye tapu devri”yle yetinmeyen Davutoğlu’nun, Şehir Üniversitesi için Halk Bankası’ndan çekilen kredinin 417 milyon liralık kısmını bir yıldır ödemeyerek kamuyu zarara uğratılmasını mağduriyet algısıyla gündeme taşıma gayreti dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bunlar Halk Bankası’nı dolandırmaya çalışıyor” çıkışına sosyal medya üzerinden cevap vermeye kalkan Davutoğlu’nun tapu tahsisi ve kredi vurgununu yalanlayamayarak konuyu cumhurbaşkanı ve başbakanların mal varlığı hususuna indirgemesi manidar karşılandı.
Şehir Üniversitesi’nin sahibi gibi konuşan Davutoğlu’nun, vurgunu önleme gayretlerini “Aileleriyle birlikte 7000 öğrenciyi mağdur etme pahasına sergilenen öfke” olarak değerlendirmesi ise üniversite talebelerinin istismarı olarak değerlendirildi.
Suiistimal perdeleniyor
Davutoğlu tayfasının Şehir Üniversitesi üzerinden yürüttüğü kara propagandaya hukukçulardan da tepki geldi. Dünya Düşünce Derneği Genel Sekreteri Avukat Mehmet Şamil Şenalp, “Maksat bir öğrenim hakkının elde edilmesi değil, yapılan suiistimalin perdelenmesidir” değerlendirmesinde bulundu. Av. Şamil Şenalp, “İddia edildiği gibi Şehir Üniversitesi öğrencilerinin hak mahrumiyeti hukuken söz konusu değildir. Okulun eğitim veremez durumuna gelmesi durumunda öğrencilerin ‘hami üniversite’ olan Marmara Üniversitesi çatısı altında bu mağduriyetlerin giderileceğini biliyoruz. Öğrenciler ve aileleri üzerinden bu süreci zayıflatmak noktasındaki çalışma hem buradaki suiistimalin perdelenmesi hem de hükümetin yıpratılmasına dönük çalışmadır. Maksat bir öğrenim hakkının elde edilmesi değil, yapılan suiistimalin perdelenmesidir. Biz bu filmi dershane sürecinde izlemiştik” sözlerini sarf etti.
Algı operasyonu ve yalan
Akit’e konuşan AK Parti 26. Dönem İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner, FETÖ taktikleriyle tıpkı dershane sürecinde olduğu gibi öğrenciler ve aileleri üzerinden mağduriyet edebiyatı yapıldığını söyledi. Söz konusu algı operasyonunun yalana dayalı olduğunu vurgulayan Mehmet Metiner, şöyle devam etti: “Öğürencilerin mağduriyeti söz konusu değildir. Eğer ortada bir mağduriyet varsa bu iktidardan veya Halk Bankası’ndan kaynaklı bir mağduriyet değil, üniversite yönetiminden kaynaklanan sorundur. Şehir Üniversitesi yönetiminin sahibi gibi konuşan Ahmet Davutoğlu’ndan hesap soracaklarına siyasi iktidardan hesap sormaya kalkışmak veya bunu sağlamak, FETÖ’nün meziyeti olan algı operasyonudur. Bizim eski arkadaşlarımız ne ara bu FETÖ yöntemlerini öğrendikleri konusu çok manidar.”
Adım adım usulsüzlük
İstanbul Şehir Üniversitesi’nin bulunduğu 2.5 milyar TL’lik arazi Tekel’e ait. 2001 yılında Tekel’in bütün birimleri gibi Cevizli’deki fabrikası da Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kapsamına alındı. Üniversite; 2008 yılında Maliye Bakanlığı’ndan buradaki 450 dönümlük arazinin kendisine tahsisini istedi. Tekel’in vergi borcu nedeniyle Maliye’ye geçmiş olan arazi, bedelsiz olarak üniversiteye verildi. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 29 Mayıs 2015 tarihli ve 2015/32 sayılı kararıyla Kartal ilçesi Orhantepe Mahallesi Dragos Mevkii’nde bulunan taşınmazlar üniversiteye devredildi. Normal prosedür belirli bir süreliğine arazinin kiralanması iken, Türkiye tarihinde ilk kez kamu arazisinin özel kuruluşa tahsisi gerçekleşti. Skandal kararda; dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in imzası var.
Halk Bankası’na kazık!
Bununla yetinmeyen üniversite, söz konusu arazilerin tapusuna ipotek koydurarak 2016 yılında Halkbank’tan 300 milyon TL yatırım kredisi aldı. Kamu yararı şartını karşılamamasına rağmen Şehir Üniversitesi’ne arazinin bedelsiz tahsisine karşı TMMOB dava açtı. Danıştay 13. Dairesi tarafından görülen davada, devrin iptaline karar verildi. Bu kararla birlikte Halk Bankası’na verilen teminat da boşa çıktı ve kredi alacağının önemli derecede teminatsız kalmasına neden oldu. 2019 yılı Mart ayından sonra ödemelerde gecikmeler yaşanmaya başlandı ve Halk Bankası üniversiteye ihtar çekti. Halkbank, öğrencilerin mağdur olmaması ve gereken tedbirlerin alınması için YÖK’e 24 Temmuz 2019 tarihinde bilgi aktardı.

