30 Haziran 1823: Mehmed Münîb Ayıntâbî'nin vefatı (Osmanlı Âlimi, Kadı, Edip ve Şair)
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Onlar; yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Osmanlı Âlimi, Kadı, Edip ve Şair Mehmed Münîb Ayıntâbî'yi hayırla yâd ediyoruz.
Münîb mahlası ve “hoca” unvanıyla meşhur olan Ayıntâbî, babası Mehmed Efendi debbağlık yaptığı için memleketinde “debbağzâde” diye tanınmıştır. İlk tahsilini Gaziantep’te yaptı. Hal tercümesine ait sıhhatli bilgiler ihtiva eden icâzetnâmesinden anlaşıldığına göre Ebû Bekir el-Çarpinî, Antep Kale Camii imamı Mustafa Efendi, Halîl el-Pusdalî, İbnü’l-Gazzâl Hasan es-Siyâhî ve Hâki Abdurrahman Efendi’den İslâmî ilimler, edebiyat ve riyâziyyât okudu.
1768’de İstanbul’a giderek orada birçok hocadan ders okudu. Beyzâvî tefsirine yazdığı hâşiye ile tanınan İsmâil Konevî’nin derslerine devam ederek ondan icâzet aldı. Ardından memuriyet hayatına başladı. 1775 yılında müderris oldu. Şeyhülislâm Ebû İshakzâde Atâullah Mehmed Efendi’ye de hocalık yapan Ayıntâbî, daha sonra Sarây-ı Hümâyun hocası (şeyhü’l-muallimîn) oldu.
I. Abdülhamid devrinde 1783’te huzur derslerinde mukarrir olarak görev aldı. 1794’te Kudüs-i şerif pâyesiyle İzmir kadılığına getirildi. Ardından bilâd-ı hamse pâyesi, 1799 yılında Mekke pâyesi, 1804’te İstanbul pâyesine nâil oldu. Evkāfü’l-Haremeyni’ş-şerîfeyn müfettişliği de yapan Ayıntâbî, 1807 yılında Meclis-i Mükâleme memuru ve aynı yıl içinde Anadolu kazaskeri oldu. III. Selim’in tahttan indirilmesi olayında müsamahakâr davrandığı ileri sürülerek 1808’de Şeyhülislâm Atâullah Efendi ile birlikte İstanbul’dan uzaklaştırıldı.
Daha sonra Ankara’ya (1809) ve oradan da Antep’e sürgüne gönderilmişken Güzelhisar’da (Aydın) oturmasına izin verildi. 20 Şevval 1238 (30 Haziran 1823) tarihinde seksen yaşlarında vefat etti ve Aydın Câmi-i Atîk Kabristanı’nda Sadrazam Çelebi Mustafa Paşa ile Şeyhülislâm Atâullah Efendi’nin kabirleri önüne defnedildi.
İslâmî ilimlerde geniş vukuf sahibi olan Ayıntâbî eserlerini Türkçe ve Arapça kaleme almıştır. Şiirleri daha çok tarih manzumelerinden ibarettir.