23 Haziran’a kadar neler yaşanacak? ABD Büyükelçisi’nin “Derin Gazeteci”lerle “İhanet” Sohbeti!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
ABD Büyükelçisi Ricciardone, 17-25 Aralık darbe girişiminden önce İstanbul’da derin gazetecilerle toplantı yaptığı ortaya çıkarken, 23 Haziran’dan önce bir içeride ve dışarıda bir hareketliliğin yaşanabileceği belirtiliyor.
Yorum haber Serkan Çelik
ABD Büyükelçisi Ricciardone Ankara’dan gizlice İstanbul’a geldi. Otel’de hizmetine koca bir kat sunulmuştu. O kata kimse alınmadı. Sadece biri bayan 4 gazeteci içeride olacaktı. Toplantı büyük gizlilik içinde yapıldı. Ricciardone “derin” gazetecilere sordu: “Başbakan kanser mi? İyileşme umudu var mı? Sağlığına kavuşacağı beklentisi doğru mu? O giderse kim gelsin?” Recep Tayyip Erdoğan üzerine “derin’ görüşme ve bugün gelinen nokta: YSK’nın iptal ve yenileme kararından sonra neler yaşanacak?.. Önemli detaylar, çarpıcı analizler...
Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi hakkında, “31 Mart 2019 tarihli seçimdeki yolsuzluk ve usulsüzlüklerin sübut bulmasından dolayı” iptal ve yenileme kararı vermesinin ardından, Gezi bileşenlerini bir araya getiren ABD, AB ve İsrail’in başını çektiği “cephe”nin tepkileri öne çıkmıştı. Mısır’da darbe yaptıran, Türkiye’de ve Venezuela’da darbe girişimlerini organize eden “ittifak”ın öne sürdüğü gerekçe, “demokrasiye sahip çıkmak” olarak ifade edilirken, “arka plan”a dair ifşaatlar gerçeği bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyor.
Önemli Bir İstihbarat!
Şu satırlarla dile getirilen bir “buluşma”:
“17/25 Aralık Fetö Darbe Girişimi’nden önce, ABD Büyükelçisi Ricciardone Ankara’dan gizlice İstanbul’a geldi. Hilton Oteli’ne geçti. Hizmetine koca bir kat sunulmuştu. O kata kimse alınmadı. Sadace biri bayan 4 gazeteci içeride olacaktı. Toplantı büyük gizlilik içinde yapıldı. Ricciardone “derin” gazetecilere sordu: “Başbakan kanser mi? İyileşme umudu var mı? Sağlığına kavuşacağı beklentisi doğru mu? O giderse kim gelsin?” Recep Tayyip Erdoğan üzerine “derin’ görüşme ve bugün gelinen nokta. YSK’nın iptal ve yenileme kararından sonra neler yaşanacak?”
Ergün Diler’in yazısında “arka plân”a dair önemli bilgiler yer alıyor:
Türkiye ve ABD Ayrı Yönlere Koşuyor:
Türkiye’deki kırılma herkesin söylediği gibi 17-25 ARALIK değil. Gerçek başka. AK PARTİ ile Amerika Birleşik Devletleri'nin ayrı yönlere koşmasının tarihi daha eskiye dayanmakta.
Zaten Erdoğan'a yapılan operasyonları sıralı bir şekilde ortaya döktüğünüzde bunu net olarak görmek mümkün...
(..) Daha 17- 25 olmamış, kimselerin bir şeyden haberi yokken ABD Büyükelçisi Ricciardone ANKARA'dan gizlice İstanbul'a geldi.
Hilton Oteli'ne geçti.
Hizmetine koca bir kat sunuldu. Önemli bir toplantı için geldiğinden o kata kimse alınmadı.
Sadece ABD Büyükelçisi ve 4 Gazeteci!
Yazıda, “kritik” ve “derin” toplantının detayları şu ifadelerle yansıtılıyor:
Sadece biri bayan 4 gazeteci içerde olacaktı. Toplantı büyük bir gizlilik içerisinde yapıldı..
Ricciardone ve ‘Türk’ gazeteci ekibi Başbakan Erdoğan'ın 26 Kasım 2011'de geçirdiği ilk operasyondan sonra bir araya geliyordu... Büyükelçi, Erdoğan’ın durumunu merak ediyordu!
"Sağlığı iyi mi? Ne kadar ömrü var? Toparlanır mı" gibi soruların peşinden koşuyordu. Otele girişi de çıkışı da çok gizli gerçekleşti.
Kimse ne girerken ne çıkarken gördü!
Masa kurulduktan sonra sohbet başladı.
ABD Büyükelçisi toplantıya şu başlıkları taşıyordu...
-Başbakan kanser mi?
-İyileşme umudu var mı?
-Sağlığına kavuşacağı söylentisi doğru mu?
-O giderse kim gelsin?
Yıl 2011... 17-25'e daha iki yıl var yani! Ancak arada ikinci ameliyat olayı vardı!
İpler asıl bu noktada kopuyordu. 25 Mayıs 2010 tarihinde MİT Müsteşarlığı görevine atanan Hakan Fidan, 7 Şubat 2012 tarihinde Başsavcı Sadrettin Sarıkaya tarafından, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Emre Taner ve Afet Güneş de hesaba katıldı. Erdoğan hastanede iken MİT'çiler alınacaktı...
Erdoğan müdahil oldu. MİT'çiler koruma altına alındı ve hamle püskürtüldü!
Bu olaylar 17-25'ten, GEZİ'den ve 15 Temmuz'dan önceydi...
(..) Ankara yaşadığı baskılarla YOL değiştirmek için fırsat kolluyordu. Her darbenin, her cuntanın arkasındaki NATO artık içeride bir dirençle karşılaşıyordu.
Türk askerinin başına çuval geçirilmesi asıl büyük sapmanın kaynağıydı!
İki ülke o tarihten sonra bir daha eskisi gibi olamadı!
Erdoğan belki başta ABD ile yürümenin çok daha sağlıklı olduğunu düşünüyordu. Bu fikirde yalnız da değildi.
Para ile Erdoğan’ı Kenara Almak
Ergün Diler, Takvim’deki yazısında, o günlerden bugünlere geliyor:
“Şimdi ise elde ne kadar malzeme varsa hepsiyle gelmek istemekteler... PARA ile Erdoğan'ı kenara almanın hesapları yapılmakta.
Hazırlıklar bitti, harekete geçildi bile...
Erdoğan güçlü, çok güçlü bir lider olmasaydı zaten bu savaşın içine kendisini atmazdı. Ama hayat bu mücadeleyi getirip Türkiye'nin önüne bıraktı. Türkiye ya susup başına gelene razı olacaktı ya da Avrasya ile yeni bir ufuk bulacaktı.
İkinci şıkkı tercih etti.
Erdoğan belki en başından beri bu nedenle hedefti!
Çünkü sadece Erdoğan gibi karakterler bir ülkenin yönünü değiştirebilir!
Sıradan siyasilerin yapabileceği işler değil bunlar! Burada da dünyada da...
Başkan Erdoğan'ın Türkiye'yi götürdüğü yere gitmek isteyenler de istemeyenler de var! Ankara İpek Yolu’nda yer alarak ve bazı dostlarıyla sıkı ilişkiler kurarak yürümek istiyor.
Rusya gibi... İşte buna ciddi itiraz var!
İçeriden de dışarıdan da...
Aslında tekrarlanan İstanbul seçimleri bu YÖN tercihinin onayı olacak!
Bu rotaya itiraz eden içerisi ve dışarısı da bunu ortaya koyacak. Londra merkezli finansal operasyonların kapımızı çalması şıklardan biri! Steve Bannon geçtiğimiz gün "Çin'i şimdi durdurmazsak bir daha bu şansımız hiç olmayacak" dedi... ABD, Çin'i durdurmak için AVRASYA'nın çok önemli olduğunu biliyor. İngiltere de "TÜRKİYESİZ ASLA" diyor. Çin de "Ankara olmadan adım atamam" düşüncesinde.
Rusya da "Tek çıkış kapım Türkiye" notasıyla yürümekte!”
23 Haziran… Erdoğan’ın En Zor Sınavı
“23 Haziran İstanbul seçimlerinden önce içerisi de dışarısı da çok hareketlenecek... Çok sürpriz isim göreceğiz. Hamle de! Erdoğan'ın belki de en son ve en zor sınavı bu olacak! Bilinmez. Bunca savaştan galip çıkmayı bilmiş bir lider ERDOĞAN...
23 HAZİRAN'dan sonra Türkiye ya AVRASYA'da kalacak ya da NATOBATI- ABD ittifakına geri dönecek... Bu YÖN kesinleştikten sonra DEVLET kendi frekansına oturacak! Ve son kez içte temizlik yapılacak!”.