• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

14 Eylül 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
14 Eylül 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Kulaklarımıza küpe olsun. Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Sözünü istifadelerinize sunuyoruz... (14 Eylül 2026)

ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:



(٢٠) وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذٖينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِؕ اَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ فٖي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَاۚ فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَفْسُقُونَࣖ

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla  

(20) İnkâr edenler ateşin başına getirilince, “Size ait iyi ve güzel şeyleri dünya hayatınızda tükettiniz ve onlardan yararlandınız; şimdi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık olarak aşağılayıcı cezayı çekeceksiniz!” denilecektir.

(Ahkâf Suresi, 46/20)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı) 


TEFSİRİ:

Dünyada kendilerine servet, yetki ve iktidar verilenler bunların hakkını verir, kendilerinin olduğu kadar başkalarının da iyilik ve mutluluğu için gayret gösterirlerse şüphesiz büyük mükâfatlara nâil olacaklardır. Aksini yapar, bu nimetleri, insanların peşinde koştuğu güzellikleri bencilce kullanır, hakka ve hukuka riayet etmez, ebedî hayata da gerekli payı ayırmazlarsa âhirete elleri boş olarak giderler.

Bütün güzellikler ve imkânlar dünyada ve dünya için harcanmış, kullanılmış ve tüketilmiştir. Burada dünya yoksulları zengin olurken, onlar yoksul hale gelmişlerdir; dünyada ezilenler, zulme uğrayanlar güçlü hale gelirken, zalimler güçsüz ve zelil bir duruma düşmüşlerdir. Meleklerin onlara ifade ettikleri işte bu gerçektir.

Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 35-36 


 

HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)   

"Yöneticileriniz hayırlılarınız; zenginleriniz cömertleriniz olduğu, işleriniz de aranızda danışarak görüldüğü sürece, yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır.

Yöneticileriniz şerirleriniz; zenginleriniz cimrileriniz olduğu, işleriniz de kadınlara kaldığı zaman, yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır."


Kaynak: Tirmizi, Fiten 78

 

GÜNÜN SÖZÜ:





GÜNÜN FOTOĞRAFI:


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Zamanın Eskitemediği Bağ: Sevgi, Saygı ve Sabırla İlmek İlmek Örülen Bir Ömür Evlilik, iki farklı dünyadan gelen insanın hayatlarını ortak bir paydada birleştirerek yepyeni bir dünya kurma yolculuğudur. Bu yolculuğun uzun, huzurlu ve mutluluk dolu olması ise tesadüflere bağlı değildir. Bir evliliği ayakta tutan, fırtınalara karşı koruyan ve her geçen gün daha da kökleşmesini sağlayan en temel iki sütun, eşlerin birbirine duyduğu karşılıklı sevgi ve derin saygıdır. Sevgi, bir evliliğin kalbiyse, saygı da onun omurgasıdır. Kalp olmadan yaşamak imkansız olduğu gibi, omurga olmadan da dik durmak ve sarsılmadan yürümek mümkün değildir. Huzurlu bir evlilik yaşamının ilk kuralı, sevgiyi sadece hissedilen bir duygu olarak bırakmayıp, onu günlük hayatın her anında davranışlarla göstermektir. Eşlerin birbirlerine güzel sözler söylemesi, gün içinde küçük sürprizler yapması ya da sadece "seni seviyorum" diyerek içten bir sarılması, sevginin taze kalmasını sağlar. Ancak sevgi, tek başına bir evliliği yürütmeye yetmez. Zamanla ilk günlerin heyecanı yerini alışkanlıklara bıraktığında, evliliğin koruyucu kalkanı saygı olur. Saygı, eşlerin birbirlerinin bireysel alanlarına, fikirlerine, hayallerine ve hatta öfkelerine olgunlukla yaklaşabilmesidir. Birbirinin hakkını gözetmek, kırıcı olmaktan kaçınmak ve farklılıklara rağmen karşı tarafın varlığına değer vermek gerçek saygının göstergesidir. Bu köklü bağın en büyük dönüm noktalarından biri, aileye çocukların katılmasıdır. Çocuklar, bir evliliğe tarifsiz bir neşe, anlam ve ortak bir hayat amacı getirir. Karı koca arasındaki bağı "anne ve baba" rolleriyle taçlandırarak aileyi genişletir. Ancak çocukların varlığı, aynı zamanda evlilik ilişkisi için yepyeni bir sınavın başlangıcıdır. Çiftler, tüm zaman ve enerjilerini çocukların bakımına ve geleceğine adadıklarında, farkında olmadan birbirlerini ihmal etmeye başlayabilirler. Eşlerin, ebeveynlik rollerinin arkasında saklı kalan sevgililik bağını unutmaması gerekir. Çocukların evliliği yıpratmaması, aksine daha da güçlendirmesi için karı koca, sadece anne-baba olarak değil, birer eş olarak da baş başa vakit geçirmeye özen göstermelidir. Çocuklara sunulabilecek en güzel geleceğin, aslında birbirini loving ve birbirine saygı duyan huzurlu anne-baba modeli olduğunu akılda tutmak hayati önem taşır. Hayat her zaman düz bir çizgide ilerlemez ve her evlilik zaman zaman kriz anlarıyla karşı karşıya kalır. Maddi zorluklar, sağlık problemleri veya geniş ailelerden kaynaklanan sorunlar evliliğin zeminini sarsabilir. Bu kriz anlarını yönetebilmek, evliliğin ömrünü belirleyen en kritik beceridir. Zor zamanlarda eşlerin birbirini suçlamak, öfkeyle fevri kararlar almak yerine bir takım olmayı başarabilmesi gerekir. Sorunları biriktirmeden, "sen" diliyle suçlamak yerine "ben" diliyle duyguları ifade ederek konuşmak, evlilikteki çatışmaları birer savaşa değil, birbirini daha iyi anlama fırsatına dönüştürür. Kriz anlarında haklı çıkma yarışına girmek yerine, mutlu kalmanın ve çözüme odaklanmanın yolları aranmalıdır. Küsmek, duvarlar örmek ve eski defterleri sürekli açmak evliliğin huzurunu baltalayan en büyük hatalardır. Gerçek bir kriz yönetimi, fırtına koptuğunda gemiyi terk etmek değil, dümene birlikte geçip o fırtınadan daha da güçlenerek çıkmaktır. Uzun yıllar aynı yastığa baş koymanın ve evliliği bir ömür boyu mutlu kılmanın sırrı ise sabır, esneklik ve bitmeyen bir sadakatte gizlidir. Yıllar geçtikçe insanlar değişir, olgunlaşır ve hayata bakış açıları farklılaşabilir. Uzun evliliklerin sırrı, bu değişimlere ayak uydurabilmek ve eşinin yeni haline de yeniden aşık olabilmeyi becermektir. Hayatın müşterek olduğunu unutmamak, hem maddi hem de manevi yükleri birlikte sırtlamak, eşler arasındaki "biz" bilincini her zaman taze tutar. Birbirinin ailesine gösterilen saygı, küçük kusurları görmezden gelme olgunluğu ve affedici olabilmek, zamanın yıpratıcı etkilerine karşı evliliği korur. Sonuç olarak, huzur ve mutluluk dolu uzun bir evlilik, emek isteyen canlı bir organizma gibidir. Karı koca arasındaki sevgi, saygı ve güvenle harmanlanmış bir yaşam, zamanın tüm sınavlarını başarıyla geçer ve eşlere sadece bir yuva değil, ömür boyu sığınılacak en güvenli limanı ve kendilerine ait özel Cenneti sunar.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23