Azrail’in haberi ya da seçim...

16 Ocak 2018 Salı

Bir gazeteci olarak en çok karşılaştığım sorular; bu yıl seçim olur mu, seçim tarihi ne zaman, yerel seçimler öne alınır mı? “Benim de kesin bir bilgim yok. Hükümet üyelerinden ya da partiden bir bilgi almış değilim” diyerek ardından şunu ekliyorum; “Bunca yıllık tecrübeme dayanarak seçim olur”. Hükümet yetkilileri “bu yıl seçim olmayacak” diyorlar. Gerek kapalı toplantılarda gerekse basına açık yapılan toplantılarda seçim yok deniliyor. Öyle hârcıalem filan yok denilmiyor. Altı da üstü de kalın kalın çizilerek seçim yok deniliyor. Öte yandan; Milliyetçi Hareket Partisi de seçim yok diyor. Gerek iktidar gerek muhalefet seçim yok diyorsa seçim olmaz demek gerekir diyenler çıkabilir. Ancak ben farklı düşünüyorum. Peki, neden seçim olur? Bunun nedenlerini sıralayalım.

Bir kere taşerona kadro verilmesi meselesi devasa bir adımdır. Yaklaşık bir milyon kişiye kadro veriliyor. Bu kadar işçinin bütçeye çok ağır bir yükü olur. Bir milyon kişinin ailelerini de düşünürseniz en az beş milyon kişiyi ilgilendiriyor. Böyle olunca da seçim akla yatkın hale geliyor. Bu kadar geniş bir kitleden oy almak gerekir. Ayrıca hükümetin de bu kitleden oy almak istemesi en doğal hakkıdır. Bugüne kadar atılmamış tarihi bir adım atmışlar.

Biz de bu köşede yazdık. Taşerona kadro veriliyorsa KİT’lerde çalışanlara da verilsin. 50 bin kişi dışarıda kalıyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan harekete geçti. Bu kardeşlerimiz de kadroya alınacak. Hükümet cenahına baktığımızda tam bir seferberlik hakim. Hiçbir alan boş bırakılmıyor. Hükümet ülkeyi şantiyeye çeviriyor. O nedenle seçim havası görüyorum. Bir diğer konu memur alımı meselesi. Başbakanımız yaklaşık 150 bin kişinin kamuya memur olarak alınacağını söyledi. Ayrıca 40 bin kadar öğretmenin ataması yapılacak.

Öte yandan; yardımcı doçentlik kadrosu kaldırılıyor. Bu köşede yazmıştım. Bir dil sınavı yüzünden yüzbinlerce yardımcı doçentin hayatı kararıyor. Çok birikimli isimler kadro alamıyorlar. Bu saçma uygulamadan vazgeçiliyor. Cumhurbaşkanımız bu konuda haklı bir tespitte bulunarak yaraya parmak bastı. Yardımcı doçentlik kadrosu kaldırılarak çok önemli bir sorun çözülüyor.

Milliyetçi Hareket Partisi ile de ittifak görüşmeleri başladı. Bir komisyon kuruldu. MHP komisyon üyelerini açıkladı bile. Bu tabloya bakılınca ciddi bir seçim hazırlığı gözüküyor. Öte yandan; bazı küçük siyasi partilerin de bu ittifaka katılmak için zemin yokladığı biliniyor.

İmar barışı meselesi de çok önemli. Milyonlarca vatandaşımızı ilgilendiren imar barışı düzenlemesi de seçim için bir gösterge. Bu konuda mağdur olanlar var. Gerek vatandaşlarımızdan gerek müteahhitlerden. Bu konuda yapılacak düzenleme önemlidir. Tekrar yazıyorum. Hükümetin bu konularda adım atması doğaldır. Hükümetin işi vatandaşın işini kolaylaştırmaktır. Vatandaş da, kendi işini kolaylaştıran hükümetin işini kolaylaştırır. O partiyi iktidara getirir ya da iktidarda tutar.

Kayseri’de rahmetli Fedakâr Gülderen Hocam vardı. Çok âlim ve takva ehliydi. Bir hikâye anlatırdı. Hikâye şöyle: “Bir adam Azrail’le arkadaş olmuş. Adam Azrail’e demiş ki; ‘Bir ricam var. Ölmeden önce bana haber verir misin?’ O da ‘olur’ demiş. Aradan yıllar geçmiş. Azrail adamın canını almaya gelmiş. Adam birden şaşırıp demiş ki ‘Ayıp olmuyor mu? Hani bana ölmeden önce haber verecektin.’ Azrail de ona ‘Ben sana çok haber verdim. Nasıl mı haber verdim? Dişin döküldü anlamadın. Saçına aklar düştü anlamadın. Belin büküldü anlamadın. Peki, ben sana daha nasıl haber vereyim.’ ” 

Ben de buradan sizlere haber veriyorum. Kadro, maaşa zam, af, esnafa destek seçimin habercisidir.

 

YORUM YAZ

  • Emin ErsoyEmin Ersoy1 ay önce
    Sinan abi valla yazıyı güzel bitirmişsin