THY- Euroleague

Cumhuriyet Üniversitesi’nin kalbinde Kudüs vardı...

25 Aralık 2017 Pazartesi

Her yer Filistin oldu... Yer gök Filistin...

Türkiye Filistin oldu... Sivas Filistin...

Terörist İsrail askerleri tarafından elleri kelepçelenerek kafeslere tıkılan çocuklar... 

Bir grup silahlı İsrail askeri tarafından elleri kelepçelenip, gözleri bağlanarak dipçikle dövülen henüz 14 yaşında bir çocuk... 

İsrail askerleri tarafından tutuklanarak cezaevine konulan down sendromlu genç... 

Bir gece baskınıyla sıcak yatağından alınan küçük kız çocuğu...

Hayır, hayır... Kupkuru “Kahrolsun İsrail” sloganlarıyla olmaz artık...

Resmi kınamalarla olmaz...

Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun dediği gibi “yere batsın resmî açıklamalarınız” noktasına geldik artık!

Bize, Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi İsrail’e “one minute” ayarı veren liderler lazım! 

İsrail’le gizli saklı ittifak yapan korkak Müslümanlar değil, Erdoğan gibi “İsrail bir terör devletidir” diyen cesur liderler lazım!

Bu kadar canavarlaşmış bir terör devletine karşı susmak değil... Toplumsal duyarlılığı artırmak için daha çok şey yapmak lazım!

Sadece İsrail aleyhine sloganlar atmak yetmez!

Stephane Blet’in de söylediği gibi İsrail mallarını boykot etmek lazım! 

Kudüs konusunda toplumsal duyarlılık ve farkındalık oluşturmak adına eli taşın altına koymak, çeşitli alanlarda faaliyetler yapmak lazım! 

Şeytan mola vermiyor madem... Bizim de boş durmamamız lazım...

İşte Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Alim Yıldız da bu anlamda Selahaddin-i Eyyubi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ayak izlerini takip edenlerden...

Öyle bir-iki resmi kınamayla meseleyi geçiştirmeyen, elini taşın altına koyan kimselerden... 

Cumhuriyet Üniversitesi’nde, “KUDÜS’E EVRENSEL BAKIŞ ÇALIŞTAYI” düzenleyerek, Sivas’ta cayır cayır bir Kudüs uyanışını tetikledi.

Dr. Nevaf Takruri’nin ifadesiyle, “Kudüs, bu ümmetin şerefidir!” çünkü... “Bu ümmet Mescid-i Aksa’yı kaybederse, şerefini de kaybeder!”

Takruri, “Bu şeref, Recep Tayyip Erdoğan’a nasip oldu! Biz onu bu zamanın Selahaddin-i Eyyubi’si olarak kabul ediyoruz. Filistinliler olarak sonuna kadar Tayyip Erdoğan’ın arkasındayız!Erdoğan, Hadimul Haremey’ndir. Mescid-i Aksa’ya sırtını dönenler, Mescid-i Haram’ın hizmetkârı olamazlar! İstedikleri kadar Mescid-i Haram’a hizmet ettiklerini iddia etsinler...”

“Allah, Erdoğan’ın mücadelesini mübarek kılsın! O sadece Kudüs’e Filistin’e değil, Myanmar’a, Pakistan’a, Suriyelilere sahip çıktı!”

Kudüs içimize işledi sanki... Üstümüze başımıza sindi Mescid-i Aksa’nın hüznü...

Prof. Dr. Mehmet Görmez’in de ifade ettiği gibi... “İslam ümmetinin hüznü ile Mescid-i Aksa’nın hüznü arasında bir bağ vardır” belki...

Bu programda Dr. Ahmed El-Umeri gibi nefes kesen hitabetiyle söz alan çok kıymetli konuşmacılardan da söz edeceğiz inşallah!

Lakin şimdi, Kudüs’ü de yanımıza alıp çekip gitme vakti... Yollarda kar, gönlümüzde Mescid-i Aksa’nın hüznüyle...

 

YORUM YAZ