THY - Ramazan

Evlilikte ‘savcılar göreve’, gecelik ilişkide ‘beden benim, sana ne?’

05 Şubat 2018 Pazartesi

İstanbul’da bir hastanede.. 18 yaşından küçük kızların doğum yaptıkları bilgisi yayılınca.. Kızılca kıyamet koptu..

İstanbul Valiliği topa tutuldu.

Hastanenin yetkilileri linç edildi..

Savcılık bile, yargısız infazdan nasibini aldı..

Tabii ki nikâh dışı, rıza dışı, gayriahlaki birliktelikler var ise, tasvip etmemiz mümkün değil..

Ama tarafların rızası ile.. 

Herhangi bir hile veya aldatma olmaksızın.. 

Hem eşlerin, hem ailelerinin onayı ile kurulmuş, 15 yaşından büyüklerin evliliklerinin, sırf “resmi nikah kıyılamadığı” için suçmuş gibi gösterilmesi, hastaneye doğum için gelenlerin savcılığa bildirilmemesinin de ayrıca “kamu görevlisinin öğrendiği suçu bildirmeme” suçu olarak nitelendirilmesi, bence küçüklerin korunması amacına matuf bir kampanya değil.

Esas amaç, “evliliğe karşı oluşturulmak istenen direnç”tir..

İtiraz mı ediyorsunuz..

“İtiraz” ne kelime.. “İsyan” mı ediyorsunuz?

Durun, isyan etmeyin, haksız mıyım, anlamak için önce kanunu okuyalım:

Maddenin başlığı, “Reşit olmayanla cinsel ilişki” şeklinde.. 

Madde metni de şöyle: “Madde 104- (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Demek ki ne imiş?

15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış kişilerin cinsel birliktelikleri normalde serbest imiş.. Şikayet edilirse, suç imiş..

Yani şikayet yok ise, kimseye ceza yok imiş!

Bana soracak olursanız..

Şikayet şartını kaldırsınlar..

Nikâh kıyanlara da, kıymayanlara da aynı cezayı verseler.. Bu şekildeki bir uygulamayı, kendi içinde tutarlı görürüm..

Ama..

Sosyetedeki erkek ve kızların, lise çağına inmiş bir gecelik cinsel birlikteliklerinin, şu veya bu sebeple “şikayet” de olmadığı bahanesinin arkasına saklanılarak takipsiz kaldığı bir ülkede.. 

Dini nikâhlarını kıyarak aile kurmuş 15 yaşından büyüklerin, doğum için hastaneye geldikleri sırada taciz edilmeleri.. 

Onların eşlerinin de suçlu imiş gibi, şikayet dahi olmadan savcılıklara gitme zorunda bırakılmaları, açık bir “aile” düşmanlığıdır.. 

“Aile kurumu” karşıtlığıdır..

“Ali bey, haksızlık yapıyorsunuz.. Önyargılısınız. Aile düşmanlığı sözkonusu değil” diyenlere..

“Buyrun, aile kurumu düşmanlığı mı, değil mi, siz karar verin.. Somut bir test” diyorum..

Ve açıyorum Posta gazetesinin cinsel hayatla ilgili sayfasını..

Açıyorum Hürriyet’in Güniz abla sayfasını..

Açıyorum, benzeri gazetelerin, benzer sayfalarını..

Dikkat buyrun internet sitelerinin hiç lafını etmeye bile gerek yok.. Oradaki facia çok çok daha rezil boyutlarda..

Ama Türkiye genelinde yayınlanan gazetelerin sayfalarındaki anlatımlardan örnek veriyorum: “17 yaşındayım. ... birlikteliğim oldu.. ...” diye başlayıp giden hemen her günkü itiraflara bakın.. “16 yaşındayım.. Arkadaşımla ...”

Bir hastanedeki 18’in altındaki yaşta doğum yapan çocukları haber yapan Hürriyet muhabiri Dinçer Gökçe, acaba kendi gazetesini okumaz mı? 

Güniz ablasını hiç okumaz mı? 

Güniz ablasındaki, 18 yaşından küçüklerin anlattıkları cinsel birliktelikleri görmez mi?

Niye haber yapmıyor Dinçer Gökçe, “Şok.. şok.. şok.. Güniz ablanın köşesinde suç itirafları.. Son bir yıl içinde, 18 yaşından küçük 100 çocuğun itirafları Güniz ablanın köşesinden yayınlandı. Güniz abla ifadeye bile çağrılmadı. Mektupların kendisine hangi adresten geldiği, hangi mailden geldiği sorulmadı” diye niye sormuyor?

Dertleri evlilik kurumu düşmanlığı değil ise..

Güniz ablayı savcılığa çağırmayanlar için tek kelime etmezlerken, doğum yaptığına göre, çok büyük ihtimalle evlilik ilişkisi kurmuş 15-18 yaş arasındaki kişileri, ortada şikayet olmadığı halde, suç mağduru gibi niye göstermeye çalışıyorlar?

Hastaneye doğum için gelen bayanları ve eşlerini savcılığa gönderenler ve böylece belki de hamile insanları merdiven altı dediğimiz ilkel şartlarda doğum yapmaya mecbur bırakanlar.

Hürriyet’teki, Posta’daki, Sözcü’deki bu anlatımların faillerini bulup, niye savcılığın ifade almasını sağlamıyorlar?

Savcılığı göreve çağırmak için, kriter 15-18 yaş arasındaki kızların evli olmaları mı? 

Evli olmadan ilişkiye giren, aynı yaş grubundaki kızlar için niye savcılık göreve çağrılmıyor?

Suçun oluşması için, cinsel yakınlaşma yeterli..

Doğum olması gerekmiyor..

Niye illa doğumlara odaklanılıyor?

Niye kendilerini dini nikâhlı olarak tanıtan eşlerin üzerine gidiliyor?

Evlenmeden.. 

Doğum yapmadan..

Birliktelik yaşayanlar, niye görmezden geliniyor?

Burdan anlaşılıyor ki, hastanede doğum yapanları savcılığa götürme baskısı kuranların dertleri, aslında 18 yaşından küçüklerin cinsel istismarı değil. 

Onların dertleri; evlilik içinde bu birlikteliğin olması.

Karşı çıktıkları, 18 yaşından küçüklerin cinsel birlikteliği değil. Hatta onlar, 18 yaşından küçüklerin cinsel birlikteliklerinin serbest olmasını da istiyorlar..  İstedikleri için de, kanunda 15 yaştan büyüklerin cinsel birlikteliği, şikayet halinde suç olarak düzenlendi.. 

Ama bu hokkabazların yasak olmasını istedikleri, 18 yaşından küçüklerin, evlilik kurumu içindeki cinsel birliktelikleri..

Bilmem, yaptığımız test, muhataplarımızın kötü niyetini deşifre etti mi? 

 

YORUM YAZ