Hani CHP Atatürk’ün partisi ve baba ocağıydı?
Hani CHP Atatürk’ün partisi ve baba ocağıydı?
Muhammet Kutlu
Kim ne derse desin, iki kafadar Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel, 2023’te ele geçirdikleri 103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) üç yıla kalmadan şahsi hırslarıyla paramparça edip enkaza çevirmiştir.
Çok mu üzüldüm, tartışılır. Ama bir durumu ortaya koymak üzere, aklım erdiğince bazı tespitlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öte yandan, sade bir vatandaş olarak beni şaşırtan, ağızlarını her açtıklarında “Atatürk’ün iki büyük eserinden biri Cumhuriyet, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir”, “Cumhuriyet Halk Partisi Atatürk’ün partisidir”, “CHP Genel Başkanlığı, Atatürk’ün mirasıdır”, “CHP baba ocağıdır” diyen Özgür Özel ve arkadaşları, mahkemenin tamamen hukuki bir süreç içerisinde, dosyadaki bilgiler ve belgeler ışığında verdiği tedbirli “mutlak butlan” kararı ile Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin geri dönmesi sonrası yönetimi kaybettikten sonra takındıkları tavır.
Mutlak butlan kararı sonrası adeta Özgür Özel ve arkadaşlarının kimyası bozuldu, nevri döndü.
Hemen hemen hepsini o makamlara getiren, milletvekili seçtiren Kemal Kılıçdaroğlu’na ağza alınmayacak hakaretlerde bulundular, trolleri üzerine saldılar.
Her etkinlikte yandaşlarına “Hain Kemal” diye sloganlar attırdılar.
Kılıçdaroğlu’nun dışında, bağımsız Türk yargısına dahi ağza alınmayacak hakaretlerde bulundular.
Hatta bağımsız yargıya “Saray yargısı” demeye başladılar.
Butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu geri döndüğünde de “CHP sarayın işgalinde” şeklinde tezviratlarda bulundular.
Siyasi mücadele içinde gerginlikler, ayrılıklar normaldir. Demokrasinin en önemli özelliği, görüş ayrılıklarının bir arada uygarca yaşamını sürdürmesi, farklı görüşteki insanların barış içinde yaşayabilmesidir.
Ama bunlar kendi hatalarıyla, usulsüz işleriyle ortaya çıkan durumu dahi kabullenmeyip sürekli başkalarını suçlamayı tercih ediyorlar.
Sonuç olarak da iş CHP’den çok sayıda milletvekilinin kopup Özgür Özel liderliğinde yeni bir parti kurmasına kadar vardı.
Fakat hepimizi şaşırtan, Özel ve arkadaşlarının hoşlarına gitmeyen bir durumla karşılaştıkları anda “Atatürk’ün partisi”, “Kurucu parti”, “Baba ocağı” dedikleri CHP’yi terk edip, sokağın karşısında rakip bir parti kurması.
Öyle hırslılar ki, CHP’den çok sayıda milletvekili koparıp ana muhalefet pozisyonunu da elinden alacaklarını söylüyorlar.
Yakıp yıkıp gitmeye hazırlanıyorlar.
Hani Atatürkçülük onlar için her şeydi, hani Atatürkçülük bir yaşam tarzıydı? Hani CHP Atatürkçülüğün baba ocağı ve merkeziydi?
Demek ki Atatürkçülük onlar için fazla bir değer ifade etmiyormuş. Demek ki Atatürkçülük, Cumhuriyet, kurucu değerler falan hepsi işlerine geldiği zaman kullanacakları, işleri bittiğinde ise kaldırıp atacakları bir şeymiş.
Benim vasat bir zekayla yaşananlardan anladığım bu…