• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

% 90 oy alacağım diyordu, şimdi partiden kaçıyor

23 Temmuz 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

% 90 oy alacağım diyordu, şimdi partiden kaçıyor

Ali Karahasanoğlu

CHP’den ayrılacaklarda bir hava bir hava.

Düne kadar, “CHP bizim baba ocağımızdır. Atatürk’ümüzün partisidir. Ondan bize emanettir” diyenler..

CHP grup toplantısı adı ile toplanıp, partiden ayrılmanın propagandasını yapıyorlar.

“Ayrılıyoruz” diyorlar.

Bir türlü ayrılamıyorlar.


Salı günkü toplantıda ayrılma mesajı verildiği halde, ilk gün sadece Murat Bakan CHP’den istifa etti..

Daha da başka istifa eden yok..

Hani gelinler için söylenir, “Hem ağlarım, hem giderim” diye..

Bunlar hem ağlıyorlar, hem de gitmek nedir, bilmiyorlar..


Dün geç saatlere kadar Özgür Özel’en bir istifa açıklaması gelmedi..

Ama grup toplantısında, ayrılacağını söylemişti. 


 

Hatta Ekrem İmamoğlu”nun İBB kasasından dağıttığı reklamların ödemeleri yapılan gazetelerin hemen tamamı, 2 milyona varan CHP üyelerinin istifa için e-devlete girdikleri ve bu sistemi kilitlediklerini, 374 bin kişinin CHP’den istifa ettiğini iddia ettiler..

Rakam doğru mudur, değil midir bilmiyorum.

Ama AK Parti’nin üye sayısının 11 milyonu aşkın olduğunu hatırlatırsak, CHP’nin üye sayısının da, istifa ettiği ileri sürülen üye sayısının da ne kadar komik miktarlarda olduğunu anlamış oluruz..


Dün Akit tv’de hafta içi hergün saat 10.30’da yayına giren Manşetlerin Dili programını birlikte yaptığımız Fatin Dağıstanlı haklı olarak sordu: “e-devlet’te bir kilitlenme sözkonusu ise, YKS sonuçlarının salı sabahı açıklanmasından kaynaklanmış olma ihtimali, CHP istifalarına kıyasla daha güçlü.”


 

Gerçekten de, e-devlet’te bir kilitlenme yaşanmıştı ama, bu salı sabah saatlerinde idi.

Özgür Özel öğleden sonraki saatlerde istifa kararlarını açıkladığına göre, ve eğer bir istifa furyası gerçekten başladı ise, bunun e-devlet’i sabah vakti kitleme ihtimali mümkün değil.

Olsun, her şeyi algı ile yürüten bir CHP kafası var, karşımızda.

Bir istifanın yanına, ikincisi eklenmemiş ama..

Onlar partinin üyelerinden nerede ise % 20’sinin istifa ettiğini söyleyebiliyorlar..

CHP kafası ile, Anavatan’ın kapitalist kafası yan yana gelince..

Yani partilerin üyeleri arasında, ne kadar kötü yanları öne çıkanlar varsa, onların hepsi bir araya toplandığında. İşte Ekrem İmamoğlu+Özgür Özel birlikteliği böylesine ironik ve uçuk algılarla karşımıza çıkabiliyor..

Ki bu Özgür Özel, daha bir hafta önce, parti içinde mücadeleye devam edeceklerini aktarıp, “2 milyon civarındaki CHP’li üye arasında seçim yapılsın, % 90 oy alırım” diyordu.

Şimdi ise, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 2 milyon üye içinden oluşturacağı kongreler vasıtası ile gidilecek büyük kurultayda, Özgür Özel’in hiçbir iddiası yok ki, hiçbir ümidi yok ki, partiden ayrılma kararı aldıklarını açıklamak zorunda kalıyorlar..


 

2 milyon üye içinde, % 90 oy alacağınızı iddia ediyorsanız..

1 milyon 800 bin üyenin sizden yana olduğunu açık açık deklare etmiş oluyorsunuz..

Öyle ise, soru şu:

Özgür Özel arkasında CHP’nin 2 milyon üyesi içinde % 90 destek olduğunu, yani 1 milyon 800 bin üyenin kendisinden yana olduğunu söylediği halde, nasıl oluyor da 200 bin üyeye mağlubiyetini şimdiden ilan edip, istifa kararı alabiliyor?

Daha vahimi, Yargıtay’ın mutlak butlan ile ilgili ne yönde karar vereceği şu an için henüz bilinmiyor..

Evet, mutlak butlan kararı, kanuna uygun bir karar gibi görünüyor ama.

Dosyadaki tüm işlemleri göremediğimiz için, belki bir şahidin dinlenmesinde. Bir savunmanın alınmasında yaşanmış eksiklik, usuli bir bozma sebebi olabilir..


 

Sonuçta belki de, Yargıtay usulden, veya esastan mutlak butlan kararını bozacaktır. Belki kararı vermeden önce, tedbir ile ilgili bir kaldırma  kararı verecektir.

Tedbir kararı kaldırıldığında, Özgür Özel, parti genel başkanlığına geri dönebilecektir.

Bunların hepsi muhtemel gelişmelerdir.. 

Bu ihtimaller önümüzde dururken, Özgür Özel ve ekibi partiden istifa etmiş olursa, genel başkanlıklarını da ve yönetimdeki yetkilerini de etkisiz bırakmış olmayacaklar mıdır?

Yargıtay tedbir kararını kaldırmış olsa bile, Özgür Özel başka partiye geçtiği için..

Genel başkanlık koltuğuna oturması mümkün olmayacaktır..

Bu durumda, yepyeni bir tartışma daha başlayacaktır..

 Özgür Özel bir başka partiye geçtikten sonra, CHP yönetiminde kendisine göre var olan hakkından da ferağat etmiş mi sayılacaktır?

Yoksa, tedbir kararı kaldırılması ile birlikte, (başka partiye geçen) Özgür Özel genel başkanlık koltuğuna oturamayacağı için, kayyım görevlendirmesi mi yapılacaktır.. 

CHP demek, sorun demek.


 

Suni sorunlar demek..

Başörtü yasağı gibi suni bir sorunu çıkarmakta da kafa yapıları bunu gösterdi..

Şimdi parti yönetiminde de aynı zihniyetin dışa vurumunu sergilediler..

Her şeye rağmen, Özgür Özel’in parti içinde mücadele yerine, başka parti kurma niyeti ve bu çerçevede yaşanan gelişmeler, özellikle yolsuzluklar ve delege satın almaları noktasında, Özgür Özel ve ekibinin, artık gerçekleri kabullenme noktasına geldiklerini gösteriyor..

Delege satın alınmalarını Özgür Özel de kabul ediyor olmalı ki, partiden istifa edeceğini açıkladı..

Yoksa, ölümüne bir mücadeleye soyunup, “Biz delege satın almadık. Mutlak butlan kararının bozulması için, ölümüne mücadele edeceğiz” demeleri gerekirdi..

Pavyonda delege satın alındığını Özgür Özel ve ekibi çok iyi biliyorlar.

Bildikleri için de, yol yakınken, kıvrak bir manevra ile, başka partiye geçerek, yediğimiz haltı unutturalım diyorlar..


 

Özgür Özel’in bir başka çıkmazı ise, şaibeli belediye başkanlarını yeni partiye alıp almama konusunda yaşanıyor.

Burda iki sorun karşımıza çıkıyor.

Şu an CHP’de bulunan belediye başkanlarının kaçının Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu öncülüğünde kurulacak partiye geçecekleri belirsiz iken, bunların çoğunun yolsuzluklara karışmış olması da da yeni parti için başka bir handikap.

Dün, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, CHP’den ayrılmayacağını açıkladı..

Mansur Yavaş da, çok net olmasa bile, aynı yönde imalarda bulundu..

Bir çırpıda, CHP’nin 2024 mahalli seçimlerinde aldığı 17.3 milyon oydan 550 bin+1.999 bin= 2.5 milyon, yani % 14 oy, yeni partiye geçmeyeceğini açıklamış oldu mu?

Adana ve Ankara’daki seçmenlerin tamamı, belediye başkanı gibi düşünmüyor olabilirler, bu söylem haklı olabilir.

Ama sonuçta, diğer illerdeki belediye başkanları da şimdilik bir açıklama yapmamış olsalar da, onlar CHP’ye geçmek istemeleri halinde, seçmenlerinin de onlara destek vereceklerini söylemek de pek mümkün değil..

Neresinden bakarsanız bakınız, CHP sorun üretme merkezi gibi..

Dün de böyle idi.

Bugün de böyle..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kemal

Hatirlayalim: Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları; Millî Görüş çizgisindeki partilerden (Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi) ideolojik bir ayrılıktan ziyade, parti içi liderlik, yönetim anlayışı ve vizyon uyuşmazlığı nedeniyle ayrılıp 2001 yılında AK Parti'yi kurdular.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23