Milli Mücadele’nin ilk kurşunu Trabzon’da mı atıldı?
Milli Mücadele’nin ilk kurşunu Trabzon’da mı atıldı?
Mustafa Armağan
Hatırlarsınız, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin unutulmaya yüz tutan kavramlarımızdan Milli Mücadele’yi, Kurtuluş Savaşı terimi yerine koyduklarını açıklamış ve beklenebileceği gibi tartışma çıkmıştı. Halbuki Milli Mücadele sadece muharebeden ibaret değildi, aynı zamanda barış girişimlerini de ihtiva ediyordu. Milli Mücadele’nin askerî kısmı olabilirdi İstiklal Savaşı veya İstiklal Harbi ama 1919 Mayıs’ı ile 1920 Ekim’i arasında barış girişimleri ve TBMM’nin açılması gibi sivil oluşumlar da yaşanmıştı. Bunların tamamınadır ki önceleri “Mücâhede-i Milliye”, sonradan “Mücadele-i Milliye” denilmişti.
Özetle “Milli Mücadele” bağımsızlık yolundaki bu barış ve savaş girişimlerinin topuna verilen isimdir.
İnkılap tarihi kitaplarımızda değiştirilmesi gereken o kadar yanlış malumat var ki. Bunlardan biri de “İlk kurşun”dur.
İlk kurşun İzmir’de, Hasan Tahsin tarafından Yunan askerlerine karşı atıldı diye ezberletilir bize ama bunu doğrulayan bir bilgiye, ne Atatürk döneminde, ne İnönü ve ne de Menderes döneminde rastlayabilirsiniz. Hatta Nutuk’ta ilk kurşunun İzmir’de değil, Ayvalık’ta atıldığı bile yazar:
“Yunan ordusu daire-i işgalini tevsi ederken, Ayvalık’a da asker çıkardı. Ali Bey [Çetinkaya], bu Yunan kuvvetine karşı, 28 Mayıs 335’te [1919] muharebeye girişti. Bu tarihe kadar, Yunan kıtaatı hiçbir tarafta ateşle mukabele görmemişti.”
Buyurun, Nutuk diyor ki 28 Mayıs’ta vuku bulan Ayvalık’taki muharebeye kadar Yunan kıtaları HİÇBİR TARAFTA ATEŞLE KARŞILIK GÖRMEMİŞTİ. Ama ders kitaplarımıza bakılırsa ilk ateş 15 Mayıs’ta İzmir’de açılmış.
Hangisi doğru?
Ders kitapları doğru yazıyorsa Atatürk Nutuk’ta yanlış bir bilgiyi mi dile getiriyor? Yok, Nutuk’taki bilgi doğruysa kitaplarda yazılanlar mı uydurmadır?
Bu arada Atatürk ömrü boyunca bırakın İzmir’de ilk kurşunun atıldığını söylemeyi, Hasan Tahsin’in adını dahi anmamıştır. Bunun ne anlama geldiğini varın siz söyleyin.
Bu arada Genelkurmay Başkanlığına bakılırsa ilk kurşunun 19 Aralık 1918 tarihinde Hatay’ın Dörtyol ilçesine bağlı Karakese Köyünde Mehmet Çavuş ve arkadaşları tarafından atıldığı beyan edilmiştir.
Peki Ayvalık’ta mı atıldı ilk kurşun, İzmir’de mi, yoksa Dörtyol’da mı?
Kâzım Karabekir Paşa bu ilk kurşun serisine bir yenisini ekler ve 27 Nisan 1919 tarihinde yani İzmir’de atıldığı söylenen tarihten 18 gün önce Trabzon’da yine bizzat Yunanlara atıldığını delillendirir. 1200 sayfalık İstiklal Harbimiz adlı hatıratının 1960 yılında neşredilen ilk baskısında aynen şunları yazar (sayfa 21):
“27 Nisanda bir Yunan torpidosu geldi. Gelecek Rum muhacirlerini yerleştirmek için bir heyet gelmiş. Bir gece bir kaç Yunan neferi sarhoş olarak bir neferimizin silâhını almak ister, neferimiz de bunlara silâhla mukabele eder ve birini öldürür. İtilâf memurları bunu mühim bir mesele addile valiye gitmişler, bana da geldiler.
Neferin mukabele-i bilmisil yapılmasını, maktule merasim icrasını istediler. Yüz vermedim. Müdafaa-i nefis ve namus olduğundan Türk neferi ceza görmedi. Yunanlılar da def olup gittiler.”
Yapı Kredi Yayınları tarafından neşredilen Günlükler’inin ilk cildinde ise aşağıdaki kayıt dikkat çeker (sayfa 591):
“Bir Yunan torpidosu limana geldi. Muhâcirleri yerleştirmek için içinde heyet varmış. Sarhoş bir Yunan neferi gece bizim neferin silahını almak istemiş. Nefer de gebertmiş.”
Şimdi bütün bunlar ortadayken hâlâ “ilk kurşun”un şerefini Sabetayist Hasan Tahsin’e vermek hem de Atatürk’ün Nutuk’una rağmen nasıl mümkün olabiliyor?