• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Seçer, Özyiğit ve Tuncer için cezaevine koştu! Özel’den ‘yiyici’ tayfaya ziyaret

‘Benim suçlum iyidir’ mantığıyla hareket eden YP Genel Başkanı Özgür Özel, yolsuzluk ve rüşvetten hapse atılan isimlere kucak açmaya devam ediyor. Özel, Mersin'deki yolsuzluk soruşturmasında tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’i cezaevinde ziyaret ederek destek verdi.

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Cengiz

Ne yapsın zorunlu gidiyor, bağlılığını söylüyor, yaptıklarımızı söylemesinler diye, anlayacağınız Tarzan zorda
  • 5 Dakika Önce

ekolojik sistem

önceden destek verdilerki destek vermeye gitmiş bir arada tarlalardan bütün gandici gaftci götürücü sistemim başı ekolojik sisteme destek veriyordu artık ekolojik sistemin her yetden çöktüğünü gördü kimbilir yarınlarda ekolojik sistemin.içindekilerde biz özgür değilsek sen nasıl özğür olursun diye sistemin içindeki yerini gösterirler
  • 19 Dakika Önce

GENÇTÜRK

KOCAKAFA nin yediği rusvetlerin hesabını kim soracak? Ozkan Yalım ve Muhittin Böcek rüşvet verdim diye bas bas bağırdılar. Ancak iktidardan tık ses yok. Neden acaba? Chp yi böldüğü için mi sabrediyorlar ve göz yumuyorlar ? O zaman bu ülkede adalet olduğuna dair kimseyi inandıramazsınız.
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Siyasetin Ahlak Sınavı: Yolsuzluk İddiaları ve "Bizimki" Savunması Siyaset, özü itibarıyla topluma hizmet etme ve kamusal kaynakları adil bir şekilde yönetme iddiasıyla yola çıkar. Ancak bu iddianın inandırıcılığı, sadece seçim meydanlarındaki vaatlerle değil, kriz ve şaibe anlarında sergilenen ahlaki duruşla ölçülür. Son dönemde Mersin’de yaşanan yolsuzluk ve rüşvet operasyonları ve sonrasındaki siyasi refleksler, Türkiye'de siyasi ahlakın ve hukuka bakışın ne denli derin bir sınavdan geçtiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlük gibi suçlar, sadece hukuki birer ihlal değil; doğrudan tüyü bitmemiş yetimin hakkına, halkın emeğine ve devletin saygınlığına yapılmış açık birer saldırıdır. Bu tür ağır suçlamalarla karşı karşıya kalan figürlerin, arkalarındaki siyasi güç ne olursa olsun yargı önünde hesap vermesi, temiz bir toplumun en temel şartıdır. Fakat ne yazık ki Türk siyasi tarihinde sıkça görülen "benim suçlum iyidir" mantığı, bugün de kendini açıkça göstermektedir. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan belediye başkanlarını cezaevinde ziyaret ederek onlara açık destek vermesi, bu tehlikeli anlayışın en somut örneklerinden biridir. Siyasi liderlerin, üzerlerinde ciddi şaibeler ve hukuki suçlamalar bulunan isimlerin arkasında durması, toplumdaki adalet duygusunu derinden yaralamaktadır. Yolsuzlukla suçlanan kişilere "moral ziyareti" adı altında kucak açılması, suça karşı gösterilmesi gereken sıfır tolerans ilkesini zedelemektedir. Bu tür yaklaşımlar, toplumda "siyasi koruma altında olanlar için hukukun işlemeyeceği" algısını beslerken, gayrimeşru yollara tevessül etmeyi düşünenlerin de cesaretini artırmaktadır. Hırsızlığa, yolsuzluğa ve usulsüzlüğe karşı amasız, fakatsız net bir duruş sergilemek yerine, parti aidiyeti üzerinden bir koruma kalkanı oluşturmak, siyasetin ahlaki zeminini kaybetmesine neden olur. Sonuç olarak, kamu kaynaklarının yağmalanması iddiaları karşısında takınılması gereken tek tavır, hukukun bağımsız işleyişine saygı duymak ve suçluya kimliğine bakılmaksızın mesafe koymaktır. Siyaset kurumu, kendi içindeki çürümeyi "siyasi kumpas" argümanlarının arkasına saklanarak aklamaya çalıştığı sürece toplumsal güveni yeniden inşa edemez. Temiz bir gelecek ve adil bir yönetim, suça ve suçluya ideolojik kılıflar bulmadan, haksızlığın karşısında dimdik durabilen bir siyasi iradeyle mümkündür. Siyasi aidiyetleri ne olursa olsun, halkın emaneti olan belediye kaynaklarını şahsi çıkarları için yağmalayan, ihalelere fesat karıştırarak kamuyu zarara uğratan ve tüyü bitmemiş yetimin hakkına el uzatan her kim varsa, toplum vicdanında ve hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Yerel yönetimleri birer hizmet kapısı değil, rüşvet ve usulsüzlük çarkı olarak gören bu alçak zihniyete karşı amansız ve tavizsiz bir mücadele yürütülmesi, temiz siyasetin en temel şartıdır. Unutulmamalıdır ki, milletin parasıyla ceplerini dolduranların ve bu kirli düzeni korumaya yeltenenlerin aklanması; sadece adaleti zedelemekle kalmaz, toplumsal ahlakı da temelinden sarsar. Türkiye’nin aydınlık geleceği, kamu kaynaklarını talan eden bu yapılara siyasi kalkan oluşturmadan, hukukun tarafsız eliyle hesap sorulabildiği gün inşa edilecektir.
  • 1 Saat Önce

tek

bunların topu hırsız fon olayında niye öyle çeneleri düşmüştü korkularından gidiyorlar çünkü ötmesinler diye yoksa yanarız diyor
  • 2 Saat Önce

Vahap seçen hakkındaki iddia.

İhalede devleti 41 milyon lira zarara uğratmak.. 891 milyara çökenler dışarıda...Ne adalet ama.

Mustafa

Memleket yiyen yiyene olmuş ama kimse bu hususta akp'nin eline su dökemez. Kim kul hakkı yiyorsa haram zıkkım olsun. Nasıl memleket olduk böyle Allahım sen bizi vatan hainlerinden, katillerden, dolandırıcılardan, fon vurguncularından koru.
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23