• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI

Köse’nin hayatı hani “başarı hikayesi”ydi?!..

26 Mart 2026
A


Zekeriya Say İletişim: [email protected]

Köse’nin hayatı hani “başarı hikayesi”ydi?!..

ZEKERİYA SAY

Erol Köse!

90’lı yıllarda, Türk popunun sözümona “en üretken” yapımcılarından biriydi.

Kariyerinin zirvesinde iken “Sivri dilli ünlü yapımcı” olarak biliniyordu.

Onun eline bakanlar, Köse’ye iltifat üzerine iltifat yağdırıyordu.


Mesela “mega star” diye lanse edilen Tarkan, kendi kasetlerini çeken Köse’den “ülkenin gururu” diye övgüyle bahsediyordu.


Hadise, “Çalışkan ama obez” diye takılıyordu.

Acun Ilıcalı ile şarkıcı Hande Yener ise Elazığ’da bir “emekli astsubay”ın oğlu olarak dünyaya gelen Köse’nin hayatı için İstanbul Maslak’taki bir rezidansın 16. katından atlayarak son bulacağından habersiz şekilde, “Bir başarı hikâyesi” yorumunu yapıyorlardı.

Saba Tümer gibi bazı isimler de “Onda Reha Muhtar’dan sinmiş bir sunilik var” dese de…


Aforizmaları ile ünlü Nihat Doğan, “Onun söyleminde İslamik bir söylem vardır. Cuma hutbeleridir söylemleri. Sanki vaaz verir gibi konuşur” diyerek, Erol Köse’ye manevi bir anlam yüklemeye çalışıyordu.


Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Erol Köse ise Anadolu’nun bağrından kopup geldiği “sanat-sepet” camiasına karşı aynı hisleri taşımıyordu.

Bir röportajda, sanat camiasındaki birçok ünlüyü açıkça “psikolojik hasta” ilan etmişti.

“Haluk Bilginer her gün karısı Zuhal Olcay’ı dövüyordu, ben pansuman yapıyordum” iddiasıyla başlayan…


“Ham çökelek” Atilla Taş’ın, “Unkapanı’nda çaycı iken ünlü olduktan sonra 1 yılda 1 milyon dolar” kazandığını…

Taş’ın sonra şöhreti taşıyamadığını ve uyuşturucuya düştüğünü…

Kimse onu haber yapmayınca da dikkat çekmek için Taş’ın kendisini emniyete “uyuşturucu kullanıyorum” diye ihbar ettiğini, Köse’nin ifşaatlarıyla öğrenmiştik.



Uzan ailesiyle ile birlikte çalıştığı dönemde Hakan Uzan’ın yakın arkadaşı olan…

Yurt dışından “porno oyuncusu” getiren Hakan Uzan hakkında, “Bunu kimse bilmez. Namazında niyazında biriydi. Adam bizi her Cuma alır, biraz da yemeğe düşkündü, “Erol” derdi, “Bugün İskender yiyelim, o zaman Ulu Camii’de namaz kılalım helikopterle gideriz” derdi. Bursa’ya giderdik” şeklinde, yıkama yağlama seansları çeken…

2002’de Dünya Kupası için gittikleri Kore’de yedikleri “köpek eti” dâhil her haltı işleyen Erol Köse de aslında eleştirdiği sanatçılar gibi “ruhen” hastaymış.


Dışarıdan gençlere empoze edilen o “ışıltılı hayat” onu da tıpkı meslektaşları gibi adım adım çürütmüş.

Sahte dostlardan, yapmacık gülümsemelerden bunalarak evine kapanan ve kendini alkole veren Erol Köse’nin o sefih hayatı, arkasında bıraktığı “Kimse sorumlu değildir” şeklindeki intihar notu ile sona erdi. 

İşin tuhaf yanı ise…

Köse’nin intiharının yankıları sürerken, malum camia yeni kurbanlarını adım adım uçuruma sürüklüyordu. 


Daha Köse’nin naaşı soğumadan, aralarında Hande Erçel’in, Didem Soydan’ın, Güzide Duran’ın bulunduğu 16 ünlü hakkında gözaltı kararı verilmesi, “şöhret” adı verilen insan öğütme makinesinin dur durak vermeksizin çalıştığını gözler önüne serdi. 

Yıllarca “star” diye pazarlanan ve gençlere rol model olarak sunulan “çalgı çengi takımının” aslında ne kadar “acınacak” durumda bulundukları  bir kez daha tescillendi.

Uyuşturucunun yanı sıra alkol, kumar, fuhuş belasının pençesinde kıvranan bu insanların, cezaevinden çıksalar da ya huzurevinde ya hapiste ya da bir intihar notunda son bulacak bir karanlığa doğru adım adım ilerledikleri açıkça görüldü.


Zira…

Kendilerinden önceki şöhretli isimlerin tamamı genelde böyle trajedilerle hayata veda etti. 

Dolayısıyla!..

Hasta kalplerin ancak Allah’ı anmakla huzur bulacağı bir kez daha ispatlanmış oldu. 


Bu yüzden…

Bir dönemin en etkili isimlerinden olan, istediği sanatçıya para ve şöhretin kapılarını ardına kadar açarken…

İstemediği isimleri bir lokma ekmeğe muhtaç eden yapımcı Erol Köse’nin ibretlik ölümüne ve ardından yapılan ve onu yerden yere vuran açıklamalara ibretle bakmak lazım…

Bu fani dünyada bir hoş seda bırakmak istemiyorsak, çocuklarımızı ve nefsimizi, azgın azınlığın dayattığı bu seküler hayattan uzak tutmak lazım…

Allah hepimizi bu iğrençliklerden beri kılsın!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23