• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
11 Mart 2017

Dikkat edin de; “Filli Boya”, “Zilli Boya” olmasın!..

Referanduma 36 gün kaldı.

“Hayır” cephesinin lokomotifi durumundaki CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu;

“Best FM” de referandumla alakalı olarak son kez konuşmuş oldu.

Artık ne söylese nafile!

CHP’li kurmaylar, Kılıçdaroğlu’nun kendi kalesine attığı topu çıkarmakla meşgulken,

PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin 3-5 kişilik mitingleri ise dalga konusu olmaktan öteye gitmiyor.

Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan emekli subayların “Hayır Konvoyu”da halktan gerekli ilgiyi görmüyor.

Muhalefetin bu kifayetsizliği birilerini fena halde panikletmiş olmalı ki;

Almanya’nın devlet televizyonu ARD, Türkçe olarak “hayır” kampanyasını başlattı.

Almanya’nın ayrıca,

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yapacağı etkinlikleri iptal etmesi de kampanyanın diğer ayağı mahiyetinde.

Tabi,

Almanlar bilindik disiplinleriyle “hayır” için çalışır da, içimizdeki ortakları boş durur mu?

Onlar da “hayır”ın bir yerinden tutmak için, adeta “ticari risk” alarak, seferberlik ilan etmiş durumdalar.

Son günlerin en dikkat çekici çıkışı ise,

Betek Boya, namı diğer Filli Boya Yönetim Kurulu Başkanı Gözde Akpınar adlı hanımefendiden geldi.

16 Nisan’da yapılacak referandumda “hayır” oyu kullanacağını ilan eden Gözde Akpınar;

“Saint Joseph” adlı papaz okulundan mezunmuş.

 2005 yılında babası ve Filli Boya’nın kurucusu Celal Akpınar vefat ettiğinde, kızı Gözde Akpınar’a;

“Kaç kişi çalıştırıyorsan, o kadar insan akşam çorbasını içiyorsa yüzün gülsün. Eğer o kadar insan çorba içemiyorsa sen de aç kal” diye bir vasiyet bırakmış.

Tabi bir de şirketin hisselerini.

Gözde Hanım, kifayetsiz biri olduğundan olsa gerek;

25 yaşında olmasına rağmen büyük hissedarı olduğu şirketinin yönetimini profesyonellere bırakmış. 29 yaşına geldiğinde ise yönetimi devralmış.

Betek Boya, 1993’te Alman Caparol şirketinden lisans alarak boya işine girmiş. Gözde Akpınar yüzde 50’den fazla hissesiyle büyük ortak konumunda.

Alman boya devi Caparol ise yüzde 25 hisseyle ikinci sırada.

Esasen “Betek Boya” olan şirketin ismi, Alman ortak Caparol'un “fil” olan ambleminden yola çıkarak, reklamcı Ali Taran tarafından akılda kalsın diye “Filli Boya” olarak uyarlanmış.

Kanser tedavisi gören eşini bırakıp, kendisinden yaşça küçük biriyle evlenen Ali Taran, CHP’nin “Milletçe alkışlıyoruz” sloganının da isim babası.

Baba Celal Akpınar;

1997’de İSO’nun ilk 500 şirket listesine 342. sıradan girmiş.

Celal Bey 2005 yılında vefat ettiğinde, şirketi listede 114. sıradaydı.

Bugün “rol model” olarak pazarlanan kızı Gözde Akpınar yönetimindeki Betek Boya, 12 yıldır Celal Bey’in bıraktığı yerlerde geziniyor. Henüz ilk 100'e girebilmiş değil.

Anlayacağınız,

Gözde Hanım’ın şirkete kattığı somut bir değer yok.

Buna mukabil;

Aradan geçen zamanda boya sektörü Türkiye’de çok ilerleme kaydetmiş.

1998 yılında bir gazeteye röportaj veren merhum Celal Akpınar,

“Boya tüketimi insanların refah seviyesi ile ilintili” dedikten sonra Avrupa’da kişi başı 18 kg olan boya tüketiminin,  Türkiye’de 3,5 kg olmasından yakınmış.

2015 yılında ise,

Ülkemizde kişi başına boya tüketimi 11 kg seviyesine ulaşmış durumda.

Betek Boya’nın en dikkat çekici özelliği ise,  reklamlarla büyümesi.

Şirket,

reklamlarında genelde istismar politikası gütmüş, milli değerleri kullanıp haksız rekabete yol açmış.

2002 yılında Dünya kupası karşılaşmaları oynanırken gazete ve

televizyonlara “Filli Boya - Milli Boya” sloganıyla ilan vermiş.

Türk Bayrağını temsilen kırmızı ve beyaz renklerin belirgin olarak kullanıldığı reklamlara, rakip firmaların 2002 yılında, İzmir 4’üncü Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı “reklamın durdurulması” davası, ancak 2006 yılının ortalarında sonuçlanmış.

Bu arada;

“Filli Boya- Milli Boya” sloganı da Ali Taran’a aitmiş.

2009 yılına gelindiğinde ise, Reklam Özdenetim Kurulu;

“Türkiye’nin en büyüğü Filli Boya” başlıklı TV reklamı ve gazete ilanı ile ilgili olarak Betek Boya’yı uyararak, “en büyük”  ifadesini kanıtlanmadığı sürece kullanmasını yasaklamış.

Filli Boya,

2015 yılında Mersin’in Tarsus ilçesinde minibüste vahşice öldürülen Özgecan Aslan cinayetine dikkat(!) çekmek adına, televizyonlarda yarım dakika ekran kararttıktan sonra “Özgecan için” yazan bir reklam yayınlamıştı.

Gözde Hanım;

Reklamı, her ne kadar “ticari kaygı” taşımadığı, insani duygularla verdiğini iddia etse de…

Konunun uzmanları bu ilanı “viral reklam” olarak yorumlamış,

Özgecan Aslan’ın ölümünün istismar edildiği sonucuna varmışlardı.

İş bu Gözde Hanım,

Bugünlerde yine bir reklamla gündemde…

Filli Boya’nın,

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” için çektiği,  Anadolu insanını ve Atatürk’ü istismar ettiği reklamı çok konuşuldu.

Fakat asıl konuşulan, Gözde Hanım’ın attığı;

“Ağaç için #hayır

Hayvan için #hayır

Kadın saygınlığı için #hayır

Özgür haber almak için #hayır

İlim, bilim için #hayır

Evlat için #hayır” yazılı tweeti oldu.

Zira mahut tweet;

Kimyasal boyalar üreten bir firmanın sahibi için gerçekle pek fazla alakası olmayan ifadeler barındırıyordu.

Gözde Hanım,

içinde “ağaç”, “hayvan”“kadın” ve “evlat” geçen bu tweeti atarken;

İnsanlar sosyal medyada, Akpınar'a ait boya fabrikalarının bulunduğu bölgelerde, kanserli hasta sayısının, Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğuna dikkat çekiyordu.

Milat gazetesi ise bu iddiadan yola çıkarak;

Çevre ve Şehircilik Bakanlığını, Sağlık Bakanlığını, Hıfzıssıhha Enstitüsü ile belediyeleri bu iddiaları araştırmaya davet ediyordu.

**

Tabi tweet demişken,

Gözde Akpınar’ın “rol model”den ziyade,  adeta twitterda bir “trol model” gibi davrandığını fark etmiş olduk.

Meğer iflah olmaz bir muhalif olan Gözde Akpınar, hakarete varan tweetler atıyormuş.

16 Temmuz 2016’da, FETÖ’nün alçak darbe girişimi bertaraf edildikten bir gün sonra;

“Demokrasinin önemi bir kez daha belli oldu umarım. Öylesine popüler, entel dantel bir kelime değildi demokrasi. Yaşıyorsak sayesinde.” diye tweet atıp,

3 Kasım 2016’da, bu sefer;

“DEBOKRASİ” diye kelime oyunu yapması,

Hanımefendinin “halet-i ruhiye”sini özetlemeye yeter de artar sanırım.

*

Son olarak;

Gözde Akpınar’ın bireysel olarak “hayır” demesinin eleştirilecek bir yanı yok, fakat;

Dışarıda Almanların “hayır” için harekete geçtiği bir dönemde, içeriden Alman ortaklı Betek Boya’nın, “Yönetim Kurulu Başkanı” düzeyinde muhalefete başlaması oldukça manidar.

Ayrıca,

Gözde Hanım’ın;

Sosyal medya reklamlarına özel olarak önem verdiği de bilinen bir gerçek.

Eğer bu muhalif çıkışlardan;

Tıpkı 1997’deki krizlerde olduğu gibi, viral reklamlara ağırlık verip şirketini büyütme planları yapıyorsa, bu sefer kesinlikle umduğunu bulamayacaktır.

Zira,

“Yeniden Diriliş” ve “İstiklal Mücadelesi” verdiğimiz şu günlerde,

Milli değerlerimizi istismar eden, seçtiklerimize hakaret eden kim olursa olsun, yaptıklarının hesabını verecektir.

Unutulmamalıdır ki;

“boykot” halen etkili bir araç olarak önemini muhafaza etmektedir.

Türk halkı;

“Filli Boya-Milli Boya” demez, “muhalefet” kisvesine bürüdüğünüz “ihanet”in hesabını sorar.

Ondan sonra da, etekleriniz tutuşur;

“Zilli Boya” diye ortalıkla dört dönersiniz!..

Benden söylemesi!..

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23