• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yüksel Tokur
Yüksel Tokur
TÜM YAZILARI

Allah’ın bildiğini kuldan saklamadılar!

24 Mart 2026
A


Yüksel Tokur İletişim:

Allah’ın bildiğini kuldan saklamadılar!

YÜKSEL TOKUR

Ömrümüzden bir Ramazan daha gitti. Hayatımızdaki son Ramazan mıydı, önümüzdeki sene tekrar erişebilecek miyiz, garanti değil.

Şunu baştan belirteyim ki; yazacaklarım İslam’ı din olarak kabul edip, kendisini Müslüman olarak tanımlayanlaradır.

Diğerleriyle de, çok da uzak olmayan ahirette görüşmek üzere…

İslam’ın beş temel esasından olup, kutsal kitabımız Kur’an’da özellikle zikredilen, o sebepledir ki, “Ayların Sultanı” olarak adlandırılan bu kutlu ayı nasıl geçirdik? Şanına lâyık ağırlayıp gönderebildik mi?!?..


Peygamber Efendimiz bir gün minbere çıkarken, her adımda olmak üzere üç defa “âmin” dedi..

Hutbesi bittikten sonra: “Yâ Rasûlallah! Minbere çıktığınız zaman ‘âmin’ dediniz, her adımınızda bunu neden söylediniz?” diyerek sebebini sordular.

Buyurdu ki: “Cebrail üç dua etti, ben de onlara “âmin” dedim.

- Birisi: Annesine, babasına veya sadece onlardan birine ulaşmış bir evlat,
(onlara güzel hizmet edip, onların hayır duasını alıp) cenneti kazanamadıysa, ona yazıklar olsun, burnu yerde sürtünsün!’ dedi, ben de ‘âmin’ dedim.”


- İkincisi: “Sen Peygamber olarak bir kişinin yanında anıldığın zaman, sana salat-ü selâm getirmezse; ona da yazıklar olsun, onun burnu yere sürünsün’ dedi. Ben de ona ‘âmin’ dedim.”

 - Üçüncüsü: “Ramazana eriştiği halde, bir insan Ramazanın feyzinden, bereketinden istifade edememiş, Ramazan gelmiş geçmiş de hâlâ Allah’ın mağfiret ettiği bir kul olamamışsa, Allah’ın affını, mağfiretini kazanamamışsa; yazıklar olsun o kula; burnu yerde sürtsün!’ diye dua etti. Ben de ona ‘amin’ dedim.”

Ebedi yurt Cennet ayağına kadar gelmiş, fakat anne/babasına hizmet ederek fırsatı kaçırmak ne kadar da ahmaklık değil mi?..


Ümmeti olduğu Peygamberin adı yanında anıldığında, ona bir cümlelik selâm göndermek çok mu zor?..

Maddi/manevi birçok faydası bulunan bir ayı sıradan bir zaman dilimiymiş gibi boşa geçirmek, ayağına gelmiş büyük nimetleri tepmek değil midir?..

Hastalık, yolculuk, yaşlılık, kadınların özel durumu gibi meşru mazeret kabul edilip “oruç tutmamalarına izin verilenler” dışında, keyfi olarak Ramazan ayını boş gönderenler…

Ya bir de, “Allah’ın bildiğini kulundan niye saklayayım” deyip mübarek günde açıktan yiyenlere, içenlere ne demeli?..


Seni yaratan Allah çıplak olduğunu da biliyor; o halde niye elbise giyiyorsun?!?..

Aslında bunun gerçek tanımı; “Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz”lıktır!

Bakın; bile bile oruç tutmamak başka; ama açıktan yemek bambaşka..



Şöyle ki; özürsüz, kasten oruç yemek büyük günahlardandır. Ama; açıktan yemek, Allah’a meydan okumak gibi olup, insanı küfre götürerek imansız ölmeye neden olabilir.

Ayrıca; bu büyük günahı işleyenlere mekânlarını açarak, onları yedirip içirenler de işlenmiş bu suça ortaktırlar.

Keşke; bu suçun “kime karşı işlendiğinin” farkında olabilseydiniz!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İzmirli Öğretmen

Yüksel ağabey şu Süleymancilarla ilgili bir yazı yazar mısınız. Bu sol aşkları nereden geliyor. Eskiden Ecevit'e verirlerdi şimdi CHP'ye.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23