Ulusalcı emekli generaller, solcu gazeteciler utanacaklar mı?
Ulusalcı emekli generaller, solcu gazeteciler utanacaklar mı?
ALİ KARAHASANOĞLU
“Rusya’dan S-400 alırsak, ABD tabii ki F35’lerden vazgeçer” diyen, bu ülkenin emekli amirali, emekli generali, bugün dahi emekli maaşını almaya devam ediyor..
Hiç utanmıyor..
Emekli maaşı aldığı kendi ülkesini haksız, dünyaya kendi kafasına göre nizamat vermeye kalkışan ABD’yi haklı gören emekli generaller, dün söylediklerini unutup, bugün yeni yalanlarla, kendi ülkelerinin seçilmiş cumhurbaşkanına laf yetiştirmeye çalışıyorlar..
Dünya devletlerinin liderlerini öldüren, kaçıran ABD’ye destek çıkıp, kendi ülkesini kamu bankası üzerinden suçlu ilan etmeye kalkışan gazeteciler, hiç utanmıyorlar, bugün dahi yalan haberlere imza atmaya devam ediyorlar..
“Türkiye’deki yöneticiler hakkında çok önemli belgeler, FBI’ın elindeki dosyada” şeklinde ahlaksızca yaptıkları haberler, bugün arşivlerde yerlerini koruyor.. Bu haber görüntülü algı operasyonları ile, Amerika’nın yalakalığını yapanların kimliklerinde hâlâ Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldukları yazılı..
“Amerika Birleşik Devletleri’nin elinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkında, çok önemli malvarlığı bilgileri var. Onun için Tayyip Erdoğan, ABD aleyhine laf edemiyor. Onun için ABD F35’leri vermediği halde, üstüne bir de CAATSA yaptırımlarını getirdiği halde, Erdoğan ABD’ye hiçbir şey diyemiyor” pespaye yalanlarını uyduran muhalif siyasetçilerimiz, bugün hâlâ iktidara alternatif olma iddiasında söylemleri ile gündemi meşgul ediyorlar..
Bu ülkede, kendi cumhurbaşkanı için, “ABD Başkanı’ndan geri dönüş telefonu beklediği için, masa telefonunun başından ayrılmıyor” diyerek ahlaksızca yalanlar savuranlar, hâlâ sosyal medyada gündem oluşturmaya devam ediyorlar, hala başka yalanları ile beyinleri zehirlemeye devam ediyorlar..
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı ile görüşmesi için, “Girdisi çıktısı 15 dakika” diye ahlaksızca yorumlarda bulunan sözde gazeteciler, bugün hâlâ ahkam kesmeye devam ediyorlar..
Onlar saldırılarını sürdüredursunlar..
ABD Başkanı Trump, Türkiye’ye geliyor ve yaptığı açıklama şöyle:
“Erdoğan olmasaydı zirveye katılmazdım”..
Haydi bakayım, “Girdisi çıktısı 15 dakika”cılar.. Dizilin sıraya ve cevap verin..
Trump’ın, “Erdoğan davet ettiği için katılıyorum” dediği NATO zirvesinde, ABD Başkanı’nın harcadığı süreyi kaç dakika ile değil, kaç saat ile değil, kaç gün ile ölçüyorsunuz..
“ABD haklı. S-400’ü alırsak, onlar da F35’leri vermezler tabii” diyen, çok bilmiş emekli generaller..
Haydi ABD Başkanı’nın şu açıklamasını yorumlar mısınız:
“CAATSA yaptırımlarını kaldırmanın zamanı geldi.”
ABD Başkanı, CAATSA yatırımı diye kendi kendilerine uluslararası hukuku da çiğneyerek uygulamaya koydukları yaptırımları, şimdi kaldırıyorlar..
O yaptıkları ahlaksız ambargoyu mahkum etmesi gereken emekli generallerimiz, o günlerde ABD’den yana tavır almışlardı, “Adamlar haklı” demişlerdi..
Şimdi, “haklı” dedikleri adamlar, o yanlıştan dönüyorlar..
Emekli generallerimiz, “Tayyip Erdoğan, ABD’yi yanlıştan döndürdü” diyebilecekler mi, yoksa kendilerine başka malzemeler bulup, oradan hainliklerine devam mı edecekler?
ABD Başkanı, “Türkiye’nin F35 alması hakkındaki son karara bugün varacağız” dedi..
Bir kısmı uzun süre AK Parti’ye siyaset yapmış muhalefetteki partilerin yöneticileri, “Erdoğan’ın malvarlığı konusunda ABD Başkanı’nnı elinde çok güçlü deliller olduğu için, F35’leri vermemelerine itiraz edemiyoruz” şeklindeki ahlaksız yorumlarından, şimdi utanç duyuyorlar mı, yoksa yine aynı yalanlarla, “etik” (!) siyasetlerine devam mı edecekler?
Türkiye’nin ekmeğini yiyen, suyunu içen hainler, kendilerine güvenlik uzmanı sıfatı yakıştıran ahlaksızlar, “S-400’leri satın alamayız. ABD izin vermez” demelerinin, sonrasında “S-400’leri alsak da, kuramayız” demelerinin üzerinden, “S-400’leri kursak da, aktif durumda tutamayız” demelerinin üzerinden, “S-400’leri satmak zorunda kalacağız” demelerinin üzerinden, en son olarak da “S-400’leri şu ülkeye satıyoruz” demelerinin üzerinden, henüz aylar geçmiş iken..
Bir gazetecinin “S-400 füzeleri hakkında endişeleriniz var mı?” sorusuna üzerine, Trump’ın “hiçbir endişem yok” cevabından, yüzleri kızarmış mıdır acaba?
Türkiye için hava savunma sistemi satın alınmasından rahatsız olan, ülkemizi ABD’nin eline bakmakla mahkum edenlerin endişe ettikleri S-400’den, ABD Başkanı Trump endişe etmiyor..
Ama bizim solcu akademisyenlerimiz, liberal uluslararası ilişkiler uzmanı öğretim üyelerimiz endişe ediyorlardı..
Hatta hukukçu profesörlerimiz, “Hem S-400 hem F35, nasıl olabilir? ABD buna tabii ki onay vermez” diyerek, emperyal devletin yerli uşaklığını yapıyorlardı..
Haydi bakalım çıksınlar şimdi halkın karşısına, Trump’ın endişe etmediği konudan, onlar niye endişe etmişler, açıklasınlar..
Oysa Türkiye solcusu ile sağcısı ile birlik olsaydı..
Emekli generallerimiz, ilk günden Cumhurbaşkanımızın arkasında durup, “1974 Barış harekatı döneminde de ABD– Türkiye’ye ambargo uygulamıştı.. Biz ABD’den korkmuyoruz.. Biz ABD’ye muhtaç değiliz.. Verecekleri hava savunma sistemini de, zaten bedavaya göndermeyecekler. Parası ile yollayacaklar. Vermezlerse de, biz de tecrübemizle, hava savunma sistemimizi üretir, aktif ederiz. Cumhurbaşkanımız bilsin ki, tüm emekli generaller, kendisi ile beraberdir” deseydiler.
ABD Başkanı; ben iddia ediyorum ki bugün söylediklerini, çok önceden söylemek zorunda kalacaktı..
Türkiye’deki fonlanmış Amerika’nın sesi konumundaki gazeteciler, “Kamu bankamıza kimse ceza veremez. Türkiye, Almanya değildir.. Türkiye, değişik görüşlerden tüm medya mensupları ile, birlik içinde haykırıyor: ABD’nin çakallığına, bu ülke eyvallah etmeyecektir. FBI istediği belge ile şantaj yapmaya kalksın. İstediği tehditi yapsın. Biz boyun eğmeyeceğiz” deseydi, ABD çok önceden pes edecekti..
Hukukçularımız, uluslararası hukuk uzmanlarımız, akademisyenlerimiz, Tayyip Erdoğan düşmanlıklarını bir kenara bırakıp, “Ne uluslararası hukukta, ne ticaret hukukunda, ne de diğer hiçbir hukuk alanında anlaşmayı ihlal edilmesi onaylanamaz. F35 ortaklığımızın tek taraflı olarak ABD tarafından askıya alınması, uluslararası mahkemelerde, ABD’yi trilyonlarca dolarlık mahkumiyete götürür” demiş olsalardı.. ABD yıllardır bu ayak sürtmeyi devam ettiremezdi...
Olan olmuş..
Bari bugünden itibaren, “doğru”da, “haklı”lıkta; tüm Türkiye, değişik görüşten insanları ile birlik olsa..
Emperyal devletlere karşı, küçük hesaplar uğruna, bölünmüş bir görüntü vermese.. Öyle sanıyorum ki, hem Türkiye haklarına daha hızlı kavuşacak, hem de emperyal devletler, kendilerine daha çok çekidüzen verecektir..