Camide minareye yer kalmayınca duvara resmini çizdiler
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Lalapaşa Mahallesi Çaykara Caddesi’nde bulunan Mustafa Akal Camii, sıra dışı minaresiyle Türkiye’nin gündemine geldi. Binaların alt katında yer alan camiye fiziki şartlar nedeniyle klasik bir minare yapılamayınca, çözüm olarak caminin bitişiğindeki penceresiz duvara uzaktan bakıldığında minare gibi gözüken üç boyutlu resim çizildi.
1982 yılında ibadete açılan, yaklaşık 150 kişi kapasiteli ve 110 metrekare kullanım alanına sahip Mustafa Akal Camii’nde, minare yapılabilecek uygun bir alan bulunmaması nedeniyle 2019 yılında farklı bir uygulamaya gidildi. Müftülüğün girişimiyle bir reklam ajansına hazırlatılan kompozit minare, caminin yan cephesindeki boş duvara monte edildi.
Yaklaşık 6 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğinde ve 3 santimetre kalınlığındaki dış cephe kompozit malzemeden üretilen üç boyutlu minare, özellikle uzaktan bakıldığında gerçek bir minare görünümü oluşturuyor. Dar bir sokakta yer alan caminin kimliğini belirgin hale getiren çalışma, mahalle sakinleri ve çevreden geçen vatandaşların da ilgisini çekiyor. Özellikle sokak girişinden bakıldığında, yapı caminin bulunduğu noktayı işaret eden estetik bir unsur olarak öne çıkıyor.
AYNI HİSSİ VERİYOR
Erzurum’da reklam hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren ve minareyi tasarlayan Eyüp Bozkurt, uygulamanın ortaya çıkış sürecini, "Camimizin konumu itibarıyla fiziksel bir minare yapılabilecek uygun bir alan bulunmuyordu. Yaptığımız incelemelerde, teknik ve mimari açıdan buraya bir minare inşa etmenin mümkün olmadığını tespit ettik. Bunun üzerine camimizin yanındaki duvara, yapının ölçeğine uygun bir minare tasarladık. Klasik anlamda gerçek bir minarenin yerini tutmasa da uzaktan bakıldığında caminin siluetini tamamlayan bir unsur haline geldi. Bazen insanlar beton ve demirden yapılmış yapılar beklerken, küçük bir dokunuşla aynı hissi verebilmek mesleğimizin en keyifli yanlarından biri oluyor" ifadeleriyle anlattı.
GÖRENLER ŞAŞIRIYOR
Mustafa Akal Camii’nde dört yıldır müezzin kayyım olarak görev yapan İbrahim Hakkı Aktürk ise minarenin vatandaşların dikkatini çektiğini belirterek, "Camimizin bu sıra dışı minaresi, buradan geçen ve yolu düşen herkesin dikkatini çekiyor. Genelde minareleri heybetli yapılar olarak biliriz. Ancak bizim camimizin, aslına sadık kalınarak küçültülmüş son derece zarif bir minaresi var. Bu şekilde tasarlanmasının en önemli nedeni alanın darlığıdır. Vatandaşlarımız ve cemaatimiz ilk gördüklerinde oldukça şaşırıyor. Özellikle çocukların çok dikkatini çekiyor. Bu sayede çocukları camiye ısındırmamız da kolaylaşıyor. Bu ilgiden son derece memnunuz. Çünkü bu minare artık camimizin güler yüzlü bir sembolü haline geldi. Bu bölgede çok sayıda mescit bulunuyor ancak hangisinin nerede olduğu uzaktan her zaman fark edilmeyebiliyor. Ben buraya ilk geldiğimde bu minareyi görünce, uzaktan bakıldığında buranın bir mescit ya da cami olduğunu göstermesinin çok güzel olduğunu düşündüm. İlk gördüğüm anda çok hoşuma gitmişti" diye konuştu.
BİZİM MİNAREMİZ RESİM MİNARE
Camiye her gün geldiğini söyleyen 8. sınıf öğrencisi Ali Kerem Özdemir de minarenin kendilerine özgü bir özellik olduğunu ifade ederek, "Bizim minaremiz resim minare. Bazı camilerde minareler beton ve demirden yapılıyor ama bizim camimizin resim minaresi var. Şirin ve güzel bir görüntüsü bulunuyor. Buradan geçenler de camimizin minaresini beğeniyor" dedi.

