• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI
05 Kasım 2020

Mevlid Kandilinde Onuncu Yıl Marşı dinlemek

Halkalı’daki Akit TV’de ‘Mevlid Kandili’ münasebetiyle programa otobüs, metro, Marmaray, metrobüs umumi vasıtalarla yetiştim. Veladet (Mevlid) Kandili olan 28 Ekim Çarşamba günü, sanki 29 Ekim’miş gibi ‘Cumhuriyet Bayramı’ kutlanıyor. Bindiğim bütün umumi vasıtalarda Onuncu Yıl Marşı. Beyinleri yıkarcasına. Kandilin manevi havası, insanlarımızın evlerine yetişme telaşları, kandilleşmeye mahsus hareketlilik bu yüksek seslerle duman altı edildi adeta. Sadece marşla da yetinilmiyor ‘29 Ekim Cumhuriyet’le demokrasinin yerleştirilmesi, Batı uygarlığı, modern toplum haline gelmemizin sağlanması, vb. ifadelerle de ‘algı operasyonu’ İBB (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) tarafından yapılıyor. Kandile, onun manevi/ruhani havasına inat olsun diye yapılıyor sanki. Üstelik bugün 28 Ekim; 29 Ekim yarın. Kutlayacaksan yarını beklesene! Hepsi tamamen yalan kelimelerden kurulan cümleleri (Barışçı, çağdaş, özgür, modern Batı uygarlığının ve adil bir ülkenin temellerini atan Cumhuriyetin 97. yıl dönümünü ilk günkü heyecan ve büyük bir coşku ile kutluyoruz) diyor. Ne zaman? Kandil gününde. Müslüman bir entelektüel olarak; bu hususta kimsenin bir şey yazmamasından vicdanen rahatsız oldum. 

Seçim öncesi kameralar önünde Yasin okuyan İmamoğlu bu yapılanlardan utanıp sıkılmayacak mıdır? 28 Ekim Mevlid Kandili günü; 29 Ekim Cumhuriyet. İkisini de kendi gününde kutlasan olmaz mı? ‘Yazıklar olsun!’ desek yeterli gelir mi? Bu milletin oyuyla geldiği o makam; onu oraya getiren bu millete yapılan vefasızlık/nankörlük değil midir? Takiye de olsa seçimden önce Eyüpsultan’da Kur’an okuduğun gibi sonraki zamanlarda da millet seni camide görmek isterdi. 

Elbette burada vebal sadece senin değil. Sadece “Tayyip kaybetsin” diyerek karşı tarafa oy veren bütün mütedeyyin kesimlerin de bunda vebali var ve mutlaka bunun bir karşılığı olacaktır. 

Gazetelere tam sayfa, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı ‘En büyük bayram’ ilanı veren dindar müesseselere ne demeli? Değişik bir zaman, zemin hercümerci yaşıyoruz. Muhafazakâr, milliyetçi, millî ve manevi değerlere saygılı bir dönemde bile sekülerizm, laisizm, Kemalizm, nihilizm, paganizm, vb. gömlekleri zihinlere giydirme faaliyetleri hayli yaygınlaştı. Bu kitle de âcilen bir ‘nefs muhasebesi’ yapmalı. Sadece bireysel değil. Bulunduğu konuma göre Müslüman kitlenin imanına bile zarar gelecek/getirecek hususlardan kaçınılması gerekirken bu teşvik/taltif nereden geliyor? Devletle rejim farkını bilmenize rağmen bunları nasıl aynileştirebilirsiniz? Kraldan fazla kralcılık sizlere yakışıyor mu? Bu koroya katılmak mecburiyetinde misiniz?

İslam Dininin Müslümanlara hediye ettiği iki bayram vardır: Ramazan ve Kurban Bayramları. Diğer günler dinî değil, millî günlerdir. Dini açıdan bayram da sayılmaz. Cumhuriyetin ilanı, ilana kadar yapılanları, ilandan sonra bu millete yaşatılan haksızlıkları (açın bir inkılap tarihi’ne bakın) veya 1923-1938 arasını objektif, ilmî, tarihî olarak inceleyin. Peşin hükümlü (ön yargılı) olmadan kimseye hakaret etmeden, tahkir ve tezyifte bulunmadan, kendi değerlerimizle, medeniyet anlayışımız zaviyesinden bakalım, Batı ölçü ve değerleriyle hareket etmeden konuşalım. Demokrasi; tahammül rejimiyse hiçbir eylem olmadığı halde kendi düşüncenizin dışındakilere bu tahammülsüzlüğün izahı yapılabilir mi? İnkılapları alt alta liste halinde yazın hangi inkılap bize uyar? Öz değerlerimize dair bir şey bulabilecek misiniz bakalım? Devrim adı altında yapılanların hepsi ‘bizi biz’ yapan bütün aidiyetimizi imha etmedi mi? ‘Demokrasiye onun sayesinde geçtik’ diyenler; incelesin ikinci bir parti (Serbest Fırka’yı) nasıl kuruldu, nasıl kapatıldı. Millî şef/ebedî şef; bir serpuşun (şapkanın) kanunla giyilmesi, giymeyenlerin idamı, tek parti despotluğu hangi demokraside var? Mâziyle irtibatımızın kesilmesi, bir gecede okumaz yazmaz hale getirilmemizin sebebi harf inkılabı yapmış kaç ülke var? Ezanın asliyetinden çıkarılması, Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi, camilerin ahır ve depo haline getirilmesi, dini faaliyette bulunanların suçlu muamelesi görmesi, cenaze namazı kıldıracak imamın bulunamayışı, vb. Hangi birini yazalım? Siz de alkışlayın. Bayramınız kutlu olsun!

Yazıyı bitirirken gözüme başka bir çarpıklık ilişti. Habere bakınız:

‘Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, 2007’den itibaren her yıl, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 10 Nisan 1928 tarihli toplantısında, Anayasanın ikinci maddesi “Türkiye Devleti’nin dini İslam’dır” fıkrası ile 26. maddede yer alan “şeriat hükümlerinin TBMM tarafından yürütüleceğini” belirten cümlenin laikleşme ilkesi doğrultusunda kaldırılışının yıl dönümünde Cumhuriyet Ödülü vermektedir.’ 

Bu törenin yapıldığı tarihin seçimine bakın. Şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu vatan, bu bayrak, ‘Allah devlete millete zeval vermesin’ duası. Bu devlet;  bu anlayışa, bu metamorfoza uğramış yaratıklara uymaz. “Dinimiz İslam’dır” ibaresinin kaldırıldığı günü kutlayanlar bu vatanın yabancısıdır. İslam, bu vatanı vatan yapan, bu devleti devlet, bu milleti millet yapan ruhtur. Ruh eksikliği yaşayanlara ne anlatılabilir ki…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

yektâ mektâ

Ben namazı türkçe kılacam diye tutturan bu yaşargillerin elbette ki kandilde de onuncu yıl marşı dinlemeleri kendilerinden beklenendir. Bu i' lerin akaid kitabı da nutuk zaten
  • Yanıtla

H.Y.E

"Allah kâfir,zalim ve cahil kavme hidayet vermez." Turkiyedeki müslümanlara bu pencereden bakarsak sizin anlattığınız problemleri görürüz.Selamla.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23