--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir ihanetin anatomisini incelerken…

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
13

Bir ihanetin anatomisini incelerken…

Yaşar Değirmenci

Dini oluşumlar, Cumhuriyet döneminde tümüyle merdiven altına itilmiştir.

Değerli kardeşim, gönül dostum, Dâvâ arkadaşım Latif Erdoğan’ın gazetemizdeki yazısını arkadaşlarla okurken aramızdaki “tefekkür değerlendirmesi”nin bazı notlarını da siz değerli okuyucularımla paylaşayım. 

Osmanlı döneminde devlet anlayışında “Din” en azından sahte şeylerden korunmaya çalışır haldeydi.

Cumhuriyet döneminde bu tür yapılar resmen yabancı ajanların kucaklarına itildi.

Adnan Oktar’ından tutun da, Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı gibi sahte şeyhler yeri ve zamanı geldi mi ön plana çıkarıldılar.

Kullanıldılar.


Ne yazık ki, şeyhlik düzeni ile palazlanan yapılar, holding olacak şekilde mali yapılarını güçlendirirken, sözde şeyh milyarlarca liralık büyük bir güce hükmeder oldu.

Ve yabancı düşman güçlerinin kullanabilecekleri yapılara dönüştürüldü.

Bu yapıların yabancı ajanların emrinde olduğunu anlayan içerdeki din düşmanı irade, gizliden gizliye, bazen de aleni bu tür yapıları desteklemiştir. Meselâ Türkiye dışarda dört bir taraftan kuşatılırken cemaatler ve tarikatlar meselesinin hortlatılması, bu ülkenin sinir uçlarının kaşınması, dahası, ülkenin en basiretli, en ferasetli tavır geliştirmesi gereken ordusuna mensup bir generalinin “cemaatler yok edilmezse, iç savaş çıkar” gibi akla ziyan açıklamalarda bulunuyor olması, ardından, “camide neden Atatürk’e rahmet okunmadı?”, denilerek, bu ülkenin cami cemaatinin birbirine düşürülmeye ve tam ortadan ikiye bölünmeye çalışılması, Türkiye’nin yumuşak karnının fena hâlde kaşınması, tam bir basiretsizlik örneğidir.


Türkiye’nin ilk kez bu kadar derinlemesine ve bütün şer güçlerce kuşatıldığı bir zaman diliminde cemaatler ve tarikatlar meselesi başta olmak üzereDiyanet dâhil bütün İslâmî kurumların itibar suikastına tabi tutulması, intihar değil mi?

Bütün bunları gerçekleştirmek isteyenler; bu ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen nankörler içimizdeki Siyonizm’in/Batı’nın uşaklığını yapmadılar mı? Devletin bütün kurumlarından İslâm’ın arındırıldığı, toplumun düşünce, sanat, bilim, kültür, estetik ve ahlâk birikiminin ve ruhunun yegâne kaynağı dininin her yerden temizlendiği tek ülke Türkiye değil mi? 

Sadece Feto mu yoksa Feto’laşmış uşaklar güruhu mu?

Dini yapılar, belli bir güce erişince, düşman boş bırakmıyor.


Önce hemen yok etmeye çalışmıyor. Kullanıma elverişli hale getirmeye çalışıyor. Gelir mi gelmez mi ona bakıyor.

Şayet kullanıma elverişli bir şeyh değilse, ortadan kaldırmaya çalışıyor

Bir kaza süsü ile öldürme, yanlış ilaç tedavisi ile akli melekelerini zaafa uğratma ve böylece yerine kullanabilecekleri ismi ön plana çıkararak şeyhliğe geçirme gibi tüm faaliyetleri, devletimiz içindeki adamlarla birlikte yapabiliyorlar.

Askeriye ve devlet organlarında yer etmiş Kemalistler dini sevmezler, rejimin bekçiliği adına bu tür çalışmayı dış istihbaratlarla birlikte rahatlıkla yaparlar.

Dış yapı, buna karışmayın denilince içerideki din düşmanları o yapının büyümesine ses çıkarmadıkları gibi, destek dahi olmuşlardır.

Yıllarca devlet gücünü MİT’i yönlendirerek gelişmiş düşman ülkelerce kullanıldığı aşikardır.


Yahudi İngiliz ortaklığı ile bir üst akılca ülkemiz, sürekli kontrol edilmiş, yönlendirilmiş, bilerek toplumsal birlik yok edilmiştir.

Bu üst akıl dini hakkıyla yaşatmayı hedef edinmiş dini yapıları istemezler. Ancak dine zarar verecek her türlü dini yapılara da sonuna kadar destek olurlar.

Mü’min uyanık olmalıdır. Günümüzün bu şartlarını iyi bilmek zorundadır.

Cemaatindeki değişimleri iyi analiz etmeli, sapmaları önceden fark edip, cemaatinin din düşmanlarının yörüngesinde hareket ettiğini anlar anlamaz, tüm desteğini bıcak sırtı gibi kesmelidir.

Bu yüzden hiçbir cemaate körü körüne bağlanılmamalıdır.


Günümüz şartlarında en ehil bir cemaatin bile yabancı ve din düşmanı güçlerin eline geçebileceği, onların yörüngesinde, onların direktifleri ile hareket edebilecekleri, en azından teorik olarak bunun olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Türkiye’nin dışardan çepeçevre kuşatıldığı bir zaman diliminde bu toplumun kuyusunu kazacak, toplumun farklı kesimlerini birbirine düşürecek, düşman yapacak, sinir uçlarını kaşıyacak tehlikeli işlere soyunmaktan özenle kaçınmak boynumuzun borcudur. Bu hususa da dikkat edelim.

Mü’min bunu yapmaz ise, FETÖ nün biri biter biri başlar. Sonra gencecik yaşta dindar kesimin evlatları müebbet ile yargılanır. Neyin ne olduğu bilinmez.

Her şeye rağmen aileyi, gençliği ve akideyi koruyalım. Bu ülke için gözünü kırpmadan canını verecek yürek çocuklarını yetiştirmeyi başaralım. Sorumluluğu üzerimizden atıp mazeretler uydurmayalım. “Nefs Muhasebesi” yapmayı unutmayalım! 


Yazımı Latif Erdoğan’ın yazısının bitiş cümlesiyle bitireyim.

“Tarla sürülmüş, taşlar döşenmişti. Dikey büyüme hızlandı. Devletle burun buruna gelindi. İkisinden birisi artık varlık gerekçesini askıya alacaktı. 17- 25 Aralık bir varlık- yokluk mücadelesiydi. 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü FETÖ’ye tüy dikti. 

Devlet bir kez daha yenilmezliğini dosta düşmana ilan etti. O, kendisine bu kavgada Talut olmak düştüğünü söylüyordu. Ne ki Calut bile olamadı. Calut, hiç olmazsa savaşırken ölmüştü. Ya o…”

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yandik

29 Aralık 2025 01:42

FETÖ'yü taniyoruz da biraz da Medeniyetler Ittifakindan, dinler bahcesinden ve BOP projesinden de bahsetseniz de bilgilensek olmaz mi?

Davetçi

28 Aralık 2025 21:55

Misyonerlik vakıf ve dernekleri bi kapatsaydınız.

Hüseyin

28 Aralık 2025 14:53

din Allah ile kul arasındadır din din diye feryat figan ediyorsun. bende diyorum ahlak ahlak ahlak,ahlak olmayınca dindar olsanız ne yazar.

Latif Erdoğan

28 Aralık 2025 13:33

Çok değerli, çok kıymetli değerlendirmeniz için teşekkürler. Mültefit sözlerinize layık olmamız duasıyla.

ömer

28 Aralık 2025 13:20

Mesele derin üç beş cümle ile anlatılacak gibi değil , dini cemaatlerin tarikatların para pul ile ilişkileri olmamalı . Para giren yere maalesef ihlas girmiyor menfaatçiler doluşuyor . İstisnaları ayrı tutuyorum . Dini hizmetler paraya endekslenmiş bu yanlış , diyanette buna dahil . Para ver ahireti kurtar hayır böyle olmaz . Manevi yönümüz de güçlü olmalı ibadetimiz ahlakımız davranışımız islami olmalı . Mesele ağır tabi abd siyonizm mıssad, cia etkileri çok ciddi tekdir oluşturuyor devlet ve millet olarak yekvücut birlik olarak mücadele etmeliyiz . Yol Ehl-i sünnet kur an ve şeriat yoludur . Mürşid burada çok önemlidir . Hakiki şeyhlere , seydalara iftiralar atılıyor dikkatli olmalıyız . Alimlerimiz daha aktif olmalı sen ben kavgasından kaçınmalıyız .

Kanber

28 Aralık 2025 13:08

Selamlar hocam. Allah razı olsun. Güzel bir konuya değinmişsiniz. Su uyur. Düşman uyumaz derler ya: Bir de Kale içeriden düşer derler ya, Biz hem içeride, hem dışarıda uyumayan, dost görünüp düşman olan şerlerden kurtulmak için, dip diri birbirine kenetlenmiş bir millet olmayız.

Hikmet Yılmaz

28 Aralık 2025 12:23

Suudi Arabistan'tan kralı yeni yıl kutlamalarınında ülkesindede yapılacağı söyledi. Latif Doğan denilen zat-ı muhterem "tarlayı süren öküze" destek vermedi mi ? Bunların yatacak yerleri yok !..

Cem

28 Aralık 2025 10:30

Yahu siz Atatürk kadar dürüst olsanız içinizden bu kadar sahtekar dindar çıkmaz. Bak en son model arabalar paralar onlarda

Teyo

28 Aralık 2025 12:02

En son model araba ve paralara sahip olanlar,yandan yandan dürüst atanınızın peşinden gidenler değil mi?

M kasım

28 Aralık 2025 17:31

Cem sen m. Kamalın mal varlığını okumadın galiba okuda bir gör vicdanın varsa görüşün değişecektir tabi din sırtından lüx yaşayanları savunmuyorum bir de iftiraya kurban gidenler olabilir bu hususta da temkinli olup iyi tahlil etmek gerek sonra ahiretini mavhu perişan edersin sözüm müminedir kafir ve münafıklar muhatabım değildir vesselam

Şeref

28 Aralık 2025 10:16

Sayın yazar biliyorsunuz L.Erdoğan' da birilerinin söylediği gib..şimdilerde hidayete erdi başka. ...Keşke o arkadaşa dış güçler " Kominizle mücadele dernekleri" kurdurulduğu zaman cemaatlerle ilgili bu duyarlılığı gösterseydiniz...!!!

Okur

28 Aralık 2025 10:02

Dünyada hiç bir millet yoktur ki, Türk milleti kadar öz benliğinden koparılmis

Teyo

28 Aralık 2025 15:25

Önce millet kelimesini etimolojik anlamını ögren,okur kardeş.Ulus,budun,kavim millet kelimesinin karşılığı değil.

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle