Eğitimde sömürgeci- devşirmecilere verilen ayrıcalıklar ve İstanbul Erkek Lisesi meselesi
Eğitimde sömürgeci- devşirmecilere verilen ayrıcalıklar ve İstanbul Erkek Lisesi meselesi
Ali Erkan Kavaklı
Türkiye’de Alman Lisesi var ve Almanca eğitim verir. Abitur diploması verir, mezunları Alman üniversitelerine girebilir.
Avusturya Lisesi de aynı şekilde Almanca eğitim verir, mezunları Almanya ve Avusturya’da üniversite okuyabilir.
Almanya ve Avusturya’da Türkçe eğitim veren okul yok. Mütekabiliyet söz konusu değil. Türkiye’ye sömürge ülkesi muamelesi yapılıyor.
İstanbul Erkek Lisesi, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir okul olmasına rağmen Almanca eğitim verir.
Almanca eğitim veren 15 okul daha var:
Cağaloğlu Anadolu Lisesi, Bahçelievler Anadolu Lisesi, Bornova Anadolu Lisesi, Çankaya Anadolu Lisesi, Hacı Ömer Tarman Anadolu Lisesi, İELEV 125. Yıl İlkokulu ve Ortaokulu, İzmir Anadolu Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Kartal Anadolu Lisesi, M.N. Çakallıklı Anadolu Lisesi, Özel ALEV Lisesi, Özel ALKEV Lisesi, Özel Samsun TAKEV Lisesi -Samsun, Özel TAKEV Lisesi – İzmir, Yunus Emre Anadolu Lisesi – İzmir
Almanya’da 3.5 milyon vatandaşımız var, çocuklarına Türkçe eğitim aldırabilecekleri bir tane okul yok.
Aynı ayrıcalıklar Fransızca eğitim veren Galatasaray Lisesi ve Fransızca eğitim veren öteki okullar için de söz konusu.
Fransa’da bir milyondan fazla vatandaşımız var, çocuklarına Türkçe öğretecek tek okul yok.
Robert Kolej, Üsküdar Amerikan Koleji, Kadıköy Anadolu Lisesi, İzmir Amerikan Koleji İngilizce eğitim verir.
TED Kolejleri ilkokuldan başlayarak lise sona kadar İngilizce eğitim verir. 41 okulla Türkiye’nin her yerine ağ örmüşler. Ankara’da üniversiteleri var.
İngiltere ve Amerika’da Türkçe eğitim veren tek bir okul yok.
Hani mütekabiliyet esası?
Alman, İngiliz, Avusturya, Fransa, Amerika, İspanya çeşitli zamanlarda ayrıcalıklı olarak ülkemizde kendi dillerinde eğitim veren okul açma imtiyazı elde etmişler. Osmanlı Devleti’nden kopardıkları kapitülasyonlar gibi.
Hatta daha tehlikeli.
Galatasaray Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi ana okulundan itibaren öğrenci alıyor, liseden mezun ediyor, sonrasında da Avrupa’ya ihraç ediyor. Türkiye’de okumak isterse Galatasaray Üniversitesi, Alman Üniversitesi emrine hazır.
1739 Tanzimat Fermanından beri ülkemizde Emperyalist Batı’ya özenen kesimler var. Batılılar devşirdikleri ve önemli mevkilere getirdikleri adamlar vasıtasıyla kendi kültür, dil ve dinlerini bizim çocuklarımıza enjekte ettikleri okullar ve kurumlarla tam bir zihin devşirme sistemi kurmuşlar.
Seçtiğimiz hükümetlerin Milli Eğitim Bakanlarının yabancı dille eğitim veren ve zihin devşiren okullara karşı gıkı çıkmıyor. Arkalarında ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Avusturya var.
Bu konudaki eşitsizliği ve haksızlığı en iyi, EĞİTİM BİR-SEN Genel Sekreteri Talaz Yavuz dile getirdi.
Paylaşımını aktarıyorum:
Almanya Federal Cumhuriyetine
Mütekabiliyet ilkesi gereği ülkenizin başkenti Berlin’de, adı “Berlin Erkek Lisesi” olan bir okul açmak istiyoruz.
Planlamamız şu şekilde olacaktır:
1. Bina olarak merkezi bir cadde üzerinde tarihi bir bina tahsis edilecektir.
2. Pansiyon binası okulla aynı bahçeye bakacaktır.
3. Okula Türk değil Alman erkek ve kız öğrenciler sınavla, üst puan diliminden alınacaktır.
4. Eğitim dili Türkçe olacaktır.
5. Yabancı dil ve sayısal dersler, ülkemizden, MİT ve MEB tarafından özel görevle seçilmiş Türk öğretmenler tarafından okutulacaktır.
6. Okulda TÜBİTUR programı uygulanacak ve öğrenciler bu programla Türkiye’deki üniversitelere sınavsız geçebilecektir.
(Bu programla öğrencilerin yüzde doksanı Türkiye’deki üniversitelerde sınavsız okutulması öngörülmektedir.)
7. TÜBİTUR programına katılacak öğrencileri Türk öğretmenler seçecektir.
8. Okulda mezun derneği kurulacak ve bu derneğin, özellikle okul idaresine karşı dokunulmazlığı sağlanacaktır. Dernek, lisenin bahçesine özel anaokulu açacaktır.
9. Öğrenciler arasında devrecilik uygulamasından kaynaklı yaşanan zorbalıklar disiplin yönetmeliği kapsamı dışında tutulacaktır.
10. Mezuniyet törenleri de dahil pilav, aşure vs. günü etkinliklerinde öğrencilerin Alman eğitim yöneticilerine karşı yapacağı bütün protesto ve eylemler, kovuşturmaya tabi tutulmayacaktır.
Belirttiğimiz hususların 30 Haziran 2026 tarihine kadar değerlendirilmesi ve ivedilikle tarafımıza bilgi verilmesini iletiriz.
NOT: Bu yazı ileri düzeyde ironi içermektedir.
Talat Yavuz ironi içeriyor, demiş ama ben konunun ironi kaldırmayacak kadar ciddi olduğu kanaatindeyim.
Bu talep sadece Almanya hükümetine değil; Fransa, İngiltere, Amerika, Avusturya hükümetlerine de iletilmelidir.
Eğitim Bir-Sen Genel Sekreteri tarafından değil, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından.