Kokuşma sadece beyaz ette mi?
Kokuşma sadece beyaz ette mi?
Ali Akben
Elbette değil ama devletimizin neşter vurduğu devasa bir sorun için iyi bir başlangıç olacağını ümid ediyorum.
Eski Türkiye günlerinde mahalle mafyalarına kadar sorun büyümüş ve içinden çıkılmaz hal almıştı. O yıllarda muayeneme dadanan mafya bozuntularını bugün var olsalar görürüm ama göremiyorum.
O karanlık yıllarda Ülkemiz faili meçhuller listesinde ön sıralara yükselmiş, can güvenliği ciddi tehdit altında anarşi ve terör, ekonomik sıkıntıların önünde ilk gündem maddesi olarak uzun yıllar böyle devam etmişti.
ABD’nin bizim çocuklar dediği içimizdeki hainler nerede ise her 10 yılda bir ülkemizi istikrarsızlaştırma ve gerilemesine sebep olan darbe girişimlerinin sonuncusu olan Fetö kalkışmasından sonra devletimiz yerlilik ve millilik seferberliği başlatarak bugünlere geldik.
Bugün geçmişte sümen altı olan birçok meseleye neşter vurma erkinde olan bir devlet iradesi var ve giderek güçlenerek kendini her alanda hissettiriyor.
Mafyanın tehdit gücü zayıflasa da uyuşturucuda, sanal kumarda sebze ve meyve hallerinde, beyaz ette üç harfli namı değer marketler zincirinde ve hatta iş insanlarının devletle yaptığı işlerde varlığını sürdürüyor olsa gerek.
Her seçim döneminde patates soğan mafyası arzı endam eder ve tarladaki fiyatının on katına vatandaşa bu temel gıdaları yedirerek algı pazarını da harlardı. Üç harfli marketler zinciri boş durmaz ve etiket değiştirme mesaisi yaparak geceleri de çalışırdı.
Devletimizin kurumları var ama koyduğu kuralları uygulamamakla övünen garip bir halkımız da var.
Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak mottosuna kalben inanmak istiyorum. Adam sendeci ya da adam kayırıcı olmanın yerini liyakat alsın. Liyakat gömleği giyen de hakkaniyetli olup iki dünya olduğu inancı ile işini iyi yaparsa kurumlarımızın kuralları oturur.
Adalet bakanlığı ilgili diğer bakanlıklarla birlikte haksız kazanç heveslisi vicdan yoksunu kişi ve kuruluşlara dokunmaya başlayarak vatandaşın canını yakanları tesbit ederek canlarını yakmaya başlamış gözüküyor.
Hayırlı olsun devamı da gelsin. Kanaat fakiri açgözlü canavarlar bir bir temizlensin hatta teşhir edilsin ki, tağşişte olduğu gibi caydırıcı olsun.
Vicdansızın hakkından devletimiz gelsin ki, vatandaş devletine daha bir güvensin ve sahip çıksın.
Ben yaptım oldu kolaycılığı ya da işine gelirse tehdidi ile bugünlere geldik ama mehter takımı gibi bir ileri bir yana hatta bir geriye bundan sonra gitmeyelim.
Devletin sopası namuslu dürüst insanlara değil hak edenlere işlesin. Yaptığı kötülük yapanın yanına kar kalmasın.
Milli takımımızın dünya kupasına katılma hakkı elde etmesi nedeni ile Ak parti bir marş hazırlamış. İzledim. Son çeyrek yüzyılda ülkemiz ayağına takılan çelmelere rağmen nereden nereye gelmişliğimizi de içinde barındıran bu marşı elbette Erdoğan düşmanları ateş topuna tutmuşlar ha bire sallıyorlar. Sebep açık, Erdoğan döneminde yapılan hizmetler görselleştirilmiş yerli ve milli sanayimizin ürünleri paylaşılmış. Bir de Erdoğan’ın halkımızı kucaklaması ve devlet millet kaynaşmasının manifestosu var.
İşkembeden sallamak yerine bir marşta biz hazırlayalım deseler ve iki marş ile dünya kupasında sahaları inletsek olmaz mı?
Olur olmasına da kitlenin niyeti üzüm yemek değil. Bağcı dövmek olunca ipe un sermeler devam ediyor.
Bu gidişle daha çok dövünür çok iç çeker çokta ah vah edersiniz.
Bu haftalık da bu kadar.