• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Süleyman Gülek
Süleyman Gülek
TÜM YAZILARI

Sevinç ve üzüntülerle imtihan

07 Nisan 2026
A


Süleyman Gülek İletişim:

Sevinç ve üzüntülerle imtihan

SÜLEYMAN GÜLEK

Hayat, birbirini takip eden sevinç ve hüzün dalgaları gibidir. İnsan, bazen ummadığı bir nimetle sevince gark olur; bazen de hiç hesapta olmayan bir musibetle sarsılır. Bu iniş çıkışlar, aslında her mümin için özel olarak dizayn edilmiş bir imtihan programıdır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!” (Bakara Suresi, 155)  Peki, bu imtihanın mahiyeti nedir? Neden hayatımız böyle zıtlıklarla doludur? Ve en önemlisi, bu sınavı nasıl başarıyla geçebiliriz?

1. İmtihanın Mahiyeti: Neden Sevinç ve Hüzün?


a) Dünya Hayatının Geçiciliği ve İmtihan Sahnesi

Allah (c.c.), dünyayı bir imtihan meydanı olarak yaratmıştır. “O ki, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarattı.” (Mülk Suresi, 2) ayeti, bu hakikati en net şekilde ortaya koyar. Nimetlerle İmtihan: Mal, mülk, sağlık gibi nimetler, insanın şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğini gösterir. Musibetlerle İmtihan: Hastalık, kayıp, maddi sıkıntılar ise sabrı ve teslimiyeti ölçer.

b) Sevinç ve Şükür İmtihanı


İnsan, nimetlere kavuştuğunda şımarıklığa düşebilir. Kur’an, bu tehlikeye şöyle dikkat çeker: “İnsana bir nimet verdiğimizde yüz çevirir, yan çizer; ona bir zarar dokunduğunda ise umutsuzluğa kapılır.” (İsra Suresi, 83)


Örnek: Karun’un kıssası, servetiyle kibirlenip helak oluşu (Kasas Suresi, 76-82). Hz. Süleyman’ın (a.s.) duası: “Bu, Rabbimin lütfundandır. Şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni imtihan etmek istiyor.” (Neml Suresi, 40)

Musibetler, kulun sabrını ve metanetini ölçer. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Müminin durumu ne kadar hoştur! Onun her işi hayırdır. Bu, sadece mümine mahsustur. Sevinecek olsa şükreder, bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı gelse sabreder, bu da onun için hayır olur.” (Müslim, Zühd ve rekâik, 64)



2. Sevinç Anında Nasıl Davranmalı?

a) Şükürle Karşılamak

Nimetlere şükretmek, onların artmasına vesiledir: “Eğer şükrederseniz, elbette size nimetimi artırırım.” (İbrahim Suresi, 7)

- Dil ile şükür: “Elhamdülillah” demek.

- Kalp ile şükür: Nimetin Allah’tan olduğunu bilmek.

- Beden ile şükür: Nimeti yerinde kullanmak (örneğin, sağlığı ibadetle değerlendirmek).



b) Kibirden Kaçınmak

Mal, mülk, makam gibi nimetler insanı gurura sürükleyebilir. Hz. Süleyman (a.s.) örneği: Kendisine verilen mülkün geçici olduğunu bilerek tevazu gösterdi.

Modern örnek: Servet sahibi birinin, fakirlerin hakkını gözetmesi.

c) Nimeti Paylaşmak

Sevinçlerimizi paylaşmak, şükrün bir parçasıdır. Sadaka vermek: “Sadaka belayı defeder.” (Tirmizî, Zekât, 28) Zekâtı eksiksiz ödemek: Malın bereketini artırır. Yardımlaşma: Komşu, akraba ve muhtaçlarla sevinci paylaşmak.


3. Üzüntü Anında Nasıl Davranmalı?

a) Sabretmek

Allah, sabredenlerle beraberdir: “Sabredenlere mükâfatları hesapsız ödenecektir.” (Zümer Suresi, 10) Sabrın çeşitleri: 

İbadetlere sabır: Namaz, oruç gibi farzları aksatmamak,

- Günahlardan sabır: Haramlardan uzak durmak,

- Musibetlere sabır: Başa gelen sıkıntıları metanetle karşılamak.


b) İstiğfar ve Dua

Musibetler, günahlarımıza kefaret olabilir. “Müslümana bir sıkıntı dokunsa, Allah onun hatalarını, yaprakların ağaçtan döküldüğü gibi döker.” (Buhari, Merda, 1) Dua örnekleri: “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir Ali İmran Suresi, 173) “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” (Biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz. Bakara Suresi, 156)

c) Kadere Rıza Göstermek

“Allah’ın takdirine razı olmak”, imanın gereğidir.

Hz. Yakup (a.s.) örneği: Oğlu Yusuf’u kaybettiğinde: “Güzel sabır! Sizin anlattıklarınıza karşı yardımı Allah’tan diliyorum.” (Yusuf Suresi, 18)


4. Müminin Denge Formülü: Sabır ve Şükür

Mümin, sevinçte şükreden, hüzünde sabredendir. Bu iki haslet, onun dünya ve ahiret saadetini sağlar. “Gerçekten insan çok hırslı ve sabırsız yaratılmıştır. Kendisine kötülük dokunduğunda feryat eder. Ona bir hayır dokunduğunda ise cimrilik eder.” (Mearic Suresi, 19-21) Bu ayet, insanın doğasını anlatırken, müminin bu zaafı aşması gerektiğini hatırlatır. Hayat, sevinç ve hüzünle dengelenmiş bir sınavdır. Önemli olan, her iki halde de Allah’a yönelmektir.  

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23