• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Süleyman Gülek
Süleyman Gülek
TÜM YAZILARI

Hz. İbrahim’den ibretler ve öğütler

27 Mayıs 2025
A


Süleyman Gülek İletişim:

Hz. İbrahim’den ibretler ve öğütler

SÜLEYMAN GÜLEK

Kur’ân-ı Kerim, insanları doğru yola iletmek için gönderilmiş ilahi bir rehberdir. Bu rehberliğini çoğu zaman hikmetli öğütler ve yaşanmış kıssalar aracılığıyla yapar. Her kıssa, sadece bir geçmiş zaman anlatısı değil, aynı zamanda her çağdaki insan için derslerle dolu bir yol haritasıdır. Nitekim Kur’an şöyle buyurur: “Bu (Kur’an) insanlara bir açıklama, (Allah’tan) korkanlara yol gösterme ve öğüttür.” (Âl-i İmrân Suresi, 138). Peygamber kıssaları içinde Hz. İbrahim’in (a.s.) hayatı, özellikle tevhid mücadelesiyle ön plana çıkar. O, yalnızca yaşadığı toplumun değil, çağlar boyunca bütün inananların örnek aldığı büyük bir öncüdür. Gelin, Hz. İbrahim’in inanç mücadelesini bazı başlıklar altında inceleyelim:

1.Tefekkürle Başlayan Arayış

Hz. İbrahim’in tevhid yolculuğu, evrendeki varlıkları gözlemleyip akletmesiyle başlar. Yıldız, Ay ve Güneş’in gelip geçici olduğunu fark eden Hz. İbrahim, yalnızca yoktan var eden Allah’a yönelmiştir: “Gerçek şu ki, ben bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim.” (En’âm Suresi, 79)

Bu örnek, tefekkürün imana giden yoldaki önemini vurgular.

2. Tevhid Uğruna Yalnız Mücadele

Hz. İbrahim, putperest bir topluma karşı tek başına tevhid mücadelesi vermiştir. Babasına ve kavmine “Neye tapıyorsunuz?” diyerek onların inançlarını sorgulamış ve yalnızca Allah’a kulluk çağrısında bulunmuştur. İbrâhim’in (a.s.), babasının ve kavminin taptığı putlara karşı mücâdele ettiği ve bir tek Allah inancını savunduğu; Ay’a, Güneş’e, yıldızlara ve çeşitli putlara tapmanın mânâsız olduğunu, hiç kimseye fayda veya zarar vermesi mümkün olmadığını belirtmiştir. (Ankebut Suresi, 29/16-17). Hz. İbrahim, putlara tapan kavmi karşısında tek başına tevhid mücadelesini sürdürmüş ve şirke karşı gereken tavrı, putları kırarak ortaya koymuştur. Tevhid kelimesi, “La ilahe illallah”tır; Allah’tan başka ilah yoktur.

3. İhlâs ve Samimiyetle Yürümek

Kur’an, Hz. İbrahim’i Allah’a karşı katıksız bir ihlâs içinde olan peygamber olarak tanıtır: “Gerçekten Biz onları, katıksızca ahireti düşünüp-anan ihlâs sahipleri kıldık.” (Sad Suresi, 45-46). Hz. İbrahim, dünyevi hiçbir karşılık beklemeden yalnızca Allah’ın rızasını gözetmiştir.

4. Kararlılık ve Cesaret

Hz. İbrahim, ateşe atılacağını bildiği hâlde inancından vazgeçmemiştir. Onun bu tavrı, kararlılığın ve inanç uğruna her türlü bedeli göze almanın simgesidir:
“Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selamet ol.” (Enbiyâ Suresi, 69)

5. Sabır ve Teslimiyet

Hz. İbrahim, oğlu İsmail ve eşi Hacer’i Allah’ın emriyle Mekke’nin ıssız vadisine bırakırken gösterdiği sabır ve teslimiyet, iman edenler için büyük bir örnektir. Hacer’in şu sözü teslimiyetin en güzel ifadesidir: “Öyleyse Allah bize yeter, O bizi korur.” (İbnü’l-Esîr, c. I, s. 103).  

6. Şükürle Yaşamak

Hz. İbrahim, sahip olduğu nimetleri Allah’tan bildi ve sürekli şükretti:
“Beni anın, Ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.” (Bakara Suresi, 152)
Şükür, mü’minin Allah ile bağını güçlendiren bir davranıştır.

7. Tevekkül: Allah’a Güvenin Zirvesi

Ateşe atıldığı sırada Hz. İbrahim’in söylediği şu söz, gerçek tevekkülün ifadesidir:
“Hasbünallahu ve ni’mel vekîl – Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” (Buhârî, Tefsîrû sûre 3, 13) Bu tevekkül, Allah’ın kudretiyle ateşi serin bir mekâna çevirmiştir.

8. Kâbe’nin İnşası ve Hac İbadeti

Hz. İbrahim, oğlu İsmail ile birlikte Kâbe’yi inşa etmiş ve bu yapının tevhid inancının sembolü olmasını dilemiştir: “Rabbimiz! Bunu bizden kabul et. Şüphesiz Sen işitensin, bilensin.” (Bakara Suresi, 127) Hac, İbrahimî mirasın günümüzdeki en somut uygulamasıdır.

9. Kurban: Teslimiyetin Simgesi

Oğlunu Allah’a kurban etmeye razı olan Hz. İbrahim, tam anlamıyla teslimiyet göstermiştir. “Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.” (Saffat Suresi, 102) Bu olay, Allah’a olan teslimiyetin ve sadakatin en yüce örneklerinden biridir. Kurban, Allah yolunda fedakârlığın ona teslim olmanın ifadesidir. Mü’minler Kurban kesmekle, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in şanlı hatıralarını anmakta, tazelemekte ve gerektiğinde kendilerinin de aynı teslimiyet ve fedakârlığa hazır olduklarını ifade etmektedirler.

Hz. İbrahim’in İzinden Gitmek

Hz. İbrahim’in hayatı, inanç, sabır, teslimiyet, tevekkül, ihlâs ve fedakârlığın sembolüdür. Onun tevhid uğruna verdiği mücadele, bizlere de hayatın her alanında Allah’a yönelmeyi ve O’nun rızasını her şeyin önünde tutmayı öğretmektedir. Ne mutlu, peygamberlerin hayatından ders alanlara!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

sedat

Allah razı olsun. siyaset üstü bu konuların işlenmesi, özellikle gençlere anlatılması çok önemli ve öncelikli olmalıdır. aslında her şey tevhid inancı ile başlıyor. tevhid inancı yoksa diğerleri teferruat. tevhid inancının başı da “lailahe” keminesinde. yani ilah cinsinden olabilecek her şey, nesnel, kişisel veya kurumsal olarak aslında yoktur. yani ilah olarak yoktur, ilah olamaz, ilah yerine konulamaz. bunlar reddedildikten sonrabir olan ve tek olan, eşi ve benzeri olmayan, yerlerin, göklerin ve ikisi arasındakilerin yaratıcısı, yöneticisi ve kanun koyucusu olan Allah vardır demek tevhid inancıdır. Allah suya 100 derecede kaynayıp, buhar olacaksın, sıfır derecede dönüp buz olacaksın diye bir kanun koymuşsa buna itaat edip, uyacaksın. yok ben bunu kabul etmiyorum diyemezsin, bunu söyleyen birine en net biçimde “sen deli misin?” , “senin bunu değiştirecek bilgin ve gücün var mı?” diye sorduğun gibi Kuran’daki diğer tüm hükümler, yasalar, emirler ve yasakları kabul etmeyen, karşı çıkanlara aynı soruları sorman gerekir. “Kuran-Kerim deki her hangi bir hükme itiraz edenin aklından şüphe etmelisin. Eğer bu şüpheyi taşımıyorsan, bunlara itiraz etmiyorsan sende tevhid inancı tam olarak oluşmamış demektir. Allah faizi, haksız yere insan öldürmeyi, alkolü, zinayı ve diğer benzerlerini haram kılmış ve yasaklamıştır. Bunlara itiraz edip aksine kanun çıkaran bir kral, firavun veya herhangi bir kurul, meclis ilahlık iddiasında bulunmaktadır ve red edilmelidir. Tevhid inancı bunu gerektirir. Bunlar reddeilmedikten sonra tevhid inancı sakatlanır, Allah’a şirk koşmuş yanı O’na ortak olmuşsun demektir. Onun için “lailahe” nin anlamını kavramadan tevhid olmaz.

Kanber

Selamlar. Allah razı olsun hocam. Allah'ım bizi şeytanın şerrinden, nefsimizin şerrinden, kötü insanların şerrinden, kabir azabından, cehennem azabından korusun. Salih kullarından eylesin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23