• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

Süper güç denilen ABD'nin çöktüğü bir dönemde, daha neyi bekliyoruz acaba!..

08 Nisan 2026
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

Süper güç denilen ABD'nin çöktüğü bir dönemde, daha neyi bekliyoruz acaba!..

SELMA SAVCI

Her platformda kimilerine göre 'Süper Güç' olarak lanse edilen ABD'nin İran'a saldırıları aralıksız sürüyor. Saldırı olsa neyse bir de her geçen gün tehditler ve küfürlerle ABD Başkanı Donald Trump gerçek yüzünü gösteriyor tüm dünyaya. Ben ise bugün farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak istiyorum savaşa ve arkasındaki bu güç manyaklığına...
Trump denilen dünyanın başına bela olan bu mahlukat her geçen gün ABD askerinin büyüklüğünü, işte onun kendi atadığı insanlar tarafından haşa Hz. İsa'ya benzetilmesi gibi absürt birtakım açıklamalar zinciri görmeye devam ediyoruz.


Evet aslında en önemli dikkat çekmek istediğimiz alan ise, hemen her ABD yapımını dizide mutlaka bir ABD bayrağı ve hiç ölmeyen insanlar, atılan bombalar ve halk kahramanları görürsünüz. Adamlar her defasında subliminal mesajlar vererek dünyaya aslında 'biz çok masumuz' imajı verseler de olayların arkasında ciddi şekilde kan emici vampirlere dönüşen bir ABD olduğunu atlamamak lazım.


Geçtiğimiz dönemde, Afganistan'da, Irak'ta ve bugün ise İran'da yaptıkları zulmün haddi hesabı yok. Ama nasıl oluyor da bu denli rezil filmler yapıp, ABD bayraklı temalarla insanların aklını çelebiliyorlar!...
Neden peki bizler sadece şu aşamada neden dünyayı titrettiğimiz ve birçok ülkeye ilham olan İHA'larımızla, SİHA'larımızla, AKINCI'mızla, Bayraktar'ımızla ilgili neden mesajlar veren ve insanların aklını işgal edecek yapımlar neden yapamıyoruz. Neden her filmimizde konuşulan şeyler bel altı konular oluyor.
Hatırlıyorsunuz dimi; Muhteşem Yüzyıl diye bir dizi reyting rekorları kırmıştı ülkemizde.. Nedeni ise dünyaya haşmetiyle nam salan Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatı değil maalesef harem odalarında Hürrem Sultan'ın entrikalarıyla dolu bir dizi büyük tartışmalar eşliğinde her hafta çıkıp 1.olabiliyordu. Bugün ne oldu da bir türlü tarihimizin güçlü yapıtları ve en önemlisi de şu anda yaşadığımız teknolojik zaferlerimiz neden konularla işlenecek seviyeye gelemiyor?!?
Ben söylüyorum ve umarım bu yazımda bazı genç senaristlere ilham olur...


Bakınız eğer arkanızda adınızdan söz ettirecek yapıtlar bırakmak istiyorsanız mutlaka ama mutlaka çağ atlamanız lazım. Korkusuzca ve büyük atacağınız adımlarla tarihe altın harflerle kazınabilirsiniz.
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarını buraya not etmek lazım... Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığın %20'ye düştüğünü, 2025 yılı sonu itibarıyla sektörün proje hacminin 100 milyar doları, proje sayısının ise 1.400'ü aştığını açıkladı. 2025'te 10 milyar dolarlık ihracat barajı aşılarak rekor kırıldı ve 2026 Mart ayı itibarıyla ihracat artışı sürüyor sözlerinden de büyük bir şekilde ilham alınarak artık savunma sanayi üzerine tıpkı ABD'lilerin de her dönemde yaptığı gibi bizler de bu başarıların gelecek nesillere karşı ciddi bir şekilde anlatılmasına vesile olmamız şarttır.


Her ne kadar bu veriler eşliğiyle bazıları ilgilenmese de bugün İran savaşını evlerinden ayaklarını uzatarak ve çekirdek çitleyerek izleyen bir kesimin olduğunu da bilmek aslında Türkiye'nin savaş diplomasisinde nasıl bir yer edindiğini de görmek umut verse de, ben bu büyük savunma başarılarını ve ülkemizin 'nereden nereye' geldiğini analiz etmek için mutlaka başyapıtlara imza atılarak bizden sonraki nesillere güzel bir miras bırakabiliriz düşüncesindeyim.



Siz bakmayın her defasında sosyal medya platformlarından pompalanan ABD temalı filmlere... Bu filmlerin nasıl bir güç kaynağı ile beslendiğini ve arkalarında nasıl Rockefeller'ler gibi, derin güçlerin olduğunu herhalde anlatmaya gerek yok...
Trump'ın da bu oyunun bir piyonu olduğunu ve ABD halkıyla yapılan son anketlerdeki düşüşünü de göz önüne alırsak, ABD'de büyük bir sorun haline geldiğini de net olarak söylemek lazım...
Trump'tan İran'a gece yarısı gelen ultimatoma da değinmek şart oldu... Ne diyor Sarı Şeytan, İran'a Salı gecesine kadar anlaşma çağrısı yaparak; aksi halde daha geniş çaplı saldırılar düzenleneceğini ve ülkenin "bir gecede yok edilebileceğini" söyledi.


Beyaz Saray'daki basın toplantısında konuşan Trump, "Tüm ülke bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın gece olabilir" dedi. Trump sözlerine "Umarım bunu yapmak zorunda kalmam" diye de ekledi.
İran müzakerelerindeki en büyük sorunun iletişim eksikliği olduğunu belirten Trump, operasyonun rejim değişikliği amacı taşımadığını da vurguladı. Öte yandan İran halkının özgürlük için bedel ödemeye hazır olduğunu ve İranlıların rejime karşı ayaklanması gerektiğini savundu.


ABD'nin sivil enerji santrallerine saldırması halinde Trump'ın savaş suçu işlemiş olacağı öne sürülmüştü. Trump ise Pazartesi günü Beyaz Saray'da düzenlenen Paskalya etkinliğinde bu iddiaları kesinlikle reddetti. "Bundan endişelenmiyorum. Savaş suçu nedir biliyor musunuz? Nükleer silaha sahip olmak" dedi.
Gördüğünüz üzere bu adamın artık zırdeli olduğunu kabul etmeliyiz. Çünkü her defasında İran'a verdiği sürenin uzaması ve ABD'nin Hürmüz'de dünya önünde rezil olması sonrası savaş suçu işlemeyi bile göze alan tarihin tozlu sayfalarında "Hitler"den sonra "Sarı Şeytan Trump" olarak kazınmayı marifet sayan kötü niyetli bir katille dünya karşı karşıya...
Ezcümle; böylesi bir haydutun da ABD bayraklarıyla süslenip, mağdur edebiyatı yapılarak yakında filmi çıkarsa da şaşırmayın notunu da düşerek, umarız katiller sürüsünün elebaşı olarak dünyaya nam salan Trump'ın da yok oluşuna hep birlikte şahit oluruz diyelim vesselam... 


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23