Şimdi yeni reklam modası: Akran zorbalığı!
Son dönemde yeni bir olay peydah oldu maalesef… Her geçen gün gençlerimizin zehirlenmesi için gerim gerim gerilen bir tayfa hazır kıta bekliyor desek yeridir. Nedir bu akran zorbalığı neyin üzerine doğru gidersek bu sıkıntılı hali sonlandırırız açıkçası bu konuda uzman değilim.. Ama uzman insanların önerilerin okudukça bizler de evlat sahibi olan anneler ve babalar gibi kollarımızı sıvayıp konuya girişmek zorundayız.
Evet zorundayız diyorum çünkü öyle bir gençliğin tüm tonlarına dokunmaya çalışan bir tehlikeyle karşı karşıyayız ki… Evet bunu yaparken daha önemlisi sosyal medya denilen lağım çukurunun diplerine gençlerimizi çekmeye çalışan zevatların da her daim olduğunu düşünürsek çok daha dikkatli olmakta yarar var kanısındayım.
Tam bu esnada AA’ya özel açıklamalarda bulunan İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Gül Ünlü hocamıza yer vermek istiyorum.
Yaptığı açıklamalara tam bu esnada bir kulak verelim arzusundayım, ne diyor Derya hocamız, “Akran zorbalığı maalesef günümüzde çok şekilli bir hal aldı. Önceden sadece okul ve arkadaş ortamında görülen akran zorbalığına bugün sosyal medyada da sıkça rastlamak mümkün. Geleneksel akran zorbalığı, yerini dijital platformlardaki zorbalık türlerine bırakıyor. "Siber akran zorbalığına uğrayan çocukların neredeyse yüzde 70'i zorbalık yapan kişileri çevrim dışı hayatlarında da tanıyor. Bu çocuklar okul, mahalle arkadaşları, yakın çevrelerinden tanıdıkları veya akranları olabiliyor. Dijital ortamda çocukları 'zorbalayan' içerikler, hızlıca yayılıyor, bu içerikler çocuğu zor durumda bırakabilecek materyallerden besleniyor. Lakap takılan, dalga geçilen, alay edilen paylaşımlar veya içeriği uygun olmayan bir video örneğin. Bunlara maalesef sıkça rastlıyoruz internet ortamında. Okulların açık olduğu bu dönemde yine bunların artacağı, daha fazla dolaşıma sokulacağı gibi bir gerçek söz konusu. İçeriklerin hızlıca yaygınlaştırılması, istenilmeyen şekillerde bu görüntülerin, materyallerin kullanılabiliyor oluşu çocuklar için büyük ve geleneksel zorbalık türlerinden farklı bir tehdit konusu. İçerikler bir şekilde internet ortamından kaldırılabiliyor fakat bunların çocuklar üzerinde bıraktığı tahribat ölçülebilir değil. Bu etki çocuktan çocuğa farklılık gösterebileceği gibi ne zaman veya nasıl bir yıkıma yol açacağı da öngörülebilir değil. Dijital platformlardaki akran zorbalığına da en az geleneksel zorbalık türleri kadar dikkat etmek, göz ardı etmemek gerekiyor. Akran zorbalığı, fiziksel, psikolojik veya ruhsal şiddete maruz kalan çocuk açısından ciddi problemleri beraberinde getirebiliyor, ilerleyen yıllarda görülebilecek daha büyük psikolojik bozukluklara, öz saygı yitimiyle ilişki bazlı problemlere neden olabiliyor” diye açıklamasını yapıyor…
Evet hocamızın da işaret ettiği gibi bu olayların gelecek adına da büyük kaygı taşıdığını atlamamak lazım.. Bakın her daim yaşadığımız toplum içerisinde bile geçmişte yaşadığı psikolojik ve ruhsal bozukluklar yaşayan evlatlarımıza şahit olmuşuzdur. Bunu her daim TV’lerde canlı yayınlarla ekranlara taşıyan programları da haliyle görüyor ve duyuyoruz. Bu durumun önüne geçmek için ise internet kullanımının yabana atılmayacak bir mesele olduğunun idrakine mutlaka varmalıyız. Eğer varamazsak şayet evlatlarımızı bu yalan girdabının içinde kaybetmek de mümkün maalesef. Onun için de tüm bu konuda uzman kişilerce verilen nasihatlere kulak vermeli ve bunu hayatımızda bazı toleranslarımızı kaybetme riskimize rağmen mutlaka yapmalıyız. Durum hakikaten artık kırmızı alarm seviyesinde. Gençlerimizin bu zehirli oyun içerisinde kaybolmaması adına ışık tutmalı ve gereken hassasiyeti ortaya koymak biz anne babaların en temel görevi olmalıdır.
Yoksa oturduğumuz yerden hiçbir şey yapmadan ahkam kesmekle inanın evlatlarımızı koruma şansımızın asgari düzeyde kalacağı aşikardır.
Ben ne pahasına olursa olsun bu son dönemde “akran zorbalığı” aslında bir güç gösterisinden ziyade şiddet gören diğer tarafın hayatının mahvolmasına sebebiyet veriyor haliyle… Dediğim gibi bunun önüne geçmek için lütfen daha sıkı kurallar bütünüyle evlatlarımızın geleceğe umutla bakmalarına pusula olmalıyız.
Selam ve dua ile…