• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Çıplaklık terörü zıvanadan çıktı! Kadınları bile isyan ettirdi

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Sokaklarda mahremiyet sınırlarını hiçe sayan kıyafetlerin giderek yaygınlaşması tepki çekiyor. “Özgürlük” ve “çağdaşlık” kavramlarının arkasına sığınılarak yatak odasına ait mahremiyetin sokağa taşınmasına kadınlardan da itiraz yükseliyor. Sosyal medyada gündem olan videoda bir kadın, karşılaştığı manzaraya tepki gösterirken, aşırı açık giyimin özgürlük olarak sunulmasına karşı çıktı.

Türkiye'de aile yapısı, mahremiyet ve toplumsal ahlakı hedef alan kültürel dönüşümün en görünür alanlarından biri de giyim üzerinden kendisini gösteriyor.

Özellikle yaz aylarında sokaklarda, alışveriş merkezlerinde ve toplu taşıma araçlarında mahrem bölgeleri neredeyse tamamen ortaya çıkaran kıyafetlerin görülmesi vatandaşların tepkisine neden oluyor.

Mesele artık yalnızca erkeklerin kadınların kıyafetine yönelik eleştirisi olarak da görülemiyor. Kadınlar da sokaklarda karşılaştıkları aşırı açıklıktan rahatsızlıklarını açıkça dile getiriyor.


KADINLARDAN DA İSYAN: BU ÖZGÜRLÜK DEĞİL

Sosyal medyada yayılan videoda konuşan bir kadının aşırı açık giyime yönelik tepkisi dikkat çekti.

Kadın, bu tür giyimin “çağdaşlık” ve “özgürlük” kavramları üzerinden meşrulaştırılmasına itiraz ederek, sokakta karşılaşılan görüntülerin artık rahatsız edici boyutlara ulaştığını dile getiriyor.

Videonun gündeme gelmesi, “Özgürlük adına her şey kamusal alanda yapılabilir mi?” sorusunu da yeniden hatırlattı.


YATAK ODASININ KIYAFETİ SOKAĞA TAŞINIYOR

Burada eleştirilen kadınların varlığı veya bireysel tercih hakkı değil; mahremiyet kavramının sistematik biçimde değersizleştirilmesi.

Bir dönem ancak özel yaşam alanlarında görülebilecek kıyafetlerin bugün sokakta sıradanlaştırılması, “modernleşme” adı altında toplumun utanma ve mahremiyet ölçülerinin aşındırılması sonucunu beraberinde getiriyor.

Özgürlük ise başkalarının varlığını yok saymak anlamına gelmiyor.

İnsanların çocuklarıyla, anne-babalarıyla birlikte kullandığı sokaklar, parklar, toplu taşıma araçları ve alışveriş merkezleri kişiye özel alanlar değil, ortak yaşam alanlarıdır.

ÇAĞDAŞLIK ÇIPLAKLIKLA ÖLÇÜLMEZ

İnsan bedeninin ne kadarının sergilendiğini “çağdaşlığın ölçüsü” haline getiren anlayışın kendisi de sorgulanmayı hak ediyor.

Çağdaşlık; bilimde, eğitimde, sanatta, üretimde, teknolojide ve insan ilişkilerindeki seviyede aranır. Bir insanın daha fazla bedenini göstermesi onu daha çağdaş yapmadığı gibi, mahremiyetine önem vermesi de onu geri kalmış yapmaz.

Aksine edep, görgü, ölçü ve başkasına saygı, gelişmiş bir toplumun temel özelliklerindendir.

HEDEFTE AİLE VE MAHREMİYET VAR

Aileyi yalnızca hukuki bir kurum değil, toplumun ahlaki ve kültürel omurgası olarak gören kesimlerin asıl itirazı da burada başlıyor.

Dizilerden sosyal medyaya, reklamlardan popüler kültüre kadar sürekli pompalanan “Bedenim benim, istediğimi yaparım” anlayışı, bireysel özgürlüğü sorumluluktan tamamen koparan bir hayat tarzını normalleştiriyor.

Mahremiyetin küçümsendiği, utanma duygusunun “gericilik”, teşhirciliğin ise “özgüven” diye pazarlandığı bir kültürel ortamın aile yapısını ve gelecek nesillerin değer dünyasını etkilememesi mümkün değil.

ÖZGÜRLÜK ADI ALTINDA AHLAKİ SINIRLAR SİLİNEMEZ

Hiç kimsenin kıyafeti bir başkasına hakaret, taciz veya şiddet hakkı vermez. Ancak bu gerçek, toplumun aşırı teşhircilik ve mahremiyetin ortadan kaldırılması üzerine eleştiri yapamayacağı anlamına da gelmez.

Bugün kadınların kendilerinin de sokaklardaki aşırı açıklığa tepki göstermesi, konunun kadın-erkek kavgasına indirgenemeyeceğini açıkça gösteriyor.

Toplumun aile, edep ve mahremiyet değerlerini korumak istemesi çağdışılık değildir.

Çağdaşlık çıplaklık değildir. Özgürlük de ortak yaşamın bütün ahlaki ve toplumsal sınırlarını ortadan kaldırmak değildir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Babo hayran

Sen diz kapağına kadar başkasıda hepsini erkeklerin beğenisine açıyor aranızdaki fark nedir bu neye benziyor biri bir bardak olkol içiyor diğeri bir şişe içiyor ikiside kötü islama uyğun giyinmeyen bakasına tesiri olmaz reklam İçin konuşmuş bu kız
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23