İspanya, Portekiz ve Fransa'da dijital kıyamet... Kim fişi çekti?
İspanya, Portekiz ve Fransa'da dijital kıyamet... Kim fişi çekti?
Selma Savcı
Yıl 2025... Dünyada her daim kıyamet senaryoları çizilmeye kaldığı yerden devam ediyor. 2022 yılında birçok defa gündeme gelen ve 2025 yılının ortalarına doğru geldiğimiz şu günlerde o günlerden esinlenen hamleleri gördükçe acaba mı sorusunu sormuyor değiliz.
Artık topla tankla tüfekle savaşların yavaş yavaş geride kaldığını düşünüyorum. Çünkü son bir haftada İspanya, Portekiz ve Fransa’daki elektrik kesintileriyle ilgili ciddi şekilde iddialar komplo teorilerine dönüşmüş durumda.
Avrupa’da bu bahsettiğimiz üç ülkedeki elektrik kesintisinin doğrudan 60 milyon kişiyi etkilediği açıklandı. Düşünebiliyor musunuz, ülkeler arasında özellikle başkent şehirleri olan Madrid, Barcelona, Lizbon gibi milyonları barındıran şehirlerde uçak seferleri yapılamadı, trenler çalışmadı, metrolar, asansörler, hastanelerde ameliyatlar yapılmadı ve daha niceleri… İşin garibi ise böylesi bir kriz sonrası meydanlara dökülen teori canavarları ise, ülkelerdeki bu elektrik kesintilerini uzaylıların istilasından tutun da küreselcilerin tuzağına kadar binbir türlü absürd iddialar ortaya atarak olayı karikatürize ettiler bile…
Bu ülkelerden İspanya’nın ulusal elektrik şebekesi hizmetleri başkanı Eduardo Prieto, operatörün kontrol sistemine 'izinsiz giriş' olduğunu gösteren hiçbir kanıt olmadığını belirterek, herhangi bir ‘siber güvenlik olayının’ elendiğini söyleyerek olaya bir açıklık getirdi en azından…
Yine bir kısım ise; benim de aklıma gelmiyor değil bu fikirler silsilesi, şunu söylediler… Kesintinin, olası bir üçüncü dünya savaşı için test edilen silahların bilinmeyen varlıklar tarafından devre dışı bırakılması nedeniyle gerçekleştiğini öne sürdü. Bu teorinin arkasında da “uzaylılar” vardı. Aslında buradaki uzaylılar kavramı bir gizleyici role bürünen örgütsel bir şemada olabilir açıkçası…
Artık ülkeler arasında ciddi bir enerji ve önümüzdeki dönemlerde su krizlerinin olacağını her daim profesörler ve bilim adamları yeryüzündeki hareketlere göre analiz ediyorlar her defasında zaten. Ama bu konuların bu denli uzun sürmesi ve hayatları baltalayacak hale sokması, bu üç ülke üzerinden oynanan bir oyunu da bizlere göstermiş olabilir.
Tabii ki bir teknik arıza da olabilir denilebilir. Kaldı ki; İspanya'nın şebeke operatörü Red Eléctrica'da operasyonel hizmetler direktörü Eduardo Prieto, çok sayıda güneş enerjisi santraline ev sahipliği yapan güneybatı İspanya'da beklenmedik bir üretim kaybını suçlayıp, elektrik kablosu hasarının önünde hiçbir önlemin alınmadığını da açıkladı…
İşte tüm bu veriler eşliğinde en önemli soru şimdi ortaya çıkıyor… Bu durumdan ülkemiz ne denli etkilenebilir endişesi. Bakan Bayraktar, kabine sonrası ise açıklamalarda bulunarak, hâlâ söz konusu ülkelerden olayın nedenine ilişkin net bir açıklama gelmediğini vurgulayarak, "Kabine'ye bilgi verdim. Bizde sıkıntı olmuyor ama bizi etkileyebilecek boyutta bir şey. Allah'tan biz en uçtayız" ifadelerini kullandı. Kesintinin ana sorumlusunun İspanya olarak görüldüğüne dikkati çeken Bayraktar, "Talep fazla olmayınca rüzgâr ve güneşin aşırı üretimini yönetemediler de deniyor, Fransa'da enterkonneksiyon sistem de kendini emniyete almak için kesmiş. Böyle şeylerden bahsediliyor. Büyük sıkıntı, baya büyük çaplı bir şey" değerlendirmesinde bulundu.
Derler ya, sinek küçük ama mide bulandırır diye, hakikaten ortada böylesi bir durum var aslında. Bu konunun ehemmiyeti aslında ülkeler arası enerji savaşlarına da dönecek cinsten gibi duruyor.
Hani bizim aklıevveller diyorlar ya, ülkede niye petrol arıyoruz, neden rüzgar enerjisi tesisleri inşa ediliyor, neden barajlar yapılıyor diye… İşte bunu anlamak için bugün geldiğimiz noktada 15. yüzyılda başlayan sömürgecilik hareketinin İspanya ile birlikte öncülerinden olan Portekiz ve yine sömürgeci ülkesi olan Fransa’nın yaşadıklarından ders çıkarmak zorundayız. Bu işin şakası yok… Ülkeler arası dengelerin bir fişin çekilmesiyle ne hale geleceğini görmek ve geleceğimizi güçlü kararlar bütünüyle inşa etmek zorundayız başka lamı cimi yok bu işin…
Selam ve dua ile…