• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
20 Temmuz 2019

Üstad M. Şevket Eygi

Geçen cumartesi günü muhterem M. Şevket Eygi üstadı ahirete uğurladık. Hayatı boyunca milletimizin dünya ve ahiret mutluluğu için düşünen, projeler üreten, fikirlerini yazı ve konferanslarla açıklayan büyüğümüzdü. 

Düşüncelerinden dolayı yıllarca sürgünlerde, hapislerde kaldı. Daha yakın zamana kadar hakkında soruşturmalar, mahkemeler sürüyordu. Ancak onun cenaze törenine on binlerce müminle birlikte başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları olmak üzere adeta devlet ve millet katıldı. Sanki devletin bir nevi kıymet bilmesi ve özür dilemesiydi bu.

Fatih Camii az rastlanır bir kalabalığı gördü. Ne kadar çok seveni varmış. Birkaç anormal tip dışında medyada hep güzel şeyler yazıldı, sevgi ile uğurlandı.

Şevket ağabey ile 45 yıldır tanışırdım. Daha 18 yaşındayken ziyaretine gitmiş, sürekli ara vermeden görüşmüştüm. Bir İstanbul beyefendisiydi. Oldukça nazik ve kibardı. Kendisine ayrıcalıklı davranılmasını istemezdi. Kimseyi kırmamaya azami dikkat ederdi. Herkesi muhatap alır, zerre kadar gururlu ve kibirli davranmazdı.

Kedilere ve hayvanlara düşkündü. Bir yere gittiğimizde sokak kedileri sanki onu hisseder, onun yanına korkmadan yanaşarak yiyecek ve sevgi isterlerdi. Bir defasında gözünde çapak olan bir kediye eczaneden ilaç alarak ve pansuman yaparak tedavi etmişti.

İslam âlimlerine ve evliyalara büyük bağlılık ve hürmet gösterir, onlara laf ettirmezdi. Sahih itikada ve namaza çok önem verir, ısrarla üzerinde dururdu. Hep faydalı nasihatler ederdi.

Almanca, Fransızca, İngilizce, Arapça ve Farsça başta olmak üzere 5-6 dil bilirdi. 

Kitap dostu idi. Yazma eserlere ilgisi büyüktü. Bir defasında Atina’da sahaf olduğunu duyduğunda rahatsız olmasına rağmen koşar adımlarla gitmiş ve çeşitli minyatürler almıştı. On binlerce ciltlik zengin kütüphanesi vardı ve vefat etmeden sahibi olduğu hat şaheserleri ve antika eşyaları ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki kütüphaneye bağışlamıştı.

O kültür deryasıydı. Doğu ve batı kültürüne hâkimdi. İslam âlimi denilebilecek birikimde bilgi sahibi idi. Çok kitap, dergi ve gazete (tabi Fransızca makaleler) okurdu. Hafızasına yerleştirir, sohbetlerinde kendini tekrarlamadan yeni şeyler anlatırdı. 1991 yılından beri tatil yapmadan ve ücret almadan Milli Gazete’ye makaleler yazardı. Yazıları güncel olmaz, aradan aylar yıllar da geçse tazeliğini korurdu.

Özellikle gençleri yetiştirmeye önem verir, onlara bir şeyler öğretmenin gayreti içinde olurdu. Faydalı olacağını düşündüğü davetlere uzak da olsa giderdi. Çok sayıda insanın yetişmesinde emeği büyüktü.

Rabbim merhametiyle muamele etsin, mekânı cennet olsun.

15 TEMMUZ TATİL OLMASIN 

Tatili bol bir ülkeyiz maalesef. Son Ramazan Bayramı, önünden arkasından birleştirilerek 9 güne çıkarıldı. Turizmciler şimdi de Kurban Bayramının da 9 gün olması için kampanya başlattılar.

Önceki 15 Temmuzlar cumartesi ve pazara denk geldiği için farkına varamadık. Ancak bu yıl tatil olarak yaşadık. Türkiye’de adeta hayat durdu. 

Elbette 15 Temmuz çok önemli bir gündür. Elbette törenlerle, toplantı ve mitinglerle anılmalı, ancak tatil olmamalıdır. Ülkemizin tatile değil çalışmaya ihtiyacı var.

Bu konuyu yazmayı planlarken baktım Habertürk’ten Sevilay Yılman hanımefendi aynen katıldığımız şu cümleleri yazmış: 

“15 Temmuz’un ivedilikle resmi tatilden çıkarılması gerektiğini ifade edeyim.

Önümüzdeki yıl kesinlikle resmi tatil kapsamında olmamalıdır 15 Temmuz...

Farkında mı bilmiyorum karar verenler ama 15 Temmuz resmi tatil kapsamında olmaya devam ettikçe o gün Türkiye demokrasisine yapılan o korkunç saldırının geri püskürtülmesini hayatları ile ödeyen tüm şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaya devam edeceğiz!

Kimse kusura bakmasın ama 15 Temmuz’da şehit olan insanlarımızın canları pahasına verdikleri o direniş, sonraki yıllarda tüm millet iki seksen uzanıp tatil yapsın diye değildi!

Elbette ki bu milletin hain ve alçak FETÖ’cülere karşı kazandığı büyük, onurlu bir zaferin günüdür 15 Temmuz ama hatırlatırım o gün aynı zamanda da yüzlerce masum insanımızın da şehit verildiği kara, bedbaht bir gündür!”

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ TEDİRGİN EDİYOR!

TGTV Başkanı Av. Hamza Akbulut Bey bu başlıkla yayınladığı bildiriye şöyle giriş yapmış: “Kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul sözleşmesi) ve bu sözleşmeye dayalı “6284 sayılı kanun” uygulamalarında görülen olumsuzluklar ve ailelerin yaşadığı olaylar, aile kurumumuzun geleceği adına kamuoyunda tedirginlik oluşturmuştur.”

Muhterem Hamza Akbulut’u bu hayati önemdeki bildiri için tebrik ediyor, teşekkürlerimizi sunuyoruz. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23