Sağlıklı beslenmede yeni trendler

24 Ağustos 2019 Cumartesi

Gerçekten sağlıklı beslenme sağlıklı hayat sürebilmek için önemli bir şarttır. Çünkü son yıllarda besin maddeleri bozulmuş; rafineri (işlenmiş) gıdalar, GDO (genetiği ile oynanmış) besinler ve konserveler, suni şekerler, paket yiyecekler market raflarını ve maalesef sofralarımızı işgal etmiştir.

Biz biliyoruz ki beslenme ile hastalıklar arasında yakın bir ilgi vardır. Özellikle günümüzde yaygınlaşan ve ölüme, yaşam kalitesinin düşüklüğüne sebep olan kalp damar hastalıkları (kalp yetmezliği, koroner ve enfarktüs, hipertansiyon, felçler, damar tıkanması gibi rahatsızlıklar), obezite, artrit, kanser, eklem hastalıkları, diyabet, gut gibi rahatsızlıklar hep kötü beslenme ile ilgilidir. Yani beslenmemize özen gösterirsek bu hastalıklara yakalanma riskimiz oldukça düşecek, daha sağlıklı bir hayat sürmemiz mümkün olacaktır.

Bu yüzden sağlıklı ve dengeli beslenme konusu giderek daha önem kazanmakta, yayınlanan kitaplar ve düzenlenen fuarlar da artmaktadır. İşte bu gittiğim gıda fuarları ve incelediğim yayınlardan yola çıkarak şunları söyleyebilirim: 

Un ve unlu gıdalardan uzaklaşma var. Özellikle beyaz unun zararlı, adeta bedenimiz için zehir olduğu kabul edilmiş durumda. Hatta tam unun bile sakıncaları anlaşılır olmuş. Ancak siyez ve karakılçık gibi geleneksel buğday ürünlerinden daha çok üretilmekte ve tavsiye edilmekte. 

Yine kan şekerini hızlıca yükselten şekerin zehir olduğu, hastalıkların kaynağı haline geldiği tam bir görüş birliği ile kabullenilerek sofralarımızdan çıkarılmış. Artık şeker ve şeker konularak üretilen yiyeceklere sağlıklı mutfaklarda yer yok.

Tabi früktoz ve glikoz şurupları da sağlığımızın düşmanı ilan edilmiş ve kesinlikle sağlıklı gıdalarda bulunmaması gerekiyor.

Sebze ve meyvelerin yine organik şekilde yetiştirilmesine önem veriliyor.

Ayrıca etin serbest dolaşan, doğal yemlenen mutlu hayvanlardan elde edilmesi de önemli görülüyor. Çiftliklerde eziyet içinde büyütülen mutsuz hayvanların etleri tavsiye edilmiyor. 

Sigaranın zararlı olduğu kabul edilmişti, şimdi de alkolün damlasının bile toksik etkide olduğu anlaşılmış durumda.

Durum gördüğümüz kadarıyla böyle. Sağlıklı olmak için bu trendlere dikkat etmeliyiz.

HALUK DURSUN HOCAMIZIN ARDINDAN

Kültür Bakan Yardımcımızı elim bir trafik kazasında kaybettik. Kendisi 45 yıllık dostumdu.

Hayatı boyunca hızlıydı, gayretliydi. Daha o zamanlar ülkemiz için bir şeyler yapma azmi ile dolup taşıyordu. Lisede okurken tarihçi olmayı hedeflediğini ve Osmanlı dönemi üzerine yoğunlaşmayı planlıyordu. Hayatını, hedeflerini belirlemişti ve hep aynı çizgide, aynı heyecan ve istekle yürümeye devam etti. Üniversiteye intisap ederek akademisyen oldu, öğrenci yetiştirdi. Osmanlı coğrafyası ve Orta Doğu onun ilgilendiği, uzmanlığı olduğu konulardı. Zaten Fransızca ve İngilizce biliyordu, bir süre Suriye’de (Şam) kalarak Arapça da öğrendi. Ayrıca Orta Doğu’yu tanımak için o bölgelere defalarca seyahat etti, insanlarla iç içe oldu. Onun mal mülk kazanayım gibi hiç derdi olmadı. Millet aşkına, davası uğruna ömrünü geçirdi. Ancak hedeflerini hayata geçirmek için akademisyenlik ona dar geliyordu. Bir süre Turing Kurumu başkanlığını yaptı. Daha sonra Ayasofya’nın ve Topkapı Sarayı’nın müdürlüğü görevlerinde bulundu. Çok dolaşıyordu, gezen bilir sözünü hayatına düstur edinmişti.

Rabbim rahmetiyle muamele buyursun.

NETFLİX SON MU?

Türkiye Gazetesindeki bir habere göre; daha önce bu sütunlarda eleştirdiğimiz Netflix ülkemizdeki yayınlarına son veriyormuş. Mutlulukla karşıladığımızı buraya kaydediyoruz.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • fetösavarfetösavar26 gün önce
    netflix özellikle sapıklığı üstü kapalı bir şekilde sunuyor. güzel yurdumun gariban insanına azar azar yediriyorlar... hani şu papel dizisinde daha ilk anlardan itibaren iki sırplıyı hem masum hem de homo gösteriyorlardı. nasıl bir sapkınlık değil mi??? bir sırplar yakın tarihimizin en azılı müslüman katleden milleti... iki. iki sapık masum, saf, canayakın, kediyi incitmez tarzında gösteriliyordu... ama öyle hafif öyle çaktırmadan ki yani amaaan canım boşver dedirtecek kadar....
  • ÖmerÖmer27 gün önce
    Maalesef meyve sebzede hormonlu gıdalar var domates aldım yaz ortasında içi bembeyaz çıktı sera ürünleri yazın bile mevcut ne tat var ne tuz sıkı kontrol lazım gıdanın yüzde kaçı organik gerçek organik mi o da şüpheli
  • Müvit BayramMüvit Bayram27 gün önce
    İnsan dünyada yaratılmış olan en şerli bir mahluktur. Bütün kötülüklerin kaynağı iblis ve ordusunun mekanı olan beden denilen çöplüktür.Bu mezbele, iblis ve yüz trilyondan fazla cin şeytanına ev sahipliği yapıyor.İblis insan denilen mahlukata vesveseyle yani akla getirmek suretiyleher an sayısız emirler verip pislikler, yaldızlı sözler ve edebiyat öğretmektedir.Kısacası içinde sayısız cin şeytanı olan ve sürekli çoğalan insan vücutu kendisinin şeytanı ve bir cin devletidir. Akla gelen ve çoğunluğu eyleme geçirilen tümyararsız ve mutlak doğru olmayan duygu, düşünce ve bilgiler ya kişinin kendi iblis ve cin şeytanlarınının ya da başkalarının iblis ve ordularının yazıp söylediği zarta vesveselerdir. Teknik konulardaki bilgiler hariç okullarda öğretilen bilgilerin tamamına yakınını iblisler ve ordularının eserleri olarak görmek doğru olur. Peygamberler, evliyalar, salihler üzerinde iblislerin sultanlıkları yok gibidir. Zira peygamberler iblisler ve ordularını kelamullahla yenip yok etmişler, bedenlerini ve ruhlarını nurlarla doldurup gölgesiz hale gelmişlerdir. Evliya, salih ve müminler deiblislerini yenip yok etmekle meşguldurlar. Kur'an'ın sürekli zikredilmesi, bedende bulunan cinlerin çıkarılıp yerine nurdan varlıklar olan meleklerin doldurulmasına en etkin bir vasıta sayılır. İslam'da ki tüm ibadetler cinleri derece derece ve zamanla bedenden uzaklaştıran araçlardır. Tabiplerin kutsal metinleriş gibi sımsıkı sarıldıkları ve uyguladıkları tıbbi kuramlar gavur şeytanlarının yellenme urünleridir. Yabancı tıbbi zartalarla hastalıklara karşı mücadele edebileceklerini zannediyorlar. Kendi iblisleri yabancı iblislerle anlaşıp ortak bir karar almışlar, batılda birleşmişlerdir. Islam'ın tıbbi vardır, ama onu da bilmek, öğrenmek, anlamak isteyen yoktur. Müslüman olduklarını iddia eden tabipler de domuz ve murdarla beslenen, şarap içen, cünüp gezen, kıçı çakıdaklı iblislerden tıp (!) öğrenmede birbirleriyle yarışıyorlar. Sağlık alanında her iki iblisi güruhun arasında bir fark kalmamıştır.
  • Müvit BayramMüvit Bayram27 gün önce
    Hekimlerin geçmişte sap saman günümüzde ilaç ve başka yöntemlerle hastalıkları tedavi etme iddiaları tıbbi bir sayıklamadır. Zira hiçbir hekim kronikhastalıkların gerçek sebeplerini bilmemektedir. Tıp fakültelerinde kronik hastalıkların tedavileri le ilgili öğrendikleri ise sadece tıbbı aptallıklardır.Şekerin hastalık nedeni olduğu da Amerikan endokrinolojist bir züppenin yıllar önceki halüsinasyonlardan biridir. Bu tıbbi ilke bugün dünyada geçerliliğini yitirmiş olmasına karşın bizde bazı tıbbi fosillerce hala geçerli kılınmak istenmektedir. Zaten okullarda tıbbi züppeler öğrendikleri soyut bilgilerle hastaları iyileştirebileceklerine önceden şartlandırılmışlardır. Hastalalıkların artması, tedavi edilemeyişleri cehaletlerini ispatlarken onlar hala kendilerini ve safsatalarını değerli ve vazgeçilmez göstermeye devam ediyorlar. Devlete dayanarak, ünvanlarına güvenerek hastaları zehirleme, maaşlarını artırma ve ahkam kesmekten başka hünerlerini de yok. Asalak besleyen devlet tıbbi avanelerine başarisızlıklarından dolayı hesap sormaktan da aciz.
  • GerçeklerGerçekler27 gün önce
    Hocam Türkiye'de yaşamıyorsunuz galiba. Gıdaların doğal oldugundan ve duzeldiginden bahsetmişsiniz. Ama maalesef bu tesbit yanlış. Bu konuda Dunyanin en xgeri kalmis ulkesiyizbir kere aslakontrol ve denetim yok disardan sakincsli olarak iade edilen gidalar bile ic piyasaya suruluyor. Eskiden köylüler tarım ilacı kullanmiyordu. Şimdi odakalmadı. Ülkemizdedoğalve sağlıklı yolla üretilmiş. Yetiştirilmiş birtekgıda gosteremezsiniz. Tarım ilaçları hormonlar daha da fazla kullanılıyor.Hâlâ sertifikalı tohum zorunlu. Yani gedeosuyla oynanmışbitki dikmek mecburi. Yoksa destek alamıyorsunuz. Un ve süt mamullerinin bila istisna tamamında bir dünya kimyasal ve domuz katkıları var. Tatlılar hâlâ sofraların baş köşesinde icindede mıdır şurubu glikoz yapay tatlandırıcılar dolu. tavuk ve büyük başlarda gezen hayvan yok. Besi hayvanları ve tavuklarda hormonlu yem ve hormon iğneleri kullanılıyor. Hayvan ve tavuk yemlerinin tamamında kemik ve et var. Malum et yiyen hayvanın eti veyumurtası yenmez. Sigara uyuşturucu, icikimyasal dolu hazır gıdalarhayatın olmazsa olmaz bir parçası olmuş. Buna paralel tedavisi olmayan ölümcül Hastalıklarda da %1000 artış var.Devletin bu konuda en ufak bir tedbiri ve çalışmasıda yok. Dediğiniz sagıklı beslenme olsaydı hastalıklarda artış değil azalma olur du. Hastaneler tıka basa dolu. İlaç fabrikaları ilaç yetiştiremiyor. Dünya nin en büyük ilaç fabrikaları ve hastaneleri bizde.
  • meleknur meleknur 27 gün önce
    MEKANI CENNET OLSUN. RABBİM KENDİSİNDEN RAZI OLSUN

Günün Özeti