• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
25 Mayıs 2019

Oruç tut sıhhat bul

Evet, bu da oldu maalesef: İslam’ın bütün müesseselerine saldıran ateist ve laikçi çevreler bu defa İslam’ın beş şartından biri olan oruç ibadetini hedef aldılar. Üstelik bunu mübarek ayda yaptılar.

Haberi Gazetemiz Yeni Akit’ten takip edelim:

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinden biri, İslam âleminin ibadetine dil uzatmış ve tüm tıp dünyasının aksine oruç tutmanın sağlığa zararlı olduğunu söylemiş. Orucun olan yararlarıyla ilgili, çok sayıda yerli ve yabancı tıp insanının akademik çalışmaları ve açıklamaları mevcutken bunun aksini iddia etmiş. Oruç normal biyoritmi ve sağlıklı beslenme döngüsünü bozarmış. Orucun yararlı olduğuna dair yayınları dinci medya abartıyormuş.

Sayın üyenin açıklamaları tamamen art niyetlidir, gerçekleri çarpıtmadır ve hezeyan boyutundadır. Orucun bedenimize ve zihnimize sağladığı harika yararlar saymakla bitmez. Üstelik bilimsel araştırmalar ve gözlemler gün geçtikçe de yeni faydalarını ortaya çıkarmaktadır.

Şu husus önemli: Orucu hakkıyla ancak oruç tutanlar değerlendirebilir. Ramazan ayında tutulan oruç, diyet için veya grev için yapılan açlıktan tamamen farklıdır. Çünkü oruç, sadece belirli bir süre aç ve susuz kalmak değildir; Allah’ın sağlıklı olan kullarından yerine getirmelerini farz kıldığı bir ibadettir. Biz Müslümanlar elbette zayıflamak veya daha sağlıklı olmak için değil, Allah’ın emri olduğu için O’nun rızası için oruç tutuyoruz ama şimdi bilim dünyasının da araştırmalarla ortaya koyduğu gibi oruç tutma; diyabetten, kanser ve kalp krizine kadar birçok hastalığı önlemekte etkilidir.

Elbette sağladığı orucun avantajları bu sınırlı yazıya sığdırmak mümkün değildir. Ancak Ramazan ayında hakkıyla oruç tutmanın verdiği yararların bazılarını sıralayalım:

l Oruç tutanların açlığı sadece diyabeti önlemekle kalmaz, yeni başlayan diyabeti de hafifletir ve hatta ortadan kaldırabilir. Ramazan orucu tutanlarda diyabet ve kalp hastalıklarının daha az görüldüğü bilinmektedir.

l Açlık, bağışıklık sistemini canlandırmakta ve hastalıklara karşı bünyemizi daha dayanıklı hale getirmektedir.

l Fazla kilolu ve obez kişiler kilo ve vücut yağlarını kaybetmektedirler. Kan kolesterol ve trigliseritlerinde düşme olmaktadır. Açlık dönemlerinde enerji sağlamak için kolesterol kullanılmakta, bu da muhtemelen yağ hücrelerinden gelmektedir. Bu yüzden açlık fazla kiloya karşı etkili bir çaredir.

l Özellikle yaz aylarına denk gelen ve uzun süren sıcak havalarda tutulan oruçta vücut, tüketilen suyu depolayamadığı için, böbrekler idrarla kaybedilen miktarı azaltarak mümkün olduğunca fazla su tasarrufu sağlar. Bu yüzden oluşan dehidratasyon (su kaybı) sanılanın aksine düşük olur ve iftarda yeterli ölçüde alınan sıvı ile bu telafi edilirse gündüz saatlerindeki susuzluk zarar vermez.

l Orucun günümüzün yaygınlaşan ve korkutan hastalıkları Parkinson ve Alzheimer’ı önleyici etkisi vardır.

l Yine oruç karşıtlarının beyin yeterince glikoz alamaz şeklindeki iddiaları da doğru değildir. Çünkü açlıkta enerji sağlamak için 10-12 saatte tüketilen kandaki mevcut glikozdan sonra karaciğer ve kas hücrelerinde depo edilen glikojen glikoza çevrilerek yine bu şekilde beyin yakıtsız kalmaz.

l Orucun normal biyoritmi ve sağlıklı beslenme döngüsünü bozduğu iddiası da saçma ve mantıksızdır.

l Kendisinden bu yazıda ve daima yararlandığım, fikirlerinin takipçisi olduğum değerli hocam Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta’dan bir alıntı yapmak istiyorum:

“Batı tıbbının “intermittent fasting” adıyla tanımladığı “aralıklı açlığın” sağlığımıza olan müspet tesirlerini şöyle sıralayabiliriz:

BİR: İnsülin ve leptin duyarlılığını artırıyor. Obezite ve diyabetten damar sertliği ve kansere kadar nerdeyse tüm kronik hastalıkların altında yatan esas mekanizma ensülin direncidir.

İKİ: Açlık hormonu olarak bilinen gyrelin seviyeleri azalıyor. Bu sayede yeme isteği azalıyor.

ÜÇ: Büyüme hormonu salgısı (HGH) artıyor. Sağlıklı ve dinç olmada, yaşlanmanın geciktirilmesinde bu hormonun ne kadar önemli olduğu biliniyor.

DÖRT: Oksidatif stres azalıyor. Hücrelerdeki oksijen radikallerinin birikiminin azalması protein, lipit ve nükleik asitlerin oksidasyondan zarar görmesini önlüyor.

BEŞ: Enflamasyon hafifliyor ve serbest oksijen radikallerinin hasarı azalıyor.

ALTI: Yağ yakımı artıyor.”

Gördüğünüz gibi daha yazıya giriş yapmışken yerimiz doldu. Orucun saymakla bitmeyen, kitap hacminde yararları vardır. Üstelik bu sıraladıklarımız sadece bedensel faydalarından birkaçı. Ayrıca oruç:

l Zihnimizi açar, düşüncelerimizi daha berrak hale getirir ve konsantrasyonumuzu artırır.

l Yine alkol, sigara, uyuşturucu ve kumar gibi içten kemiren tehlikeli bağımlılıklarda hem koruyucu hem de kurtarıcı etkisi büyüktür.

l Ramazan’da cinayet, yaralama, intihar oranları düştüğü gibi suç işleme sayısı da çok düşer.

l Toplumu barış, kardeşlik havası sarar. İftar etmenin, sahura kalkmanın, Rabbimizin rızası için aç kalmanın zevki ve hazzı çok büyüktür. Yani Ramazan mutluluk verir.

l Ramazan aynı zamanda yardımlaşma ve dayanışma ayıdır.

Bu konularda yapılan her araştırma Peygamber Efendimizin “Oruç tutan sıhhat bulur” sözünü ispatlamaktadır. 

Son olarak dileğimiz: Rabbim bu TTB’li benzeri art niyetli ve çarpık zihniyetli kişilere akıl fikir versin. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23