Karamsar olmayalım

02 Şubat 2019 Cumartesi

Açıyorsunuz televizyonu veya internetten haber sitelerine giriyorsunuz, olmadı günlük gazeteleri elinize alıyorsunuz. İçinizin kararmaması, ümitsizliğe kapılmamanız içten değildir. Memleketin neresinde üzücü bir hadise vuku bulmuşsa bütün yayın organlarında geniş yer almaktadır. Çünkü seyirci toplayan, reytingi yüksek olan haberler nedense böyle karamsar olanlardır. 

70 milyonluk ülkenin bir köşesinde vahşi bir cinayet mi işlenmiştir veya acımasız bir taciz olayıyla mı karşı karşıyayız, hemen medyamız bu tip haberleri ayrıntılarıyla, uzun uzadıya öne çıkarmaktadır. Veya ağır bir trafik kazasına ya da terör felâketine mi maruz kalındı uzun uzun yayınlar birbirini takip etmektedir. Hangi kanalı açarsanız açın aynı olayı ballandırarak ve moral bozucu şekilde işlediklerini görürsünüz.

İzleyenler zanneder ki bu şekilde kişinin içini karartan olaylar yurdumuzun her tarafında yaygındır ve ülke kötüye gitmektedir. Yanmışız, bitmişizdir. 

Televizyonda haberleri seyretmeye kalktığınızda içiniz kararıyor, hepten dert sahibi haline geliyorsunuz: Cinayetler, kaybolan çocuklar, felakete maruz kalıp ağlayanlar, çatışmalar, savaşlar ve şehitlerimiz…

Tartışma programları ise ayrı facia: İnsanlar kutuplaşmış, birinin ak dediğine diğeri hemen kara diyor. Düşünmek, acaba karşıdaki muhatabım ne demek istiyor diye anlamak, üzerinde bile durmak istenmiyor. Ortak bir noktada buluşabilir miyiz veya yakınlaşabilir miyiz diye iyi niyet besleyen yok. Hemen önyargılı bir şeyler söylüyorlar. Kutuplaşmalar eriyeceğine, insanlar birbirlerine yaklaşacağına daha da zıtlaşıyorlar.

Sosyal medya ayrı bir felâket: Yalan, iftira, çarpıtma ile saldırılar, aşırılıklar mesajların ana teması olmuş. Toplum adeta tahrik edilmek isteniyor. Düşmanlıklar körüklenmiş, ülkenin geleceğine dinamit konmuş umurlarında değil. Kardeşlik, barış, huzur ve şükür talep eden yok gibi.

Hâlbuki güzelim ülkemizde iyi haberler, mutlu ve umutlu gelişmeler, yüreğimizi ferahlatan fedakârlıklar, hayranlıkla anlatılacak kahramanlıklar da olmaktadır. Üstelik bu tip olaylar sanıldığından daha sıktır ve yaygındır da. Nedense bu sözünü ettiğimiz iyimserlik aşılayan hadiseler ötekiler kadar medyada yer bulmaz, çünkü reytingleri azdır. Maalesef medyamız için ise önemli olan ne yazık ki izlenme oranlarıdır.

Her kanalı açtığımda üzücü haberler görmekten bıktım usandım inanın. Bu yüzden televizyon haberlerini pek açmamaya çalışırım. Açanları, çok izleyenleri de görüyorum; ruh sağlıkları tehlike altına giriyor, mutsuzlaşıyor ve ülkemizin geleceğinden umutsuz hale geliyorlar. 

Şu da var: Türkiye’de iyi, güzel, tasvip edilen hadiseler olumsuz olanlardan çok çok daha fazladır. Lütfen sadece görüntülerdeki üzen, perişan eden haberlere bakıp ülkemiz hakkında karamsarlığa kapılmayalım ve gelecek hakkında ümidimizi sürdürelim.

CEZALANDIRMA KİME YARAR?

Bir okuyucumuz gönderdiği mektupta Mersin’de sahnelenmek istenen bir oyuna dikkati çekmiş. Bu ilimizde CHP’nin bazı ilçelerde profili düşük adaylar göstererek PKK ile örtülü ittifak yaptığı şeklinde işaretler varmış.

Şimdi ise bu ittifak daha aşikâr hale geldi ve bırakın Anadolu’yu İstanbul’un bazı ilçelerinde de benzer yapılanmaların olduğu ortaya çıktı. Bu acı gerçek bazı adayların attıkları mesajlarından ve paylaşımlarından maalesef görülmektedir.

Düşünebiliyor musunuz meselâ Kadıköy gibi merkez ilçede seçimi PKK alırsa ülkemiz için nasıl bir rezalet olur. Bir yandan beka mücadelesi içinde olalım, Mehmetçiklerimiz PKK ile mücadelede şehit olsunlar diğer yandan da böyle bir işbirliği faciası…

Ak Partili bazı dostlarımız önümüzdeki seçimde oy vermeyerek partilerini cezalandırmaktan bahsediyorlar. Böylelikle belediyeleri PKK’ya mı teslim edeceğiz? İnsaf diyorum.

HASAN OCAKLI’NIN ARDINDAN

Mübarek ve muhterem dostumuz Hasan Ocaklı Bey hep siyasetin içindeydi. Daha genç yaşta memleketi Konya’nın Doğanbey beldesine giderek belediye başkanı olmuş ve yıllarca bu görevi başarıyla yürütmüştü. Her defasında Doğanbeyliler onu başkan olarak seçmişlerdi.

Ne zaman ki Konya büyükşehir belediye statüsüne alındı, Doğanbey ilçe olmadığı için belediye olmaktan çıktı, o zaman da Hasan Ocaklı tekrar İstanbul’a döndü. Belediyeler Birliğinde vazife aldı, siyasetin hep içinde bulundu.

Her seçimde evleri kahveleri dolaştı. Ak Parti’nin seçim çalışmalarına katıldı.

Mekânı cennet olsun. Rabbim merhametiyle muamele buyursun.

ECZACI MUSTAFA AYDINER 

AĞABEYİMİZ

Değerli abimiz fitoterapist eczacı idi. Hep davanın içinde gayretli, güler yüzlü neşeliydi. Ramazan umrede altınoluğun olduğu tarafta iftar verirdi. 

Uzun zamandır kalp rahatsızlığı çekiyordu. Rabbim rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun…

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • FarukFaruk4 ay önce
    Peki suç hep secmendemi yazar bey..ne istediyse seçmen verdi bu başkanlık sistemi belasını kim getirdi kim ittifaklari tetikledi.Türkiye gibi ülkelerde bu sistem felaket getirir ama kimse bilmiyor..feminizm getirip Türk aile yapısını kim dinamitledi sapikliklari kim kanun yoluyla serbest bıraktı.ahlaksizlikla mücadelede diyanet hükümet stk lar adeta sessiz kaldı..taviz taviz doğurur oldudakimse inkar etmesin hocam bu millet destek oldu ama hükümet hep taraftarlarının görmezden geldi bu gün çözüm süreci olmassa idi bu yapılar bu kadar cesaret edemezdi..kime diyorki hep aynı kendine oy veren kitlenin istekleri hep otelendi.
  • Cevdet tokatCevdet tokat4 ay önce
    Sefa hocam bu arada ülke nüfusu 70 değil, 80 milyon oldu. Selamlar.
  • Devamlı ümitDevamlı ümit4 ay önce
    Avrupa ülkelerinde haber en fazla 10dk dır. Ayrıca kaza ve cinayet haberlerini seyretmek isteyen şçşnde bu konulara toplumun yardımcı olunmasını ister ve düzelmesi için caba gösterilir!Sayın hocam ne dersınız her kaza sonrası bu kazaya sebep olanları ve nelerin yapulması ile ilgili verilmeli haberler yıksa hiç verilmemeli, toplumun ıyı yönde bilşnçlenmesi esastır!Akp ve mhp rütük aracalığı ile yaptırmalı ve kanun çıkarmalı!
  • geçim dünyasıgeçim dünyası4 ay önce
    Kuru' yu çok yemesine rağmen kabuzlıktan kurtulamayan adamın kitabını basıp; hedayesini 2499 TL artı KDV' den satacam; ortam arıyorum.

Günün Özeti