--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kadının beyanı esas mı olmalıdır?

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
24

Mahkeme sürmektedir ve karar duruşmasına geçilmiştir: Feminist önderlerden olan savunma avukatı yüksek sesle “ …kadının beyanı esastır. Sanık aksini ispat edememiştir. Cezalandırılmasını talep ediyoruz diyerek talebini açıklar. Aynı şekilde Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın avukatı da (6284 Sayılı Yasanın 20 maddesi gereğince davalara kadın lehine müdahil olarak katılmaktadır.) “..sanık cezalandırsın” deyince mahkeme, sanığın son savunmasını yapmasını ister. Sanık, panik içindedir. İddialar iftiradan ibarettir. Yasal delillerle kanıtlanmamıştır. Beraatımı talep ediyorum der. Ancak hüküm açıklanır ve “SANIĞIN 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” karar verilir. 

Maalesef canlandırmaya çalıştığımız benzer yargılamalara muhatap olunmaktadır. Kadının her beyanı hükme esas alınamaz. Ancak, kadının beyanı ciddiye alınarak hukuk usulüne uygun ADİL VE DOĞRU yargılama yapılır. 

Yargılamalarda kadının beyanı esastır karinesinin uygulanması sonucu çok sayıda mağduriyet feryatları duymaktayız. Hasta, doktoru; öğrenci hocasını; çalışan, işvereni şikâyet ettiği anda önce tutuklama ve ardından 5 yıldan başlayan hapis cezaları veriliyor. Aksini ispat pek mümkün olmadığından, yazılı medya ve sosyal medyanın abartı ve baskısı, feminist avukatların talepleri ve Aile Bakanlığının müdahilliği ile mahkûmiyet kararları verilmektedir. Ancak ispat külfetinin bütünüyle sanığa yüklenmesi, masumiyet karinesini ihlâl ettiği gibi bir suçun vuku bulmadığını ispat da pek mümkün olamamakta ve sanık dinlenilmemektedir.

Hâlbuki ceza yargılamasının temel prensiplerinden en önemlisi “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilke, masumiyet/suçsuzluk karinesinin bir sonucudur. Bu ilke uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Yani yapılan ceza kovuşturması sonucunda, fiilin sanık tarafından işlendiği yargısına kesin kanaat oluşmadığı takdirde, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekir.

İspat külfetinin iddia edene düşmesi, sanığın susma hakkının olması, şüpheli hallerden sanığın yararlanması ve yasa dışı yolla elde edilen delillerin yargılamada kullanılmaması hususları, masumiyet karinesinin sonuçlarındandır.

Türkiye dışında başka bir ülkede ve uluslararası hukuk metinlerinde “kadının beyanı esastır” ilkesi bulunmamaktadır. Bu yönde bir uygulama olduğuna dair bilgi de yoktur

ABD’de başlayıp ülkemizde de yayılan METOO (ifşa) hareketi ile itibar suikastları yapılmaya başlanmıştır. Hepimiz iftiraya maruz kalabiliriz. Yargılanıp cezaevine kapatılabiliriz. Ailemiz dağılabilir, işimizi ve mesleğimizi kaybedebiliriz. Gerçek suçlular yasal delillerle cezalandırılmasın demiyoruz. Başlatılan cadı avı çok canlar yakacaktır. Bu yanlıştan tabii ve pozitif hukukun temel ilkelerine dönülmesini istiyoruz.

Koç Üniversitesi Felsefe Bölümünde akademisyen olan feminist teorisyenlerden Prof. Dr. Zeynep Direk aktivist/radikal feministlere isyan ederek; “Masum bir kişinin bile toplumun mutlu olması uğruna acı çekmesini nasıl temellendireceğiz? O kişi kendisini bizim için feda etmiyor, rızası yok. Biz kim oluyoruz da onu feda edebileceğimize karar veriyoruz?...”demek zorunda kalmıştır. Bu itirazının haklılığına rağmen radikal feministlerin saldırısına ve hışmına uğramaktan kurtulamamıştır.

Cinsel saldırı/cinsel taciz mağduru olduğunu iddia eden bir kadın (..feminist örgütlerin sürece yönelik tavsiyelerine uyarak) birkaç arkadaşını arıyor veya mesaj atıyor ve “psikolojim bozuldu” diyerek rapor alarak şikâyetçi oluyor. Böyle bir durumdan kurtuluş imkânsız hale geliyor. Birkaç doktorun başına gelen benzer olayları görünce uyarmak ihtiyacı duyuyorum. Özellikle doktorlar, öğretmenler, işverenler odalarına ve kapılarına derhal kamera sistemi taktırmalarını tavsiye ediyorum. Şikâyetçi kadınların bir kısmı feminist, aktivist oldukları gerçeği karşısında tedbirli olmak gerekmektedir. 

Aile politikaları maalesef feminist zihniyetin etki alanına bırakılmıştır. Vakit geç olmadan bu yanlışlardan dönülmediği takdirde; aile birliğini korumamız, şiddeti önlememiz, haysiyet ve şerefimizi korumamız imkânsız hale gelecektir. 

 

Yorumlar

(24)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

A.Yücel

23 Ocak 2021 19:37

Kameranın ne önemi var? Kadının beyanı esassa kamera görüntülerine de bakılmayacaktır. Kadın erkek eşittir diyorlar fakat esas olan kadının beyanı oluyor, bu nasıl eşitlikse!

Ferdi

16 Ocak 2021 22:15

Reisin kadının beyanı esastır ve süresiz nafaka (boşanmaya teşvik pirimi) kanunlarından haberi yok.Yılda 25.000 fakir erkek sadece fakir olduğu için hapse atılıyor reisten saklıyorlar... Aile kurumunun yok olduğundan haberi olsa bu saçmalıklara izin vermez.. 

Çetin

16 Ocak 2021 20:53

Kadın mağdur olayları için bir çok tv haber proğramları mahkeme gibi yargılama yapıyor. Çıkıyor bir kaç soytarı avukat zanlıyı tv de mahkum ediyor. Not: kadınlar mağdur olmasın. Kadınlara bir kastımız yok

Bilmem söylesemmi

16 Ocak 2021 19:36

Aman hocam bu yazdıklarınızı okuyacak göz duyacak kulak anlıycak akıl ve vicdanlı bir kalp lazım önce 

Mustafa

16 Ocak 2021 17:53

Kurana uyarsanız kadını korursunuz  

simitçi

16 Ocak 2021 16:05

Sayın yazar çok haklisıniız ama devletin başındakiler bu konuda duvardan farksız. Bunları ha yöneticilere söylemissiniz ha boş duvarlara

Raziye Ünal

16 Ocak 2021 15:50

Çok Kıymetil sn profosör dr. Sefa Saygılı beyefendinin yazılarını Yıllarca Yeşilay dergisinde severek okumuşumdur. Hala Yazılarını severek okuyorum düşüncelerine katılıyorum Selam ve Saygılar sunuyorum

Sebahattin

16 Ocak 2021 15:23

Zulmün nüfuz edilmez kalkanı olan gizlilikle müsellah bir iftiradan kendini kim koruyabilir

Ömer

16 Ocak 2021 15:13

Ak partinin büyük hizmetleri yanında (mesela terör savunma sanayi ) öyle hatalar yapılıyor ki inanmak mümkün değil . Şu İstanbul sözleşmesi belası aileyi dinamitleyen uygulamalar . Yani kadının canı sıkılsa kocasına uzaklaştırma cezası verdirebilir .ortada aile kalır mı kalmaz . Şu feminist ne bunlar nerden çıktı .hep Batı’nın pislikleri . İslami ahlaki değerler öne çıkmalı eğitim verilmeli . Maalesef özellikle şu internet belası aileyi huzuru yok ediyor . Batı’nın kanunları ile bir yere varilamaz .

kadın

16 Ocak 2021 13:25

Tacize ugramus bir kadin olarak yaziyorum. basima gelen o pis o igrenc olayı nasil kantlayayim ? adam zaten nerede kamera var yok biliyor. ya beni her defasinda taciz etmesine izin verip birinin gormesini saglayacagim yada ilkinde tepki verip kanitim olmasadavsikayetcibolacagim .medyada yeralan twittersa ifsa edeblerin bir cogunun elinde mesajlar var . çokta iyi yapiyorlar herkes bunlari bilsin ona gore tedbirini alsin .

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle