• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
27 Nisan 2019

Aşı reddi nereden kaynaklanıyor?

Aslında bu konuyu yazmayacaktım. Ancak dünkü Hürriyet Gazetesi’nin manşetini görünce yazmaya karar verdim. “Onları ikna etmeliyiz” başlığı ile verilen habere göre;  aşı reddi nedeniyle ölümcül çocuk hastalıkları yaygınlaşınca UNICEF harekete geçmiş. Çocukları aşılatmak için kampanya açılmış. 2017 yılında 1,5 milyon çocuk aşı olmadıkları için hayatlarını kaybetmiş.

Çocuklarına aşı yaptırmayan ebeveynlerin sayısı artıyormuş. 28 Mayıs 2018 tarihli haber sitelerinde yer alan yeni bir araştırma, Amerika’da aşıyı reddetme eğiliminin hızla yayıldığını gösteriyormuş. Yine 15.01. 2019 tarihli haberturk.com sitesindeki haberde ise aşı reddinin 6 yılda 130 kat arttığı vurgulanmış.

En başta kesinlikle aşıya karşı olmadığımı, aksine soranlara aşılanmayı tavsiye ettiğimi belirtmeliyim. Ancak son yıllarda çocuklarını aşılatmayan, aşılara karşı çıkan insanların sayısında artmalar olduğunu medyadan izliyoruz. 

Bazı art niyetli yayın organlarının geleneksel kesimleri ve bilhassa dindarları aşı reddi ile suçladıkları dikkatlerden kaçmıyor.

Bakıyorum internette açıktan aşı düşmanlığı yapanlara pek rastlanmıyor. Peki, bu aşı karşıtı düşünceler nereden kaynaklanıyor? İşte elimdeki bir kitap, bu aşı düşmanlığı fikrini açıkça savunuyor ve bu yanlış fikrin kitlelere yayılmasını halen de sağlamakta…

Sözünü ettiğimiz ‘Bir Daha Asla Hastalanmayın’ adlı kitabı Raymond Francis ve Kester Cotton yazmış. Türkçeye çevrilerek 2011 yılında Butik Yayıncılık tarafından yayınlanmış.

“Her sene binlerce kitap çıkıyor, sözünü ettiğiniz kitabın farkına kim varacak?” diye düşünenler çıkabilir. Ancak bu kitabı geçen yıl Hürriyet Gazetesi’nin okuyucularına 19 kupon karşılığı bedava vermek suretiyle binlerce kişiye yayılmasını ve okunmasını sağladığını gözlemliyoruz.

Gerçekten ‘Bir Daha Hastalanmayın’ sağlığımızı koruyucu oldukça etkili ve gerekli tavsiyelere yer verilmiş. Ancak kitabın 353. ile 358. sayfalar arası umulmadık bir şekilde aşı karşıtlığına ayrılmış. Üstelik öyle inandırıcı argümanlarla konu işlenmiş ki bu satırları okuyanların aşıya karşı olacakları aşikârdır.

Şimdi bu kitabın aşı ile ilgili bölümünden bazı alıntılar yaparak yazarların aşı hakkında ne düşündüklerini aktarmak istiyorum:

“*Hücreleriniz sağlıklıysa, sağlıklı olma olasılığınız daha yüksektir; aşılar sağlığınıza zarar verir. Hatta modern tıbbın kitlesel aşı uygulaması, sağlığa verdiği zararlar açısından X ışınları ve antibiyotiklere rakip olabilir. Hiçbir aşı üzerinde güvenilir bir çalışma yapılmamıştır ve bulgular, aşıların hem etkisiz hem de zararlı olduklarını göstermektedir. Buna rağmen bireyler, kendi rızaları dışında, hastalıkları, hatta ölümü göze almaya mecbur edilirler.

*2000 yılının Ekim ayında, Amerikan Doktor ve Cerrahları Birliği’nin (AAPS) yıllık toplantısında, devletin manda altına aldığı tüm aşılara son verme kararı alındı. Daha şaşırtıcı olan, bu kararın tek bir red oyu almadan kabul edilmiş olmasıydı. AAPS’ın yönetici direktörü Dr. Jane Orient şu açıklamayı yaptı: “Çocuklarımız, gerekli olmayan ve sınırlı faydaları olan aşılardan ötürü, ölüm veya uzun vadede ciddi etkiler yaşama olasılığıyla karşı karşıyalar.”

*Bizi tehlikelerinden haberdar etmeyerek ve bize aksini seçme şansı vermeyerek, manda altına alınan aşılar, insanlığa karşı büyük bir suç olmuştur.

*Enfeksiyon hastalıklarındaki düşüş, aşılarla ilgili değildir ve aşılardan önce başlamıştır. Ayrıca belirli hastalıklara karşı aşı uygulaması yapmayan ülkelerde de benzer azalmalar yaşanmıştır.

*Aşıların etkinliğini kanıtlayan araştırmalar bulmak zordur. Etkinliği kanıtlamak için, aşılanmış gruplarla aşılanmamış gruplara dair araştırmaları analiz etmemiz gerekir. Böyle çok az araştırma yapıldı; onlar da aşıların etkisiz olduklarını gösterdi.

*Aşılar etkisiz olmakla kalmaz, aynı zamanda zararlı da olabilirler. Bağışıklık kazandırma konusunda uzman olan, 1993 yılında yayınlanan Vaccination (Aşılama) adlı kitabın yazarı Dr. Vieara Scheibner şöyle yazdı: “Bağışıklık kazandırma … enfeksiyonlu hastalıkları önleme konusunda başarısız olmanın yanı sıra, tüm tıbbi müdahale tarihinde, diğer tüm insan aktivitelerinden daha çok hastalığa ve ölüme sebep oldu.” Bağışıklık kazandırma üzerine dünyanın en büyük veri koleksiyonunu araştırmış ve toplamış olan Dr. Scheibner şu sonuca vardı: “Herhangi bir aşı türünün –özellikle de çocukluk hastalıklarına karşı yapılanların- önlemeleri gereken enfeksiyonlu hastalıkları önlediklerine dair hiçbir kanıt yoktur… Yüz yıl süren geleneksel araştırmalar, aşıların bağışıklık sistemi üzerinde tıbbi bir saldırı gerçekleştirdiklerini gösteriyor.”

*Her nesil daha çok aşıya maruz kalır ve sonuç olarak daha çok bağışıklık sistemi bozukluğu hastalığıyla mücadele eder.”

Evet, Hürriyet Gazetesi’nin okuyucularına kupon karşılığı bedava vererek binlerce eve yaydığı ve halen okunan bu kitabın aşı konusunda söylediklerinin bir kısmı bunlar. Kitabın ilerleyen bölümünde genel anlamda tüm aşılarda bulunan yabancı proteinlerin, bağışıklık sisteminde hasara yol açtığını; aşıların insan vücuduna asla enjekte edilmemesi gereken çeşitli maddeler (tavuk, fare, buzağı ve maymunlardan gelen yabancı proteinler ve tehlikeli virüslerle) dolu toksik (zehirleyici) karışımlar olduğu belirtilmiş.

Şimdi soruyorum, bu satırları okuyanlar çocuklarına aşı yaptırırlar mı? 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23