--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ailenin bunalımı

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
11

Aile bir kurum olarak ilk insandan bu yana hemen her toplumda ve kültürde mevcuttur. Sosyal bilimciler, düşünürler ve iktidarlar; ailenin toplum ve fert için gerçekleştirdiği fonksiyonlar sebebiyle, aileyi yeri doldurulamaz ve alternatifi olmayan bir müessese olarak kabul ederler; ki öyledir de…

Aile, insan için; en münbit toprak, en ılıman iklim, en sadık sırdaş, en vefalı dost demektir. Her şeyimizi kaybettiğimizde, herkes bizi terk ettiğinde, üzüldüğümüzde, varlıkta ve yoklukta sığınabileceğimiz, kapısı her daim açık olan sıcacık yuvamızdır.

Özellikle çocuk için aile çok gerekli ve adeta vazgeçilmez bir kurumdur. Bireyin kişiliğinin oluşumunda ve sosyalleşmesinde en etkili faktör olarak, toplumun sosyokültürel ve geleneksel değerlerini nesilden nesile aktarır. Aile insana verilmiş güzel bir nimettir. İstatistiklere göre; evli olanlar olmayanlara oranla daha mutlu ve huzurludurlar, daha sağlıklı ve kendilerine daha güvenlidirler. Tasarrufa ve çalışmaya daha önem verirler.

Kıymetini bilmemiz gereken aile kurumu maalesef son yıllarda krizdedir.

Aile bunalımda

Günümüzde aile kurumu krizdedir ve aileler zorlukla kurulmakta, zorluklarla ayakta durmaya çalışmaktadır. Daha yenilerde medyada yer alan haber, toplumların temeli olan aileye güvenin azaldığını gösteriyor:

 “Erkeklerde evlilik yaşı 2013’te 26,8 iken 27,8’e, kadınlarda ise aynı sayı 23,6’dan 24,8’e çıktı. 

 Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlenen bilgilere göre, 2013-2018 döneminde evlenen çiftlerin sayısı yüzde 7,8 azalarak 553 bin 202 oldu. 

Ortalama evlilik yaşının seyri dikkate alındığında çiftlerin 5 yıllık dönemde evlenmeye daha geç yaşlarda karar verdiği görüldü. Buna göre, erkeklerde evlilik yaşı 2013’te 26,8 iken, bu sayı yüzde 3,7 artışla 27,8’e, kadınlarda ise aynı sayı yüzde 5 artışla 23,6’dan 24,8’e çıktı.

İlk kez evlenenler arasındaki yaş farkı da 2013-2018 döneminde azalış gösterirken, anılan fark bu dönemde 3,2’den 3’e düştü.”

Haberin yorumuna gelince:

*Artık birçok genç evlenmemekte, bekâr kalmayı tercih etmektedir. Bunda da boşanmaların zor oluşu, mal varlığını paylaşma, 6284 Sayılı Kanun, çevredeki evliliklerin iyi gitmeyişi gibi faktörler rol oynamaktadır. Niçin evlenmediğini sorduğum 38 yaşındaki erkek, ‘Biz 5 arkadaştık. Benim dışımdakiler evlendi ve hepsinin evlilikleri problemli. Neden evleneyim ki?’ demişti.

*Hem erkeklerde hem de kızlarda daha geç evlenme söz konusudur. 1998 doğumlu gence evliliği sorduğumda, ‘Düşünmeme daha 10 sene var’ cevabını vermişti. Böyle olunca da gençlerin yuva kurmalarında azalma ve daha az çocuk sahibi olmaları ortaya çıkmaktadır.

*Evlenen çiftlerin sayısı nüfus artışına ters orantılı olmak üzere düşmektedir. Yeni evlenen genç ağlayıp mutsuz olduğu için muayeneye getirilmişti. Nedenini sorduğumda, ‘Kendi başına rahat yaşıyordum. Annem çamaşırımı yıkıyor, yemeğimi yapıyordu. Şimdi ise evlilik sorumluluklarını,  masrafları kaldıramıyorum’ diye yakınmıştı. Bu da ailenin bunalımı anlamına gelmektedir.

*Ailenin sıkıntıda olduğunu gösteren bir başka faktör ise boşanmaların artışıdır.

*Çiftlerin yaş farkının azalması da bir başka göstergedir. Bu da yine ilginç bir bulgudur ve tartışılması gerekir.

Evet, toplumların temeli olan aile kurumuna güvensizlik söz konusudur. Ailenin önemsizleştirilmesi demek ise;

*İnsanımızın mutsuz oluşudur.

*Giderek toplumun mutsuz oluşu ve dejenerasyonu demektir.

*Üremenin yavaşlaması ve toplumun yaşlanması anlamına gelir.

Bu konunun üzerinde durmalı, sebeplerini ve giderme yollarını aramalıyız.

KIZILAY GENEL MÜDÜRÜNÜN MAAŞI

8 yıl Kızılay Merkez Yönetim Kurulu Üyesi (son 2 yılı Genel Başkan Yardımcısı idim) olarak görev yaptığım için bu dernekle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyorum. Dostlar da medyada çıkan üzücü haberlerin doğru olup olmadığını bu yüzden bana soruyorlar.

Son haber Kızılay Genel Müdürü’nün maaşının 31 bin liradan fazla olduğu idi. Zaten Kızılay’dan haberi yalanlayan bir açıklama da gelmedi. Elbette soranlara cevabını verdim ama başka soracaklar da olacağından burada da yazmak istiyorum:

*Maaşın 31.500 olduğu doğrudur. Kurumdan 2015’de ayrıldım. O yandan bugüne yüzde 178 oranında zam yapılmış.

*Bu miktar tabii Müdür’ün net eline geçen olup, Kızılay’a maliyeti 50 bin lirayı geçmektedir.

*Genel Müdüre tahsis edilmiş makam aracının fiyatı ise 800 bin ila 1 milyon lirayı bulmaktadır.

*Genel Müdür yurtdışı gezilerinde günlük 100 dolar (artmadı ise), yurtiçi gezilerinde yine daha düşük de olsa harcırah almaktadır. Tabii yol, konaklama ve diğer masraflar Kızılay tarafından karşılanmaktadır.

*Son olarak Müdüre bu oranda zam yapılırken Kızılay çalışanlarının maaşları sembolik oranda artırılmış.

Aslında Kızılay özel bir holding olsa ve patronu bu harcamaları yapsa elbette bir diyeceğimiz olamaz. Ancak aç ve muhtaç olanlara, afetzedelere yardım için kurulmuş 151 yıllık bir dernek olduğundan dolayı verilen ücretler ve harcamalar bizi de ilgilendirir. Özellikle milletimizin dar imkânlarıyla hayır ve hasenat için verdikleri paraları bol keseden harcarlarsa muhakkak herkesi ilgilendirmelidir.

Kızılay bugünkü durumu ile milletimizin yardımlaşma ruhuna da, iktidara da zarar vermekte olduğundan bu konuları yazmaya devam edeceğiz.

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Fehmi AKEL

21 Eylül 2019 22:03

Sefa bey kızılay genel müdürü hakkında ne güzel yazmışsınız ...Allah sizden razı olsun...Bu gidişle bu kişilerden yetkililer değil ancak Allah CC hesap sorar ...

Ali yilmaz

21 Eylül 2019 10:19

Kerem kınık in eşini saglik hizmetlerinde daire başkanı yaptı. Onun karşılığıdır

Ünal

14 Eylül 2019 18:42

Herkesin maasi veya aylık geliri 31 500 lira olsun hiçbir aile bunalımı yaşanmaz HELE bir 1900 lira emekli maaşıyla yaşayıp üniversiteli çocuklarına harçlık verme BAKALIM ne bunalımlar yaşanır rahmetli tek ulu önder ne demisti ekonomi demek herşey demektir

Kızılay'a bağışlanan "kanlar" yetmemiş mi.?!

14 Eylül 2019 15:17

Milletin Kızılay'a bağışladığı "kan" yetmemiş de bir de tüyü bitmemiş "yetimin kanını" mı emiyorlarmış.?! Böyle dernek ve kurumlarda çalışanlara ancak "asgarî/ zarûrî masraflarını karşılayabilecek kadar bir maaş" vermek gerekir kanâtindeyim..!

CEVDETT

14 Eylül 2019 14:33

BAL TUTAN PARMAĞINI YALAMAYA DEVAM EDİYOR. KIZILAY'A KURBAN BAĞIŞI YAPMIŞTIM İÇİM SIZLIYOR. KEREM KINIK BAŞKAN OLUNCA GÜVENİM ARTMIŞTI. 31500 TL NE DEMEK? 10-15000 NELERİNE YETMİYOR? YAZIKLAR OLSUN. VİCDANIMIZI SÖMÜRENLER.

Âilemize maalesef atom bombası atılmıştır..!

14 Eylül 2019 12:17

Zinâ (nikâhsız kadın-erkek birlikteliği) âcilen tekrâr yasaklanmalıdır..! İstanbul Sözleşmesi'nden derhâl çekilip 6284 no'lu kânûn da temâmen yeniden ve âdil düzenlenmelidir..! Âilemize maalesef atom bombası atılmıştır..!

Mustafa

14 Eylül 2019 11:04

İtikad sız TEVHİD siz bol tagutlu bol şirkli.

sahi

14 Eylül 2019 09:23

güzel tesbitler maalesef kızılay gibi kurumlar stk dır. burada gönüllüler meccanen çalışmalı. sadece asgari giderlerleri ödenebilir. oda vasat düzeyde kalmak kaydıyla ulaşım barınma olabilir. yardımı severim ancak bu kurumların yılarca bu tür alkolikler yağmacıların ellerinde olduğu için kuruş vermedim. aileye gelince, koministlerin 1980 darbesinden sonra varşovada yaptıkları toplantıda, (türkiyeden kimin katıldığını tahmin edersiniz) türkiyeye neden kominizm gelmiyor tartışmasını yaptılar. hocaları dini yok ettik,olmadı, insanları aç bıraktık olmadı, işçileri kışkırttık olmadı, öğrencileri üniversiteleri kullandık olmadı, sonuç olarak, "" türkiyeyi ayakta tutan aile yapısıdır. bunu yıkmamız lazım. bunun için devlet kademelerine siyasete sızıp bu doğrultuda düzenleme yapmamız lazım. özellikler zinayı fuhuşu, yaygınlaştırmamız teşvik etmemiz lazım. bunun içinde kadını ön plana çıkarmamız, fuhuşu zinayı kadın hakkı diye lanse etmemiz lazım. özellikle kadın vücüdunu teşhirciliği kullanmamız lazım." kararına vardılar. memlkeketimizde de bu knuları hangi parti kişi ve kurumların savunduğu ortada, Farkındaysanız basında fahişe kadın vücüdunu sergileyen gazeteler ve porno filimler 1980 den sonra bir anda patladı. üniversitel bahçeleri, parklar da alenen fuhuş yapılır oldu. Bunların açıkta satılması yasakken açıktan satılmaya izin verildi. Kadın kıyafetleri teşhirciliğe fahişe tarzında moda başlığı altında piyasaya sürülüp bunları kullanmak, karısını başka erkeklere peşkeş çekmek kıskanmamak, kıçını başını göğsünü pürtletmek vücüdunu sergilemek, nikah dışı yaşamak sevgili, flört, kaçamak, şeklinde övüp ilericilik modaernlik şeklinde lanse edildi. YEtmedi Son olarakda devlette bazı etkili mevkileri çeşitli yol ve kılıklarla etki altına alıp aile bozmak için yasal düzenlemeleri yaptıkları ortada. Böyle bir iktidara bile zinayı serbest yaptırdılar, kadın hakkını zinay yapması vücüdünu sergileyip erkekleri tahrik etmesiyle eş değer hale getirdiler. kadın haklarını ön palan çıkartıp abartılı haklar getirtip evlemmeyi öcü hale getirdiler. Evlenen kadınlar da baktılarki ayrılmak işlerine geliyor ellerini sıcaktan soğuğa sürmeden bir müddet sonra eyrıldıklarında malın yarısı kandilerin olup ömür boyu bedavadan nafaka alacaklar oooh ne ala memleket neden ayrılmayıp elin erkeğinin kahrını çeksin. Bu durumu gören erkekte evlenmenin bir tuzak ve bataklık olduğunu görüyor. İnanç ve allah korusu kalmamış Nasıl olsa Fuhuş zina serbest çok ucuzada, bazanda bedava fahişe bulmak mümkün inançta yok neden evlenip kadın ve aile kahrı çeksin bedavadan faydalanmak dururken. Evlenmekten kaçıyor. Erkeklerin evlenmek için ahlakını korumak sağlıklı çocuk yapmak için en önemli çağ 18- 30 yaşları arasıyken bu sınır geçmiş durumda. Maalesef bu gidiş adım adım memleketi yok etmeye doğru gidiyor.

hüseyin sabaz

14 Eylül 2019 08:47

nerde adalet nerde nerde vijdan yazıkki ne yazık ey devlet bır tarafda insanları 2000 tl gibi bır ücrete mahkum edeceksin bununla gecın diyeceksin öbür tarafda deveyi havuduyla götüren zihniyet merhum necip fazıln dedigi 1 kişiye 9 dokuz kişiye 1 pul ateist dinsiz bir devlet yaşar ama evet ama adaletsiz bir devlet emin ol yaşayamaz

ahmet

14 Eylül 2019 08:36

aile konusu toplymun temel tasi, hucresi, atomu oldugundan onemli ve bildigim kadariyla anayasada korunmasina dair madde var. kizilay konusunda size katilmiyorum. Devasa butceli kurumlar liyakatli, motivasyonlu, profesyonel kisilerce yonetilmeli.2000 li ve oncesindeki yillardaki yilindaki kizilayin durumunu iyi biliyorum.1999 depreminde nasil aciz ksldigini, bugun THK na cukkali hukuk hizmeti veren CHP mv nin eskiden Kizilaylada anlasma yaptigini...vs vs... kurbanimi dunun aksine bugun gonul rahatligiyla veriyorum. Allah razi olsun tikir tikir isleyen sistemi kuran ve hizmet verenlerden, Ancak ciddi denetim heryerde her zaman sart, yoksa yolsuzluk bozulma kacinilmaz. vesselam

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle