• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
14 Eylül 2019

Ailenin bunalımı

Aile bir kurum olarak ilk insandan bu yana hemen her toplumda ve kültürde mevcuttur. Sosyal bilimciler, düşünürler ve iktidarlar; ailenin toplum ve fert için gerçekleştirdiği fonksiyonlar sebebiyle, aileyi yeri doldurulamaz ve alternatifi olmayan bir müessese olarak kabul ederler; ki öyledir de…

Aile, insan için; en münbit toprak, en ılıman iklim, en sadık sırdaş, en vefalı dost demektir. Her şeyimizi kaybettiğimizde, herkes bizi terk ettiğinde, üzüldüğümüzde, varlıkta ve yoklukta sığınabileceğimiz, kapısı her daim açık olan sıcacık yuvamızdır.

Özellikle çocuk için aile çok gerekli ve adeta vazgeçilmez bir kurumdur. Bireyin kişiliğinin oluşumunda ve sosyalleşmesinde en etkili faktör olarak, toplumun sosyokültürel ve geleneksel değerlerini nesilden nesile aktarır. Aile insana verilmiş güzel bir nimettir. İstatistiklere göre; evli olanlar olmayanlara oranla daha mutlu ve huzurludurlar, daha sağlıklı ve kendilerine daha güvenlidirler. Tasarrufa ve çalışmaya daha önem verirler.

Kıymetini bilmemiz gereken aile kurumu maalesef son yıllarda krizdedir.

Aile bunalımda

Günümüzde aile kurumu krizdedir ve aileler zorlukla kurulmakta, zorluklarla ayakta durmaya çalışmaktadır. Daha yenilerde medyada yer alan haber, toplumların temeli olan aileye güvenin azaldığını gösteriyor:

 “Erkeklerde evlilik yaşı 2013’te 26,8 iken 27,8’e, kadınlarda ise aynı sayı 23,6’dan 24,8’e çıktı. 

 Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlenen bilgilere göre, 2013-2018 döneminde evlenen çiftlerin sayısı yüzde 7,8 azalarak 553 bin 202 oldu. 

Ortalama evlilik yaşının seyri dikkate alındığında çiftlerin 5 yıllık dönemde evlenmeye daha geç yaşlarda karar verdiği görüldü. Buna göre, erkeklerde evlilik yaşı 2013’te 26,8 iken, bu sayı yüzde 3,7 artışla 27,8’e, kadınlarda ise aynı sayı yüzde 5 artışla 23,6’dan 24,8’e çıktı.

İlk kez evlenenler arasındaki yaş farkı da 2013-2018 döneminde azalış gösterirken, anılan fark bu dönemde 3,2’den 3’e düştü.”

Haberin yorumuna gelince:

*Artık birçok genç evlenmemekte, bekâr kalmayı tercih etmektedir. Bunda da boşanmaların zor oluşu, mal varlığını paylaşma, 6284 Sayılı Kanun, çevredeki evliliklerin iyi gitmeyişi gibi faktörler rol oynamaktadır. Niçin evlenmediğini sorduğum 38 yaşındaki erkek, ‘Biz 5 arkadaştık. Benim dışımdakiler evlendi ve hepsinin evlilikleri problemli. Neden evleneyim ki?’ demişti.

*Hem erkeklerde hem de kızlarda daha geç evlenme söz konusudur. 1998 doğumlu gence evliliği sorduğumda, ‘Düşünmeme daha 10 sene var’ cevabını vermişti. Böyle olunca da gençlerin yuva kurmalarında azalma ve daha az çocuk sahibi olmaları ortaya çıkmaktadır.

*Evlenen çiftlerin sayısı nüfus artışına ters orantılı olmak üzere düşmektedir. Yeni evlenen genç ağlayıp mutsuz olduğu için muayeneye getirilmişti. Nedenini sorduğumda, ‘Kendi başına rahat yaşıyordum. Annem çamaşırımı yıkıyor, yemeğimi yapıyordu. Şimdi ise evlilik sorumluluklarını,  masrafları kaldıramıyorum’ diye yakınmıştı. Bu da ailenin bunalımı anlamına gelmektedir.

*Ailenin sıkıntıda olduğunu gösteren bir başka faktör ise boşanmaların artışıdır.

*Çiftlerin yaş farkının azalması da bir başka göstergedir. Bu da yine ilginç bir bulgudur ve tartışılması gerekir.

Evet, toplumların temeli olan aile kurumuna güvensizlik söz konusudur. Ailenin önemsizleştirilmesi demek ise;

*İnsanımızın mutsuz oluşudur.

*Giderek toplumun mutsuz oluşu ve dejenerasyonu demektir.

*Üremenin yavaşlaması ve toplumun yaşlanması anlamına gelir.

Bu konunun üzerinde durmalı, sebeplerini ve giderme yollarını aramalıyız.

KIZILAY GENEL MÜDÜRÜNÜN MAAŞI

8 yıl Kızılay Merkez Yönetim Kurulu Üyesi (son 2 yılı Genel Başkan Yardımcısı idim) olarak görev yaptığım için bu dernekle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyorum. Dostlar da medyada çıkan üzücü haberlerin doğru olup olmadığını bu yüzden bana soruyorlar.

Son haber Kızılay Genel Müdürü’nün maaşının 31 bin liradan fazla olduğu idi. Zaten Kızılay’dan haberi yalanlayan bir açıklama da gelmedi. Elbette soranlara cevabını verdim ama başka soracaklar da olacağından burada da yazmak istiyorum:

*Maaşın 31.500 olduğu doğrudur. Kurumdan 2015’de ayrıldım. O yandan bugüne yüzde 178 oranında zam yapılmış.

*Bu miktar tabii Müdür’ün net eline geçen olup, Kızılay’a maliyeti 50 bin lirayı geçmektedir.

*Genel Müdüre tahsis edilmiş makam aracının fiyatı ise 800 bin ila 1 milyon lirayı bulmaktadır.

*Genel Müdür yurtdışı gezilerinde günlük 100 dolar (artmadı ise), yurtiçi gezilerinde yine daha düşük de olsa harcırah almaktadır. Tabii yol, konaklama ve diğer masraflar Kızılay tarafından karşılanmaktadır.

*Son olarak Müdüre bu oranda zam yapılırken Kızılay çalışanlarının maaşları sembolik oranda artırılmış.

Aslında Kızılay özel bir holding olsa ve patronu bu harcamaları yapsa elbette bir diyeceğimiz olamaz. Ancak aç ve muhtaç olanlara, afetzedelere yardım için kurulmuş 151 yıllık bir dernek olduğundan dolayı verilen ücretler ve harcamalar bizi de ilgilendirir. Özellikle milletimizin dar imkânlarıyla hayır ve hasenat için verdikleri paraları bol keseden harcarlarsa muhakkak herkesi ilgilendirmelidir.

Kızılay bugünkü durumu ile milletimizin yardımlaşma ruhuna da, iktidara da zarar vermekte olduğundan bu konuları yazmaya devam edeceğiz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep

İş dönüp dolaşıp maddi imkanlara geliyor. Bir genç erkek okusa mezun olsa en erken 23 yaş. İşe girse en erken 24 yaş. Para biriktirse (bir düğünün 80bin tl olduğunu düşünürsek) aile desteğiyle en erken 26 yaşında evlenir. En erken hesap bunlar. Birde bazı şeylerin yolunda gitmediğini düşünürsek yaş olur 30. Bu düzen böyle olmamalı. Bunun en büyük sebebi maddi imkansızlıklardan. Yurt dışında böyle değil. Mesela almanyada alım gücünüz o kadar yüksek ki asgari ücretle hem evinizi hem arabanızı alırsınız hemde yedi sekiz çocuğa birden bakarsınız. Gavurun bize yerleştirdiği sisteme bak birde kendilerine bak. Tabi bu sisteme çanak tutan yöneticilerimizi de unutmuyoruz.
  • Yanıtla

ahmet

aile konusu toplymun temel tasi, hucresi, atomu oldugundan onemli ve bildigim kadariyla anayasada korunmasina dair madde var. kizilay konusunda size katilmiyorum. Devasa butceli kurumlar liyakatli, motivasyonlu, profesyonel kisilerce yonetilmeli.2000 li ve oncesindeki yillardaki yilindaki kizilayin durumunu iyi biliyorum.1999 depreminde nasil aciz ksldigini, bugun THK na cukkali hukuk hizmeti veren CHP mv nin eskiden Kizilaylada anlasma yaptigini...vs vs... kurbanimi dunun aksine bugun gonul rahatligiyla veriyorum. Allah razi olsun tikir tikir isleyen sistemi kuran ve hizmet verenlerden, Ancak ciddi denetim heryerde her zaman sart, yoksa yolsuzluk bozulma kacinilmaz. vesselam
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23