--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

6284 sayılı yasanın mimarından itiraf!

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
28

Aileleri dağıtan, şiddet olaylarını ve boşanmaları artıran, delil ve belge aranmaksızın uzaklaştırma (sürgün) ve tedbir kararları verilen, arabuluculuk ve uzlaşmayı yasaklayan, ceza hukukunda karşılığı bulunmayan yeni suç tipleri (psikolojik, duygusal ve ekonomik şiddet) ihdas eden, İstanbul Sözleşmesi’nin gereği olarak hazırlanan 6284 sayılı yeni devrim yasasının kendisi tarafından hazırlandığı/yazıldığını Prof. Dr. İzzet Özgenç sonunda itiraf etti. 

14.01.2020 tarihinde sosyal medyadan yayınladığı mesajında, “6284 sayılı kanunun redaksiyonu (hazırlayan/yazan) görevim dolayısıyla şahsım hakkındaki psikiyatrik bir vaka olarak ele alınması gereken tezviratlara…” şeklinde ifadelerde bulunarak, bugüne kadar defalarca yazmamıza, cevap beklememize, basının röportaj ve canlı yayın taleplerini reddetmesine, duymazlıktan/görmezlikten gelmesine rağmen “Mızrak çuvala sığmaz” misali 6284 sayılı kanunu hazırladığını itiraf etmek zorunda kalmıştır. Her ne kadar eleştirileri psikiyatrik vaka olarak tanımlasa da uzmanlık alanı olmadığından iddiası ciddiye alınmaz. Ancak erbabı ve uzmanının teşhis ve tespitleri önem arz eder.

6284 sayılı yasa ve yönetmeliği ile uygulama sonuçlarına yönelik itirazlarımıza/eleştirilerimize hukuki cevaplar verilmesi gerekmektedir. YÖK Başkan vekilliği/üyeliği, Saadet Partisi GİK üyeliği ve genel başkan Temel Karamollaoğlu’nun danışmanlığını yapan ve halen Hacı Bayram Veli Üniversitesinde öğretim üyesi, Bezmialem Vakıf Üniversitesinde mütevelli üyesi olan Sayın Özgenç’e mimarı olduğu yasa hakkında sorularımızı tekrarlıyoruz. Hukuk zemininde cevapladığı takdirde köşemizde yayınlayacağız:

6284 sayılı özel ceza yasası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile hukukun temel ilkelerine uyumlu mudur? 

Masumiyet karinesinin bir sonucu olan Ceza Muhakemesinin temel prensiplerinden en önemlisi “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır”, (affirmanti incumbit probatio) ispat yükü, iddia eden üzerindedir, suçta ve cezada kanunilik ilkeleriyle, adil ve doğru yargılanma hakkı, lekelenmeme hakkı karşısında 6284 sayılı yasayla getirilen düzenlemelerle aykırılık oluşturmakta mıdır? 

Hukuk tarihinde “delil-belge aranmaz” şeklinde başka bir yasada benzer bir hüküm mevcut mudur? Yerel mahkemelerin, tedbir talepleri üzerine delil ve belge aranmaksızın karar vermeleri karşısında açıklama, gerekçe veya yasada değişiklik yapılmasını düşünüyor musunuz? 

2019 yılı itibariyle yılda 550.000 tedbir kararı verilmesi (uzaklaştırma/yaklaşmama vd.) yasanın amacına uygun mudur? 2016 tarihli Meclis Komisyon Raporu’nda açıklanan eleştiriler dikkate alınmalı mıdır? 

İstanbul Sözleşmesi ve sözleşmenin gereği olarak hazırlanan 6284 sayılı yasanın yürürlüğü tarihinden itibaren işlenen kadın cinayet oranının yaklaşık % 500 artması ile boşanmaların artışı ve evliliklerin azalmasına bu sözleşme ve yasanın uygulanmasının etkisi bulunmakta mıdır?

Cinayet suçu faillerinin bir kısmının eşzamanlı intihar etmesi olgusu bu yasanın uygulanması sonucu ile bağlantılı mıdır?

6284 sayılı yasanın dünyada EŞİ ve BENZERİ var mıdır? Diğer ülkelerde uygulama örnekleri nelerdir?

Babayı/kocayı ve diğer erkek aile bireylerini konutundan/ailesinden/çocuklarından 1 aydan 6 aya kadar ve tekrarlanan her başvuruda yeniden aynı sürelerde uzaklaştırmak (sürgün) ve tazyik hapisleri kişiyi ıslah etmekte midir? Ailelerin dağılmasına ve şiddettin artmasına mı sebebiyet vermektedir?

6284 sayılı yasa ve yönetmeliğinde “UZLAŞMA ve ARABULUCULUK” hükümlerinin uygulanmasının yasaklanması ile inanç değerlerimizi nasıl tevil ediyorsunuz?

“Eğer karı koca arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem erkeğin tarafından, bir hakem de kadının ailesinden kendilerine gönderin. Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah karı koca arasındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, her şeyin aslından haberdardır.” (Elmalılı Hamdi Yazır Meali-Nisa 35) 

Kanunlardaki 48 ayrı suç tipinde uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün iken, aile ve eşler arasında uzlaşma yasağının amacı nedir? Şikâyetten vazgeçme hakkının tanınmaması ile beklenen hukuki yarar nedir?

Kralların bile girmemesi gereken son kale olan ailenin içine kamu gücünün bu denli sokulması doğru mudur?

Feminist önderlerden Av. Canan Arın ve Hülya Gülbahar “ ..biz çıkartırdık, noktasına virgülüne kadar biz yazdık “ ifadelerine ne diyeceksiniz? Mimarı olduğunuz 6284 sayılı yasayı “Türk Ceza Hukuku Mevzuatı” kitabınıza almamanızın saiki nedir?

6284 sayılı yasada tanımlanan “psikolojik (duygusal) ve ekonomik şiddet” suçlarının ceza genel hükümlerinde karşılığı var mıdır? “Suçta ve cezada kanunilik ilkesi” ile bağdaşmakta mıdır? Aile çöküyor. Toplum atomize ediliyor. Ahlaki erozyon hızla devam ediyor. Parçalanan ailelerin çocuklarının feryatları yeri/göğü inletiyor. Babasız veya itibarı yerle bir edilen insanların çocuklarından sağlıklı bir nesil bekleyebilir miyiz? Sayın Prof. Dr. İzzet Özgenç beyefendi, 6284 sayılı yasanın mimarı olmanız hasebiyle halkımızın merak ettiği şimdilik bu soruları hukuki bir üslupla cevaplandırmanızı bekliyoruz.

 

Yorumlar

(28)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ayaz

22 Şubat 2020 23:19

Allah razı olsun. Bir konuyla ilgili kişi ve kurumların bu yanlıştan biran önce dönmeleri gerekiyor.

Süleyman

7 Şubat 2020 15:38

Ben böyle bir yasanın çıktığına bir türlü inanamıyorum,biz nasıl bu hale geldik?Yapılan veya yapılmış herşeyin muhakkak bir kanıtı veya delili vardır.Eğer delil veya kanıt yok ise demektir ki ;isnat edilen suçta vukuu bulmamıştır.Bu kanun kolaya kaçmak,insan haklarını yok saymak,insan beyniyle alay etmek,yargısız infaz etmek ve daha saymakla bitiremeyeceğim bir sürü haksızlıklar içeren fiilleri eyleme geçirmektir.Olmayan bir şeyi ispat etmek nasıl mümkün olabilir?Yaşanmış olan ,vukuu bulan bir olayı ispat etmek mümkündür sadece.Biz ,düşünüp,çalışıp ve alnımızın teriyle kanıt aramamız bunun üstünde kafa yormamız gerekirken ;binlerce yıl önce bile tartışılmamış konuları tartışıyor ve hatta binlerce yıl önce bile böyle bir hata yapılmamışken biz birde bunu yasa haline getiriyoruz.Erkek olduğum için hem utanıyorum hemde korkuyorum artık.Ya yirmi dört saat üzerimde kamerayla dolaşacağım ,yada kendimi hadım edeceğim yapmadığım bir suçtan ceza almamak için.Bunu okuyanlar şimdi gülüyor olabilir ama melesef geldiğimiz nokta ve psikoloji bu.

Ahmet

2 Şubat 2020 13:06

Türk Aile birliği bitti bitiyor.Erkek gençler evlenmeye o imzayı atmaya korkuyor.6284 yalan delilsiz beyana yok etti çökertti bitirdi sebep olan çok mebal almıştır alıyor başta benim haklarım çektiğim haram zıkkım olsun günah yazık durun diyen yok buda bir vürüs.

Yasemin

25 Ocak 2020 20:55

Sefa hocam kararları hakimler savcılar kanunlara göre mi duygularına göre mi veriyorlr

Yasemin

25 Ocak 2020 20:31

Kaynağını da yazdınız teşekkürler sayın hocam sizden ALLAH razı olsun bundan sonra çözüm önerilerine odaklanalim İnsALLAH hayırlı günler

enes

25 Ocak 2020 20:19

Bu kadar mağdur var bu kadar insan bundan rahatsız lakin televizyonda bir kedi ağaçta kalsa daha fazla ilgileniyorlar.

Bir

25 Ocak 2020 19:32

Chpnin tellallari rahatsız olmuyor herhalde onlar rahatsız olsalar c k li etrafina insanları alır tefi çalar dedikleriniyaptirirlardi rahatsız olmadığı gibi engellerler

aferin

25 Ocak 2020 18:42

Kanunlardaki 48 ayrı suç tipinde uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün iken, aile ve eşler arasında uzlaşma yasağının amacı nedir? BUNU CEVAPLAYACAK ADAM YOK MEMLEKETTE....

Fikri

25 Ocak 2020 17:44

Herkes suçlunun kim olduğunu cok iyi biliyor ben verdiğim oyu helal etmiyorum

Mertürk

25 Ocak 2020 17:09

İktidar ,İstanbul sözleşmesini ve buna benzer aileyi dejenere eden daha birçok yasayı kaldıramaz. Çünkü bu yasalar AB ve küresel para fonlarının desteği ile çıktı. 

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle