• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
TÜM YAZILARI

Fulbright’tan çektiğimiz yetmedi sıra İngilizlerde mi?

18 Temmuz 2023
A


Sabri Şahsuvar İletişim: [email protected]

 

Türk eğitim sisteminin 1800 yılı sonrası Fransa, 1876 sonrası Almanya,1946 sonrası yapılan antlaşmalarla ABD’nin tesiri altına girdiğini kaynaklardan bilgi edinebiliyoruz. Fulbright’ın ABD Dışişleri Bakanlığı Kültür Ofisi’ne bağlı bir program olduğu dönemin Türk, Amerikan kültür işbirliği adı altında Protestan okulları olarak bildiğimiz meşhur Robert Kolejleri bu işin zirvesidir.

ABD ve Osmanlı ilişkilerinin 1802’den itibaren: Ticaret 1840 tarihinde misyoner okullarıyla 460 adet olup tam bir kültürün emperyalizmi ile kuşatılmış bir tarihtir. 2. Dünya savaşından sonra ABD, 1946 yılından, Arkansas senatörü, J. William, Fulbright’ın liderliğinde, kültür ve eğitim adına uluslararası misyoner faaliyeti ve işbirliğinin desteklenmesi bahanesi ile bir istila sistemidir. Fulbright eğitim programları, Türkiye ile ABD arasında 1945’ten başlayarak, 1949 yılına kadar sağlık, ulaştırma, savunma, askeri eğitim, sivil eğitim, kültür işbirliği gibi alanlarda birbirini tamamlayan onlarca antlaşma ve protokol imzalanmıştır. 

Fulbright Antlaşması ise 27 Aralık 1949 tarihli antlaşmadır. Fulbright Eğitim Programları, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ikili antlaşmalara bağlı 45 ülke ve geri kalan 164ülkede ABD Büyükelçiliği aracılığıyla yürütülen bir programdır. Program bir vakıf aracılığıyla yürütülüyor. Ancak bu vakıf üzerinde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın vesayet denetimi var. Sadece Türkiye özelinde değil bütün alanda hangi ülkede olursa olsun herhangi bir komisyonun uygulaması ya da kararını, ABD Dışişleri Başkanı veto edebilir ve veto ettiğinde bunun üzerine tartışılacak bir şey kalmaz. 

Antlaşmalara göre kurulan vakıflar, programın fikir babası ve mimarı James William Fulbright’ın adı ile anılmaktadır. ABD Dışişleri Bakanlığı Eğitim ve Kültür İşleri Bürosuna bağlı bir yönetim kurulu tarafından yönetilmektedir. Washington’da bulunan Fulbright ABD komisyonu başkanı, başkan yardımcısı ve 10 üyeden oluşmaktadır.

Gelelim günümüz tartışmasına, kız ve erkek çocuklarımızın okullarının ayrıştırılmasına, günümüz Türkiye’sinde liselerin kız ve erkek lisesi diye bir ayrıma tabi tutulması için laikliği bir zırh olarak kullandığını görmekteyiz. Karma eğitimi esas alan, 28 Şubat cuntacı zihniyeti Amerikan Fulbright eğitim sistemidir. Ancak geçmişini batı kültür emperyalizminden alan, Türk eğitim modeli sancılı ve bir o kadar tahribata tabi tutulmuş bir gerçektir. Bundan önceki durumda ise sadece erkeklerin okuduğu okullar vardı bunlar; Robert Koleji, İstanbul Erkek Lisesi, İzmir Atatürk Lisesi gibi bunun yanında sadece kızların okuyabildiği; Üsküdar Amerikan Kız Lisesi, İzmir Kız Lisesi, Konya Kız Lisesi gibi.

Dünyada da pek çok ülkede karma eğitimin yanında ayrı ayrı okullar da vardır. Rusya’da Petersburg’daki Dahiler Okulu sadece erkek alıyor, Japonya’da ise kız-erkek okulları ayrı olduğu ve bunun yanı sıra İngiltere eğitim modelinin tartışıldığını biliyoruz, batı ülkelerinde birçok okulun bir tercih olarak aileler tarafından seçenek olarak sunulması daha uygun görülmüştür. 

Bu bir tercih meselesidir ve demokrasi gereği olarak, devlet vatandaşına tercih olanakları kısmında gerekli hassasiyeti göstermelidir. Vatandaş çocuğunu yetiştirme görevi ve sorumluluğu gereği böyle bir tercihte bulunabilmeli, ama maalesef benim güzel ülkemde yasaklar zinciri birilerinin dilinde, zihninde vekâletini sürdürüyor.

Milli Eğitim Bakanımız, Sn. Yusuf Tekin beyin haklı olarak tartışmaya açtığı, kız ve erkek çocuklarının eğitim ortamının ayrıştırılması, fırtınaların kopmasına neden olduğu açıkça görülmektedir. Ülkemizde azgın azınlığın tahakkümü altında ezilen, muhafazakâr yapının iradesi halen tartışılmaya açık olması ve azgın azınlığın eğitim üzerinde hâkimiyeti ve despotizmi, bizler açısından üzücüdür. Bazı kılıflar altında bu milletin asimile edilmesi, birilerinin bu eğitim sisteminde batıya uşaklık etmesi bu aziz milletin haklarına zulüm demektir. 

Sn. Bakanın sunduğu esnek tartışmaya saygı göstermeyen, Robert Koleji uzantıları bir vekalet uzantısıdır. Devlet karma eğitim istemeyen ebeveynlerin isteklerini de göz önünde bulundurmak zorundadır. Bunu için karma eğitim veren okulların yanı sıra karma olmayan okullar da açılmalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı karma eğitimde İngiltere modelini gözden geçirip yeni İngiltere eğitim modeli tercih edileceği düşünülmektedir. 3 Mart 1924’te Türkiye’nin eğitim sistemine dâhil olan karma eğitim modelinin yanı sıra kız ve erkek okulları da alternatif okullar olarak eğitim sistemine dâhil edilmelidir. Milli eğitim sisteminin bir an evvel milletin değerleri ile uyumlu hale getirilmesi elzemdir. Vesselam…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bozok

Gardaşım Tayyip'in gücü Kemalistlere yetmiyor ise Tayyip'in arkasında her zaman olan Müslüman Türk olarak bizler bu konuda da tekrar yürüyüş yapalım.

ata

eğitimde osmanlı modeli bize yeter...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23