• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Şaban Şimşek
Şaban Şimşek
TÜM YAZILARI

Türk Bayrağı, Newroz ve Kürt Bayr…!?

16 Nisan 2015
A


Şaban Şimşek İletişim:

Türk Dil Kurumu her ne kadar bayrağı “Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak” diye tanımlıyorsa da insanlar, hele bizim milletimiz ona bunun çok fevkinde manalar yüklemiştir.

Mesela; Mithat Cemal Kuntay, o meşhur dizeleriyle,

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır”

derken, onu candan üstün tutmuş;

Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya;

“Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder,

Gölgende bana da, bana da yer ver.

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar,

Yurda ay yıldızının ışığı yeter.

Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı,

Barışın güvercini, savaşın kartalı,

Yüksek yerlerde açan çiçeğim.

Senin altında doğdum,

Senin altında öleceğim”

diye haykırırken onu, insanı koruyan, barışın elçisi, savaşın yırtıcı kuşu, kudret sahibi kutsal bir varlık olarak görmüş;

İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif ise Anadolu’muz yedi düvelin çizmeleri altında kirlenirken, yanan yüreğiyle;

“Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal 

Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celâl?”

diye yakarmış, insan karakterli metafizik yüce bir varlığa benzeterek ondan yardım dilemiştir.

İster efsane diyelim ister gerçek; bayrağımız rengini şehitlerimizin kanından, ilhamını ise bu kanla oluşan göle yansıyan ay ve yıldızdan almıştır. Hilal harf ve ebced hesabıyla Allah lafzına karşılık gelir, yıldız ise Muhammed kelimesinin Arapça yazılı şeklidir (birinci mim’in başı, ha’nın dirseği, ikinci mim’in kıvrımı, dal’ın alt ve üst kanadı; yani beş çıkıntı.) Bu yüzden, parlak dolunay değil de daha az ışıklı hilal; bu yüzden, daha çok köşeli değil de sadece beş köşeli yıldız vardır bayrağımızda.

İstiklal şairimiz bayrağa yakarırken, aslında bunun için (tevhid’in timsali) o hilale (yani bu remzle manen Allah’a) sesleniyor, ondan rahmet niyaz ediyordu. Yıldızdan beklentisi ise şüphesiz Hz.Peygamber’in milletimize şefaati idi. Bayrak şairimiz A.Nihat Asya da bunun için korkuyu, kederi atıyordu üzerinden; “o varsa, iyilikler yakın kötülükler uzaktır bizden” diyordu, bütün yüreğiyle. 

İşte bayrak böyle bir şey; ancak o varsa devlet olunuyor ve dünya üzerinde adınıza tescilli bir toprağınız oluyor; ancak o varsa hür doğuluyor ve yaşayacak bir toprağınız oluyor; ancak o varsa rahat ölünüyor ve gömülecek bir toprağınız oluyor. 

Gelelim asıl demek istediğimize…

Peki, bayrağımızın rengini aldığı bu kan kimin kanı?

Tevhidi (Allah lafzını) temsil eden bu hilal kimin hilali?

Peygamberi temsil eden bu yıldız kimin yıldızı?

Bütün bunlar (günümüzde indirgendiği etnik anlamıyla) sadece Türk’ün mü, yoksa (tarihe mal olmuş şümullü manasıyla; Türk’üyle, Kürt’üyle) tüm milletimizin mi??!

Şimdi… Marksist-Leninist çizgideki (genç-yaşlı) yeni yetmeleri bir tarafa bırakalım, bizim bildiğimiz, herkesin bildiği, onların da kendilerini iyi bildiği; babasının-dedesinin-atasının benim babamla-dedemle-atamla bir ve birlikte olduğu, birlikte yaşadığı, birlikte savaştığı, birlikte öldüğü, namaz kıldığı, oruç tuttuğu, dua ettiği köklü Kürt halkından gelen kardeşlerimizi bu değerlerden ayırmak mümkün mü??!

Mesela onlara; “Bayrağımızdaki bu kan senin, babanın, dedenin, atanın kanı değildir” ya da “tevhid remzi ‘hilal’ de neymiş, peygamber remzi ‘yıldız’ da neymiş?” diyebilir misiniz? 

İnançsız sol temelden gelip etnik kimliğini öne çıkaran bu insanlara soruyorum: Eğer “Ben Kürt’üm, o kan dedemin-atamın kanı değildir” diyorsanız, bugünkü eşit vatandaşlık hakkı iddialarınızı, Anayasaya dair taleplerinizi neye dayandıracak ve nasıl savunacaksınız? “Ben Tevhide işaret eden hilali görmem, peygamberi temsil eden yıldıza dönmem” diyorsanız, benim mutat-mütedeyyin Kürt kardeşime bunu neyle anlatacak, nasıl inandıracaksınız? 

Evet, HDP başta olmak üzere, silahlı Kürt hareketinin önde gelenlerine soruyorum; bu mukaddes bayrağı hangi hakla, hangi akılla, hangi izanla, hangi ahlakla yok sayıyor, sayabiliyorsunuz?.. Yok sayıyorsunuz ve hem “Biz kardeşiz, biz birlikteyiz, Biz beraberiz” diyor hem de kırmızı-sarı-yeşil renklerdeki sözde bayrağınızı onun yerine koyuyorsunuz?

Somut sorum şu: Söylemde “kardeşlik-bahar-bayram- şenlik” adına yaptığınız Newroz mitinglerinde, gölgesi altında yaşadığınız bu devletin bir tek bayrağının bile olmamasını neyle açıklıyorsunuz???

Birliktelik bu mudur? Kardeşlik bu mudur? Ortak vatan bu mudur? Ortak devlet bu mudur?

Hak ve özgürlük mücadelesi veren hümanist genç demokrat lider sempatisi ve deist-ateist-homoseksüel-biseksüel-feminist empatisi ile (ama HÜDAPAR’ın dindar Kürt’üne bu yok!) doldurduğunuz bu takiyye küpüne nasıl bir kulp bulacaksınız, doğrusu merak ediyorum.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23