THY - TR Çıkışlı Güney Avrupa Kasım

MEB, karma eğitim konusunda kime şirin görünmeye çalışıyor?

13 Eylül 2018 Perşembe

Herhalde takip etmişsinizdir... 

Okulların açılması ve kapanmasına ilişkin esasların düzenlendiği yönetmelikte hafta başında bir değişikliğe gidildi. Yapılan değişiklik büyük ses getirdi doğrusu. Aslında bu sesin, daha ziyade Cumhuriyet ve Sözcü’nün başını çektiği malum medyadan çıktığını söyleyebiliriz. Nasırlarına basılmışçasına ayağa fırladıklarına hep beraber şahit olduk.

İçeriğinden bihaber oldukları düzenlemeyi, utanmadan sıkılmadan “karma eğitime darbe” diye lanse etti din karşıtı bu medya. O kadar ki; Cumhuriyet, tarikatların isteğinin hayata geçirildiğini iddia ederek “Laik eğitim bitiyor” başlığını bile attı.

¥

Keşke gerçekten öyle olsa... Bunların “laiklik”ten anladığı jakoben/faşizan “laikçilik” tam anlamıyla ortadan kaldırılabilse... “Bilimsel ve pedagojik bir ilke veya gereklilik” değil de “ideolojik bir dayatma” olarak uygulamaya konan karma eğitim garabetine bir son verilebilse... 

¥

Biz de biliyoruz; bu işler öyle kolay halledilebilecek işler değil; ancak bazı tabuları da yıkmak lazım. En azından, medyada iki tane haber çıktı diye, Milli Eğitim Bakanlığı’nın alelacele açıklama yapma ihtiyacı hissetmemesi lazım.

Neymiş, “karma eğitimin sonlandırılması veya böyle bir duruma zemin hazırlanması kesinlikle söz konusu değilmiş”.

Yüreğimize su serpildi vallahi!

Tamam, haber yanlışsa yalanlayın, ama “Karma eğitimin sonlandırılması veya böyle bir duruma zemin hazırlanması kesinlikle söz konusu değildir” demek de ne oluyor?

Bu düzenlemeler ilahi kelam mı Allah aşkına? “Kesinlikle düşünülmüyor” gibi ifadelerle kime şirin görünmeye çalışılıyor ki?

¥

İnsan ürünü olan her şey oturulup tartışılabilir. Zira bilimsellik bunu gerektirir. İştigal sahası yalnızca ilim ve bilim olan bir bakanlığın böyle dogmatik açıklamalar yapması, kanaatimizce hiç doğru değil.

Bakanlıktan, en azından “Karma eğitimle ilgili bir düzenleme pekâlâ yapılabilir, ancak şimdilik böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulmamaktadır. Dolayısıyla medyada çıkan haberler gerçeği yansıtmamaktadır” açıklaması beklerdik, ama nerdeeee?!?

Allah’tan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın çıkıp “Okullarda karma olmayan eğitim de verilebilir. Bu tamamen gönüllülük esasına bağlıdır. Demokratik toplumlarda aslolan vatandaşın bu tür taleplerini karşılayacak tercihlerin, seçeneklerin, opsiyonların çoğaltılmasıdır. Devletin yapması gereken budur” dedi de zevahiri bir nebze de olsa kurtardı.

¥

Dediğimiz gibi, bu mesele, öyle kestirip atılacak bir mesele olarak görülmemeli.

Karma eğitimin ahlâkî olarak gençlerimizi olumsuz yönde etkilediği, derslere odaklanma noktasında büyük sorunlar oluşturduğu bilinen bir gerçek.

Bu modelin, öğrencilerde özgüvensizlik, utangaçlık, içine kapanıklık gibi psikolojik problemlerin yanı sıra, cinsel tacizlere zemin hazırlama gibi negatif etkileri de bulunuyor. Ayrıca, erkek ve kız çocuklarının farklılıkları, karma eğitim sisteminde maalesef göz ardı ediliyor.

Hem, pek çok ülke karma eğitimden yavaş yavaş vazgeçiyor. Vazgeçmeyenler de en azından söz konusu modelin artılarını ve eksilerini enine boyuna tartışıyor.

“Gavur” bile “Aman, çağdaş uygarlığımıza(!) halel getiririz. Moderniteyi ayaklar altına alırız. Hafazanallah laiklik elden gider” demeyip meseleyi masaya yatırırken, Müslüman bir ülke olan Türkiye’de mezkur konunun istişare dahi edilememesi gerçekten çok acı.

Batı’da sağcısı-solcusu, sırf eğitimde verimliliği artırmak için kol kola girip her türlü tabuyu yıkmayı göze alırken, bizim Milli Eğitim Bakanlığımızın “Kız-erkek ayrı eğitim mi? O da ne?” diyerek kulağının üzerine yatması ziyadesiyle üzücü...  

Ne diyelim, Allah encamımızı hayreylesin!

 

YORUM YAZ

  • Vatandaş Vatandaş 2 ay önce
    Olursun tabi ...
  • HukukçuHukukçu2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.
  • samisami2 ay önce
    ohh ne ala ... bende karma egitimde okudum cokte memnunum. ..
  • GökmenGökmen2 ay önce
    Ellerinize sağlık çok isabetli bir yazı
  • İmamİmam2 ay önce
    Ah be kardeşim ne güzel anlatmışsın. Ama bu meseleleri dert eden imana sahib kaç kişi var? İmamlara bir sor bakalım karma eğitimden yana bir sorun hissediyorlar mı? Müftüler, ilahiyatçılar....Allah bize katında makbul bir iman ve teslimiyet versin...
  • MardinliMardinli2 ay önce
    Sayın rasim bey dilinize yüreğinize sağlık.Türkiye halkı müslüman bir halktır ama maalesef iki yüz seneden beri dış güçler ve iç hainlerle islam dini ve müslümanlarla savaşıyorlar.Birinci hedefleri osmanlıyı yıkmak birinci hedefine ulaştılar osmanlıyı yıktılar.İkinci hedefleri aileyi bozmak toplumu islam dininden uzaklaştırmak bunuda eğitimle basın yolu ile ayrıca islam dini öğrenmemesi için milleti cahil bırakmak kısmen bunuda başardılar .Şimdiki hükümet ise onların kurallarından çıkmıyor aynı kurallar uygulanıyor.Halbuki eski kurallara uymak mecburiyeti yoktur.Ama maalesef aynı kanunlarla yonetiliyoruz.Hükümet toplumun faydasına bakmak zorundadır.Gelelim milli eğitim meselesine yukarıda dediğim gibi küfür güçlerin hedeflerinden biri neslimizi bozmaktır ailenin bozulması toplumun bozulmasıdır.Bunların bozulması ne ile olur eğitimle olur karma eğitimle en etkili unsurdur nesli bozulması için.Yetkililer hale bunu anlamadılar ve karma eğitime devam sonra gençlere diyorsiniz terbiyenizi muhafaza ediniz.İnsan olma hasebiyle fitratinda erkekle kadınlar bir birini seviyorlar bu sevgi ile ye halalla veyahut haramla olur evlenmek helaldir.Okulda gençler okumak için gidiyor evlenmek için değil karma eğitim olunca ikinci şık mayda na gelir.Bu konu toplum için millet için yetkililer milletin istekleri dikkate alması gerekir selam ve dua ile
  • engineerengineer2 ay önce
    din garip gelmiş garip gidecek, bi taraf olan bertaraf olur diyorlar, samimi Mümin Müslümanların TARAFI vardır, Kimsesi de vardır, sonsuz ham ve senalar olsun ki Kimsesizlerin Kimsesi olan Allah cc dür, Trafımız Allah cc nün tarafıdır, Kfirler istemese de Allah cc dinini tamamlayacaktır, bugün sahipsiz kalan Dinin sahibi de yine O dur, ab uyum yasalarıyla vew 17 yıllık uygulamalarıyla Ülkemizi ve Milletimizi İslam diyarı olmaktan çıkaranlar bu vebali nasıl kaldıracaklar, bir oyun ve aldanmadan ibaret olan dünya hayatı ne yazıkki ebedi olan hayata tercih edilmiş ve Ahkamı İlahiye yerine batının batıl kanunları ikame edilmiştir, peşinde koşulan sadece dünyalık, peki ahlak ve maneviyat? Ahkamı İlahiye? beşeri sistem zulmüne devam, bakınız etrafınıza minareler ve ezanlar dışında İslam beldesine benziyormu, içtimai hayat tefessüh ediyormu? bu gidiş nereye? nereye kadar?
  • Bir YolcuBir Yolcu2 ay önce
    İslam Dini ve müslümanlarla mücadelede değişmeyen rakip, Haçlı ordularıydı. Hoş, halen de öyle... Ama, çağımızdaki savaşını, kılık değiştirerek devam ettiriyor: Laiklik ile... Aslında, Laikliğin anavatanı Fransa. Krallıktan Demokrasi'ye geçildiğinde, "Yönetim'in her inanç mensubuna eşit mesafede olma ilkesi" olarak uygulanmaya başladı. Ama, bizde/Türkiye'de, "aynı anlayış kılığında" kabul ve uygulanmaya başlatılmakla beraber, perde arkası hedefi "İslam Dini ve Müslümanlarla Mücadele İlkesi" oldu. Bu anlayışla, Laiklik, Türkiye'de, adeta "din"leştiridi, "Laisizm Dini" haline getirildi. 1950 öncesi uygulamaları itibariyle, devlet yönetiminde bulunan kişilerde en ufak İslami görüntüler, darağacına bile götürebilecek suç telakki edildi. İstiklal Mahkemeleriserüveni, yakın tarihimizin en büyük utanç sayfasıdır. Bugün itibariyle idam sehpaları kurulmuyor, ama, İslami uygulamalar "çağdışı, yobazlık..."; içki, kumar, zina, dekolte, dans, balo... "Laikliğin normalleri"(!)...